• BIST 75.994
  • Altın 128,893
  • Dolar 3,4247
  • Euro 3,6383
  • Samsun 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 2 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 6 °C
  • Giresun 6 °C
  • Amasya -3 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 6 °C
  • BİNLERCE DOLAR  LİSTEDE YOKMUŞ!
  • Memurun hatası hayatını kararttı
  • TEK SUÇLU ONLAR MIYDI?
  • BİNLERCE DOLAR  LİSTEDE YOKMUŞ!
  • Memurun hatası hayatını kararttı
  • TEK SUÇLU ONLAR MIYDI?
  • SEVGİLİNİZE ÖZEL OLDUĞUNU HİSSETTİRİN
  • YILBAŞI HEDİYESİ SEÇENEKLERİ
  • Stop grey nasıl kullanılır
  • Minoxidil siparişi nereden verilir
  • Elektronik sigara sipariş hattı
  • Ayak kokusuna ne iyi gelir?
  • MEME ESTETİĞİ SONRASI İZ KALIR MI?
  • Çocuklar için mükemmel oyuncaklar
  • Şarjlı iphone 7 kılıfları
  • İphone 7 plus kapakları
  • Çörek otu yağı kreminin faydaları
  • Chocolate slim nedir faydaları nelerdir

25 YILIN TRAVMALARI-2.BÖLÜM

MUSTAFA DEMİRER

Otoban ve Kültür merkezi

Hükümetin programında yer alan iki ayrı otobanın Çorum’dan geçeceği açıklandı. AK Parti’nin ilk döneminde deklare edilen otobanlar yıllar sonra yani 1 Kasım seçimlerinde yeniden gündeme getirildi. Aday olan vekiller Osmancık-İstanbul güzergahı ile Ankara-Samsun hattından iki ayrı otoban yatırımının geçeceğini Çorum’a yeniden müjdeledi. Halihazırda otobanlarla ilgili herhangi bir gelişme bulunmuyor.

Türkiye’nin yaklaşık 70 vilayetinde, hatta ilçelerinde modern kültür merkezleri varken, Çorum’un sosyal ve kültürel hayatı 100 kişilik küçük bir salon ile düğün salonlarına mahkûm edildi. Mevzu sık sık gündeme getirilince AK Parti Çorum Milletvekilleri ilgili bakanlıklar nezdinde gerişimde bulundu. Kültür merkezi için sabırla bekleyiş sürüyor. * Şehircilik yatırımları Çorum, yerel yönetimler açısından da ciddî kayıplar yaşadı.

CHP'den devralınan Çorum Belediyesi, Refahyol ve ANASOL-M hükûmetleri döneminde üvey evlat muamelesi gördü. Gün geldi, devran döndü AK Parti iktidarı işbaşı yaptı. Belediye eski Başkanı Arif Ersoy'un istifasıyla ara dönem yaşandı. Bürokratlardan oluşan geçici bir yönetim oluşturuldu. Kayıplar devam etti. AK Parti iktidarıyla birlikte yerel yönetimlerde ilk seçimin yapılacağı bir kaç ilden birisi Çorum'du. Bu şans iyi değerlendirilemedi. Güçlü bir oy desteği ile Çorum Belediyesi'nde iktidar olan AK Parti, kendi iç çekişmeleri yüzünden şehrin ufkunu açacak hizmet ve yatırımlara ivme kazandıramadı.

Halen Samsun İlkadım İlçesi Kaymakamı olan Turan Atlamaz, o dönemde AK Parti’nin ilk seçilmiş Belediye Başkanı oldu. Atlamaz, çeşitli nedenlerle iktidarın seçimle gelen ilk ve tek belediyesi olma avantajlarını fırsata dönüştüremedi.

İkinci yerel seçimlerde AK Parti’den Belediye Başkanı Muzaffer Külcü işbaşı yaptı. Memlekette dönüşümün başladığı, somut bir şeylerin yapıldığı, hizmet geldiği hissi uyanırken, dedikodular, iddialar, söylentilerle ve yargı safhası sonucu kısır bir döngü içine girildi. İktidar partisinin kendi içindeki dinamikleri arasında iç çekişmelerin boyutu had safhaya ulaştı.

Çorum Belediyesi’nin başındaki isim olan Muzaffer Külcü ile memleketi hesapsız seven, gelecek nesiller için kaygı taşıyan Çorumlular arasında ciddî bir güven problemi baş gösterdi. Belediye başkanlığı seçimlerinin ikinci döneminin adaylık sürecinde taraflar arasında yaşanan kıyasıya mücadele şehre yansıdı. Adaylık ve ardından gelen yerel seçimde ‘Muzaffer’ olan isim yine Külcü oldu. Şehircilik açısından olup biten gelişmeler de kente özel travmaları doğurdu.

Recep Tayyip Erdoğan

* Çorumlu’nun ekseriyeti, yerelde belediye başkanına karşı duyduğu güven problemine rağmen büyük fotoğrafa, yani her daim karşılıksız sevdiği ve kayıtsız-şartsız güvendiği lideri Recep Tayip Erdoğan’a baktı. Bu bakış, referandum, cumhurbaşkanlığı seçimi dahil bütün yerel ve genel seçimlerde AK Parti’ye ‘hep ve tam destek’ şeklinde yansıdı.

* Güven Problemi

7 Haziran’da seçmenden uyarı alan AK Parti, 1 Kasım’da büyük bir teveccühle yeniden iş başı yaptı. Üst üste yaşanan seçim süreçleri, son olarak 15 Temmuz hain darbe girişimi, belediye yatırımlarında kısa süreli de olsa kesinti yaşattı. Normalleşmeyle birlikte belediye yönetimi kaldığı yerden yoluna devam etmeye başladı. Belediye Başkanı söz verdiği makro ölçekli projelerinden bazılarını hayata geçirdi. Geçen dönemden yarım kalanlar, devam edenler veya hiç başlamayan projeler de mevcut.

Başkan Külcü’nün siyasetteki tecrübesi, vizyonel olması, görev yaptığı dönemler içinde belediyecilik tecrübesi kazanması şehre hizmet, yatırım ve avantaj olarak katma değer sağlasa da, toplumun dinamiklerinin hakkaniyetli eleştirilerine kapalı olması, şehir adına eksiği-gediği, yapılanı yapılmayanı dillendirenleri kulvar dışı bırakarak etkisizleştirme gayretleri devam ediyor. İlk dönem belediye başkanlığı döneminde olduğu gibi ‘Ben yaptım oldu’ anlayışında hissedilir bir değişiklik olduğu söylenemez.

Kendisini sandıkta işbaşına getiren iradeye, yani Çorumlu’ya karşı şeffaf bir yönetim anlayışı sergilemesi yönündeki beklentiler hâlâ sürüyor. Toplumun çeşitli kesimleri ile arasındaki güven problemini istenilen ölçüde giderdiği söylenemez.

Sivil toplumun, yerel medyanın, özel teşebbüsün ve dahi fert fert sokaktaki vatandaşın yapılan veya yapılmayanlara sessiz kalmasında Belediye Başkanı’nın makam gücünün etkili olduğu kanaati hakim.

* Siyaseten güç-süz-lük AK Parti iktidarı öncesinde Çorum'da siyasi partilerin dağılımı hep parçam pinçik oldu. Bir nevi Türkiye genelinin fotoğrafı Çorum'da yansıyordu. Bu çeşitlilik her ne kadar demokrasinin gereği olsa da, memlekete katma değer olarak dönüşte problemdi. İktidar partisinin mensubu olan siyasetçinin ağırlığı, bilinilirliği, etkinliği yeterli değilse şehir kazanamıyordu. AK Parti iktidarında sayısal çoğunluk şehir lehinde gelişti. Ancak yatırım ve hizmet beklentisini istenilen düzeyde karşılamadı.

Güçlü siyasetçiler çıkaramayan Çorum, ülke genelinin faydalandıklarından sesini çıkardığı, hatta yükselttiği zamanlarda istifade edebildi. Çorum'a sağlık yatırımları vb. istisnalar hariç ‘özel’ olarak kazandırılan yatırımlardan uzunca bir süre söz etmek pek mümkün olamadı. Daha çok geçmişte yaşadığımız kayıplar telafi edilebildi.

Siyasette süreç böyle devam ederken, benzer ölçekte veya daha geride olan illerin güçlü siyasetçilerle temsil edilmesi bizim için handikaba dönüştü. Çorumlu siyaseten debelendi durdu. 'Ağabey' rolü Anadolu’da geleneksel yapıdan kaynaklı bazı hasletler siyasetin büyüklerinden beklenir.

Beklenti ‘ağabey’ rolüdür. Şehrin tüm sorunlarının çözümünde, ihtilaflarda, sıkıntılı hallerde, anlaşmazlıklarda sözü dinlenen ‘ağabey’ devreye girer. Kendisine toparlayan, işaret eden, yol gösteren, sorunları çözen, lokomotif görevi biçilmiştir. AK Parti iktidarlarında Başbakan’ın (şu anki cumhurbaşkanımız) deyimiyle birinci sıra milletvekillerine ‘ağabey’ rolü verildi. İktidar partisinin ilk iki döneminde birinci sıra milletvekili olan Agah Kafkas, kendisine verilen görevi yerine getirmeye çalıştı.

Bazı dönemlerde çabuk sinirlendiği, sert uslubuyla insanların kalplerini kırdığı eleştirilerine muhatap kalsa da, kişisel değil, toplumsal meselelerin çözümüne itibar etti. Parti içi çekişmelerden uzak durmaya, ayrıştırıcı değil, toparlayıcı ve birleştirici olmaya çalıştı. Gücü yettiği oranda hizmete kilitlendi. Partisine yapılan saldırılara karşı hep o savunmaya geçti, zor zamanlarda dik durdu. Kırmızı çizgilerden, yani dava, misyon ve ilkelerden taviz vermemeye özen gösterdi.

Ama mevkidaşları ile o dönemin bazı teşkilat yöneticileri kişisel hesapları yüzünden onu yalnız bıraktı. Hatta kulvardan diskalifiye etmeye çalışsalar da, güçleri buna yetemedi. AK Parti’nin üçüncü ve dördüncü döneminde birinci sıra milletvekili olan Salim Uslu’dan da ağabey rolü beklendi. Ankara siyasetinde uzun yılların tanınmışlığı ve ağırlığı sayesinde memleket meselelerinde etkin olacağı düşünüldü.

Kimi zamanlar bu özelliğini yaptıkları ile hissettirdi. Daha çok hizmet odaklı çalışmayı tercih eden Uslu’nun ‘ağabey’ rolünü ikinci dönem milletvekilliğinde az da olsa yerine getirdiği söylenebilir. Ağabey vekil Uslu’nun iç ve dış tazyiklere rağmen ikna edildiğinde tercihlerini ve tavrını doğrudan yana koyması kendisini kulvar dışı bırakmaya çalışanların elini zayıflatıyor. Velhasıl Agah Kafkas döneminde olduğu gibi ağabey milletvekili Salim Uslu da bazı mevkidaşları ile dönemin bazı teşkilat yöneticileri tarafından kişisel hesaplar yüzünden yalnız bırakılmak istendi. Benzer filmler tekrarlanmak istenirken güçleri buna yetmedi. Yani Çorum ‘ağabey’ beklentisini her zaman sıcak tuttu.

* Taşra zihniyeti Memlekette taşra zihniyetinin hakim olması problemin temelini oluşturdu. Kıskançlıklar, dedikodular, çekemezlikler insanların birbirine güvenini sarstı.

Vizyonel siyasetçi, bürokratik zihniyetten dolayı iş yapmaktan çekindi. İstisnalar hariç doğrudan taraf olmak yerine menfaatler ön plana çıkarıldı. 'Orta yolcu-dengeci' tavırlar, 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' algısı hakkın tesliminin önüne geçti. Hak, hukuk, adaletin es geçilmesi her alanda kirlenmeye neden oldu. Ortak paydanın Çorum olduğu unutuldu.

Kapalı kapılar ardında yapılan hesaplar, kişisel menfaatler öne çıkarıldı. Hırs, aklın, mantığın, inancın, vebalin önüne geçti. Şeffaflık, toplumun hesap sorma hak ve yetkisine sahipliği unutuldu. Gücü elinde tutana yaranma ve yalakalık hastalığı yaygınlaştı. Bahsettiğimiz marazlı haller halen devam ediyor.

* 'Ben yaptım oldu' anlayışı Gerek teşkilatlarda, gerek yerel yönetimlerde, gerekse onların şekillendirdiği bürokratik yapı, çoğu zamanlar şehrin kanaat önderlerini, sivil toplumunu, sade vatandaşı çözüm ortağı olarak görmedi. Ömrünü bu şehre adamış akîl insanları, Çorum'un dününü, bugününü çok iyi tahlil edebilen, kent problemlerine tespit ve teşhis koyan, çözüm önerisi getiren değerlerini görmezden geldi, hatta yok saydı.

İktidar olmanın, güçlü olmanın dayanılmaz cazibesine kapılarak 'ben yaptım oldu, benim bildiğim doğrudur' anlayışında ısrar etti. İyi niyetli yapılan uyarılar, eleştiriler iktidarın yereldeki temsilcilerinde 'işlerine karışmak' olarak karşılık buldu. Makul ve nezaketli üslupla yapılan eleştiriler ve çözüm önerilerinden istifade etmek yerine hazımsızlık gösterildi. Daha önceki iktidarların zamanında olduğu gibi memleket badireler atlattı, Ama geç kalınmıştı. Nefislerini akıllarının önüne çıkaranlar halen var olmakla beraber, olan Çorum’a oldu.

* Milli iradeye kontenjan Geçmişte farklı siyasi iktidarlar döneminde görmeye alışık olduğumuz gibi, AK Parti’de de yerel siyasetçilerin belirlenmesinde Çorumlu'ya kontenjan hakkı tanınmadı. Genel merkezlerin belirlediği isimler önümüze konuldu, seçildi. Yaşanan onlarca örneğe, hayal kırıklıklarına rağmen demokratik tavır sergilenemedi.

Siyasi Partiler Yasası değiştirilmedi. Vatandaşın tercihi genel merkezlere göre şekillendirildi. Milletin ekseriyetinin benimsediği genel-geçer ilkelerden daha çok ‘benim adamım olsun’ anlayışı önceliğe alındı. Tepkiyi ortaya koyması beklenen ve gereken sivil toplum temsilcileri Çorumlu'nun hislerine duyarsız kalmayı tercih etti.

Kimisi 'işim düşer, kötü olmayım’, kimisi 'taraftarlık' zihniyetiyle hareket etti. Bu durum şehrin önünü tıkadı. Millet AK Parti’den ne bekliyor?

7 Haziran’da milletin ikazı, ardından hain darbe girişiminden sonra tanklara, uçaklara, top ve tüfeklere karşı durarak seçilmiş hükümete, cumhurbaşkanına, velhasıl iradesine sahip çıkan bu asil milletin, önümüzdeki süreçte bazı beklentileri var. Başbakan ve hükümet temsilcilerinin her fırsatta dillendirdiği üzere, madem ‘millet ne derse o olacak’, öyleyse bu millet AK Parti’nin yerelde teşkilat temsilcilerini, belediye başkanlarını, milletvekillerini belirlerken kendisine de kontenjan hakkı tanınmasını istiyor.

**** Çorum’da manzara böyle iken Anadolu’nun diğer şehirlerinin de pek farklı olduğunu zannetmiyorum. Biz Çorum’da gördüklerimizi yazdık. Umarız, bundan sonraki günler Çorum ve tüm Türkiye için daha güzel olur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10