• BIST 107.700
  • Altın 144,091
  • Dolar 3,5280
  • Euro 4,1445
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 28 °C
  • Ordu 27 °C
  • Sinop 22 °C
  • Giresun 26 °C
  • Amasya 25 °C
  • Rize 27 °C
  • Trabzon 27 °C

Açıklama zaten şaka gibiydi..

A.YENER CABBAR

Neresinden tutarsanız tutun, AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel'in, 'yönetim kurulu adına yaptığı' açıklama aslında çok eksikti.. 

Onu dün de yazdım. Bir çok konu vardı basında çıkan ama 'O Başkan Yılmaz'ın göreviyle ilgili değil, kişisel bir konuda soruşturma olup olmadığını ifade verip vermediğini merak etti'..

O merakını altına imzasını koyup partinin antetli kağıdıyla Savcılığa gönderdi ve yanıtını 'fazlasıyla aldı'..

Başka bir konuda soruşturma var mı, basında çıkan başka iddialar vardı, savcılar ihbar kabul etmişti' gibi bir soru sormadı.. 

Oysa çok basit..

İki  hafta önce Cuma çıkışı Adliyeye gitse, mahkemede Başkan Yılmaz 'arazi konusunda' 'tanık sıfatıyla ifade veriyordu'..

Samsun AK Parti İl Başkanı olarak, basında çıkan onca haber sonrası o konuyu hiç merak etmemiş, 5 tane dava var onları hiç sorgulamak bile aklına gelmemiş, 'Yılmaz'ın göreviyle hiç ilgisi olmayan, Paralel sorgusu var mı yok mu', sadece onu irdelemiş..

O da merak ediliyordu ama daha çok konu vardı; Başkan Göksel..

Kıyak ihale vardı, iptale edilen yemek ihalesi vardı, arazi rantıyla ilgili iddialar vardı, şüpheli sıfatıyla yargılanan üst düzey eski yeni siyasiler, Büyükşehir bürokratları vardı..

Ben 5 diye biliyorum ama sanırım 'O Başkan Yılmaz'ın tanık olarak ifade verdiği ve 'O araziyi bilirim, arkadaşlarım almıştı, bildiğim birinin üzerine yapmıştı' diye başlayan ve 'sanırım o zaman tarla vasfındaydı' diye devam eden ifade sonrası dava sayısı 6'ya yükselmiş olmalı.. 

Eski DGM hakimi olan avukat Reha Kaptan ile son görüştüğümde, "Yine suç duyurusunda bulundum" dedi..

Bak mesela bu konunun da içeriğini öğrenebilirdin, Başkan...

Yani Samsun'da AK Parti'yi olumsuz etkileyecek, kamuoyunu yanlış düşünmeye sevk edecek o kadar çok konu basında haber oldu ki; yaygın basın bile bazen yetişmekte zorlanıyor.. 

Hatta SABAH Gazetesi'nin yaptığı gibi 'üçü bir arada' haber bile veriyor.. 

Hangi üçü diye merak ediyorsan, dün üçünü de 'birinci sayfada yayınladık'..

Doğru, yanlış veya iddia.. Ne olursa olsun..

Yaygın basında yer almış.. 

Hükümete yakın siyaset izleyen, hatta 'Milletin adamı olarak' camianızda bilinen İl Başkanlığı koltuğunda oturduğun partinin kurucu lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'neredeyse bire bir her sözünü' haber yapan bir gazetede, yayınlanıyor ve 'sen onun kamuoyunda olumsuzluk oluşturduğuna' inanmıyorsun öyle mi?..

Hiç dikkatine almıyorsun, yönetim adına yaptığın açıklamada, tek satır yer vermiyorsun..

Umursamıyor musun, ya da ne yazarsa yazsın beni bağlamaz mı diyorsun yoksa?..

Kendinle birlikte yönetimi de 'bağlıyorsun', 'görmedik, duymadık, bilmiyoruz' dercesine.. 

Her yazı 'tarihe nottur'..

Gün olur adamın önüne koyarlar..

NEDEN, diye sorarlar.. 

Bu konularda, iddialarla ilgili ne yaptınız. inceleme raporlarınız nerede, genel merkeze gönderdiğiniz bilgi dosyaları nerede, diye sorarlar.. 

Sormalılar..

Çünkü 'kimse babasının koltuğunda oturmuyor'..

Türkiye'de her iki kişiden birinin oyunu almış partinin koltuğunda oturuyor.. 

Samsun'da ise her üç kişiden, ikisinin oyunu alan bir partinin.. 

Sorumluluk büyük.. Ben yaptım oldu, bu kadar yeter denecek kadar basit değil.. 

Hele hele 'bu  kadar sistemli olan, en küçük çalışması ile zincirleme sorumluluklarla yürüyen bir partide 'Bu kadar olumsuzluğa yol açabilecek, iddialar ortada dururken, 'kişiye özel bilginin' peşine düşmek niye.. 

Kıyak ihale varsa, birileri haksız kazanç sağlıyor demektir, arazi rantı varsa, birilerinin ellerinden alınıp, sebepsiz zenginleşmeye yol açılabilir' endişesi duymuyor musun?..

Siyasetle yönetici sıfatıyla uğraşanların 'bir yandan kendi illerinde kamuyla iş yapması, belediyelere iş yapması' seni rahatsız etmez mi  sizi?..

Haksız rekabet değil mi?..

Çok şey mi istedik, bir dizi basında gündeme gelmiş iddiaları yazdık, 'kamuoyundaki bilgi kirliliğini gider' dedik.. 

Sonuçta 'İktidar partisi zan altında kalan'.. Senin koltuğunda oturduğun parti..

Biri özel iki konuyu ele alıp diğerlerini atlayarak, 'diğer gündemleri hiç konu etmemek' İktidar Partisi'nin il başkanının yapacağı iş mi?.. 

Popülist siyaset yap demiyoruz elbette.. 

İlk karşında 'o  adam diye hitap ettiğin' ben olurum, köşe yazarı arkadaşlarımız olur.. Gazetemiz olur zaten.. 

Fark etmiyor musun, kirlilik konusu başta olmak üzere kimsenin yanından bile geçmediği bir çok konuda 'hangi taşların altına elimizi koymadık'..

Biz işimizi yapıyoruz..  Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve hakkının korunması adına.. 

Elimizden geldiğince.. 

Ama sen iktidar partisinin il başkanısın.. 

Sen de görevini yap başkan, görevini..

Kişiye özel değil, 'Liderine, Başbakanına, Partine, oy veren vermeyen vatandaşına, tüyü bitmemiş yetimin hakkına' sadakatle..

İşte bütün mesele bu..

O zaman 'seni alkışlamasını da biliriz'..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10