• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • Samsun 25 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • Ordu 25 °C
  • Sinop 22 °C
  • Giresun 24 °C
  • Amasya 21 °C
  • Rize 24 °C
  • Trabzon 24 °C

Akın Üner: Çiftlikten nostaljik tren geçirmeyi hayal ediyorum

Akın Üner: Çiftlikten nostaljik tren geçirmeyi hayal ediyorum
Samsun’da Ulaşım ile ilgili bütün kararların, Ulaşım Mastır Planına göre alındığını söyleyen Samulaş Genel Müdürü Akın Üner, ‘’Bütün bunların olacağı biliniyordu. Ama sanırım kimse gerçekleşeceğine inanmadı’’ dedi

Tren teknolojilerinin sürekli geliştiğini de söyleyen Üner, gelecekte Bulvardan tren geçebileceğini de belirtti.

Samsun’da ulaşımda yaşanan tüm sorunların yanı sıra, bu sorunların çözümünde en etkili isim Akın Üner.
Samulaş’ın başarılı ve bir o kadar da çalışkan Genel Müdürü Akın Üner, bu haftanın sohbet konuğu.
Memur bir ailenin çocuğu Akın Üner, Allah uzun ömür versin kendisine annesi Nazire Hanım Milli Eğitimden emekli memur, Babası Ahmet Üner. Bir dönem Mithat Paşa Kız Lisesinde müdürlük etmiş. Hatırlayanınız vardır Rahmetli Ahmet Hoca’yı. Babacan tavırlı bir Adem di kendisi. 2001 yılında kaybetmiş Akın Üner Babasını ki meslek yaşamım sırasında hazırladığım bazı haberlere konu olmuştu çalışmaları. Nur içinde yatsın.
Samsun Askerlik Şubesinin 100. yıl Bulvarına yakın bölümünde kalan Kadıköy Mahallesinde büyür okul çağına kadar ama Çırakman Köyünde 1971 yılında dünyaya ‘’Merhaba’’ der. Akın Üner.
Akın kardeşimin kökleri de tıpkı benim köklerim gibi suyun öbür tarafına dayanır. 1924 Lozan Antlaşması sonucu kararlaştırılan Mübadele Anlaşması ile bugün Yunanistan sınırları içersinde kalan Şarışaban’dan Samsun’a göç edenlerden.
Ki; bu yüzden olsa gerek. Mübadele öykülerini yazar Akın Üner.
Çalı Harmanı İlk romanı Akın Üner’ in.
Çalı Harmanı, Rumeli Türklerinin Mübadele sırasında yaşadıklarının yanı sıra Mübadeleye gele değin Batı Trakya’nın bir bölümünü o yıllar İşgal eden Bulgar zulmünü konu eder. İlk baskısı tükenen Çalı Harmanı‘ nın ikinci baskısı önümüzdeki günlerde çıkacak. İlgilenenlere duyurulur.
Mümin Bulut iki ay sonra piyasaya çıkacak ikinci kitabının adıdır. Akın Üner Mümin Bulut’u konusunu kısaca şöyle anlatıyor Akın Üner. ‘Bulut’ Orhan Gazi’nin Rumeli’nin fethine başlandığı yıllarda Evranos Gazi’ye verdiği kaftanın adıdır. Ki; kaftan Orhan Gazi’nin siyasal gücünün ve bölgedeki hakimiyetinin simgesidir. Mümin ise Kılıcın adıdır. Kılıç ise fetihler sırasında askeri gücü simgeler. Mümin Bulut Evranos Ailesi tarafından yüzyıllar boyu muhafaza edilir ama daha sonra kaybolur.  Mümin Bulut’ta Mümin Bulut’un hikayesi ve kaybolduktan sonra aranması sırasında yaşananları anlatır. Mümin Bulut tarihten bu güne yaşananları anlatır.
Ben okuyacağım bu kitabı ki Çalı Harmanı’nı da okumamıştım okumak için de söz verdim Akın Üner’e. Siz de ilgi duyuyorsanız tarihe ve Rumeli de ecdadımızın yaşadıklarını merak ediyorsanız. Bu iki kitabı da okumanızı önerim size.
İLKOKUL ALPASLAN’DA
Söyleşimizin formatı gereği biz yine Akın Ünerin Yaşamından kesitler Anlatmaya devam edelim. İlkokul çağlarına gelince ailesinin Bahçelievler Mahallesindeki Abdülhak Hamit Caddesi üzerindeki yüksek bir binanın 7. katındaki bir eve taşındıklarını söylüyor Akın Üner. Evin yakınındaki Alpaslan İlkokuluna yazıldığını söyleyen Akın Üner İlkokulu başarıyla ve takdir belgesiyle tamamladığını söylüyor Akın Üner.
ORTAOKUL, BABASININ MÜDÜR OLDUĞU OKUL
Ortaokul’a babamın tüm karşı çıkmalarına rağmen Mithat Paşa Lisesinin Orta kısmına kaydoldum. Mithat Paşa lisesi bir kız lisesidir ama ora okulu karma bir okuldur.
Burada bir parantez açmak isterim. Bu satırların yazarı da Akın Üner’in yaşama başladığı yıllarda o okulda öğrenim görmüştür. Bizim Müdürlerimiz Sıfırcı Kamil ve Mustafa Kemal Önür’ dü ki her biri de hakkın rahmetine kavuşmuştur. Rahmet olsun.
Babam Okul’un müdürüydü. Hiç istemedi Müdür olduğu okula yazılmamı. Ama ben ısrar ettim ve kaydoldum. Babama okul’dayken hep ‘Müdür Bey ve Hocam’ dedim. Öğretmenlerimiz bana neden ‘Baba demiyorsun’ diye takılırlardı.
LİSE 19 MAYIS’TA
Liseyi 19 Mayıs Lisesinde okudu. Başarılı bi öğrenciydim. Sosyal bilimlere daha çok ilgi duyardım. Edebiyata da öyle. Okul gazetesini de ben çıkarıyordum. ‘Lise, Kolej’i ezdi’ diye bir okul maçına manşet atmıştım. Okul Müdürümüz Rasim Akın’dı. ‘Oğlum bir okul Başka bir okul’u ezer mi. Böyle başlık olmaz’ demişti. Ama ısrar ettim. Başka türlü okul gazetesinin okunmadığını söyledim. Müdürümüz sonra bana hak vermişti. Gerçekten de okulun duvar gazetesi bütün öğrenciler tarafından okunuyordu.
Son sınıfa giderken branş seçilirdi. Ben Edebiyat bölümünü seçmek istedi. Matematikten 7. alırken edebiyattan ve diğer sosyal derslerden 9-10 alırdım. Matematik öğretmenimiz Mustafa Aslanoğlu. Hala görüşürüm kendisiyle. Edebiyat bölümünü değil de Matematik bölümünü seçmemi istedi. Matematikten eksiğimi de giderebileceğini, bana gerekirse ders takviyesi bile yapabileceğini söyledi. Hocamın ısrarıyla matematik bölümüne yazıldım.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK.
Lise’de çok başarılı olmuştum. Teknolojiye yoğun ilgi duyuyordum. Elektrik ve Elektronik Mühendisi olmak istedim. ODTÜ ve İTÜ’ye girmek idealimdi. Bu iki okulu da kazanamadım ama bunların arkasından gelen Gazi Üniversitesi Elektrik Elektronik bölümünü sınava ilk girişte kazandım.
İLK YIL ZOR GEÇTİ
Çok evcimen bir gençtim. Evde vakit geçirmekten son derece keyif alırdım. Üniversiteyi kazanınca Atatürk Öğrenci Yurduna kaydolmuştum. Evden ilk kez bu kadar uzak kalıyordum. Bu nedenle Üniversitenin ilk yılı benim için çok zor geçti. Hırslı bir öğrenciydim 4 yıl da bitirmeyi hedefledim. Bizim okulu 4 yılda bitirenlerin sayısı azdır. Ben 4 yılda bitirerek bu hedefime de ulaştım.
KARAYOLLARINDA MEMURİYET
1992’de Gazi’den mezun olduktan sonra. Karayolları Genel Müdürlüğü için bir sınav açılmıştı. O sınava katılarak kazandım. 21 yaşında bir memur olarak otoyolların Kaynaşlı gişelerine mühendis olarak atandım. Gişelerin kurulması ve işletilmesi için şantiye şefi olarak atandım. Genç bir mühendistim. Hiç tecrübem yoktu. Şantiye şefi olmuştum. Kaynaşlı yakınlarında bir Çerkez köyü vardı. Çok iyi insanlardı. Çok yardımlarını gördüm. Sorunlar da çoktu. Çözmekte zorlanıyordum. Genel Müdürlükten uzmanları, İstanbul Bölge Müdürü Yaman Kök’ü. Köye balık yemeğe davet ettim. Birkaç hafta sonu böyle oldu. Sorunları onlara köyde daha iyi anlattım. Yaman Bey Samsunludur. Alaçamlı Genel Müdür oldu sonra.  Bu arada beni Genel Müdürlüğe aldılar. Ankara’ya gitmeyi hiç istemedim başlangıçta. Elektronik sistemlerin merkezden kurulup yönetilmesi isteniyordu. Beni de onun için Ankara’ya çağırmışlardı.
GİŞELERDEKİ BÜYÜK YOLSUZLUĞUN AÇIĞA ÇIKARILMASINDAKİ ROL
Ankara’da çalışırken bir gün ‘Seni Genel Müdür çağırıyor’ dediler. Korktum doğrusu. Yaman Bey çok saygı duyulan bir bürokrattı. Bölge Müdürüyken bile Genel Müdür kadar etkili olduğu söylenirdi. Korka korka makamına çıktım. ‘ Sen Samsunluymuşsun öylemi ?’ diye sordu. ‘Seni sıkıntıya sokmak istemem. Şimdi sana bir görev teklif edeceğim. Tehlikeli bir konu. İstemezsen kabul etme. Bu konu aramızda kalacak’ dedi. Düzce, Kaynaşlı gibi o bölgedeki gişelerden para çalınıyor ve Eskişehir Cezaevine gidiyormuş bu çalınan paralar. Polis bunun çözülmesi için Genel Müdürlükten yardım istemiş. Görevi severek kabul edeceğimi söyledim. Yaman Bey benimle guru duyduğumu söyledi. 3 ay çalıştıktan sonra hırsızlık trafiğini çözdüm. O memurlar işten atıldılar. Karayollarından ilk kez memur çıkarılıyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü beni transfer etmek istedi. Askerden yeni gelmiştim. Üniforma altında çalışamayacağımı söyleyerek görevi kabul etmedim.
YUSUF ZİYA YILMAZ’IN DAVETİ
Bir gün Ankara’da çalışırken Samsun Büyükşehir belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın beni aradığını söylediler. Başkan, ‘Artık Samsun’a hizmet etme zamanın gelmedi mi, Seni Samsun’a istiyorum’’ diyerek beni çağırdı. Babam Gelmemi hiç istemedi. Kardeşim de Ankara’da benim yanımda kalıyordu..O da elektrik ve Elektronik Mühendisidr. Ben Samsun’u çok seviyordum. Kardeşimi ve Babamı ikna ederek görevi kabul ettim.
DÜĞÜNÜMDE BABAMI ÇOK ARADIM
Samsun’a gelince  bir süre sonra Türkçe Öğretmeni Melek Hanım’la evlendim. Mutlu bir aile yaşamım var. Zeynep Ezgi adında bir kızımız var. Ama şunu söylemek istiyorum. Düğünümde Rahmetli Babamı çok aradım. Gözlerim davetliler arasında hep onu aradım. Çıkıp geleceğine inandırmıştım kendimi.
ÇÖZÜM MERKEZİNİN KURULMASI
Başkan Yusuf Ziya Yılmaz, İstanbul büyükşehir Belediyesinde Başbakan’ın Belediye Başkanlığı sırasında kurduğu Beyaz Masa gibi bir birim oluşturmak istiyordu. Çözüm Masasını kurdum ve bir yıl yöneticiliğini yaptım. Zira Başkanla böyle anlaşmıştık.
SAMULAŞ’IN KURULMASI
Daha sonra Samulaş kuruldu. Burada bir süre işletme şefliği yaptım. Daha sonra da İşletmeye Genel Müdür oldum.
Samulaş, uygulamaları bakımından çok eleştirilen bir kurum oldu. Sizin bunlara karşı vereceğiniz yanıt nedir?
Biz Karayolcuyuz. Şantiyeciyiz yani. Bu nedenle yaptıklarımızı doğru anlatamıyoruz. Başkan ve ekibi de bu nedenle 115 milyon Avroluk bu dev yatırımı anlatamamış olabilir. Yani bizim yaptığımız biraz ev kadınlığıma benziyor. Eve gittiğinizde yemek yapılmışsa hanıma teşekkür etmeyiz de yemek yoksa çok kızarız. En azından yüzümüzü ekşitiriz. Onun gibi ayda ortalama 75 bin kişiye hizmet veriyoruz. Kimse nasıl yaptığımızı merak ediyor. Bu güne kadar tren saatlerinde yüzde 99.7 oranında başarı göstermişiz. Bu ortalamanın çok üstündedir. Teşekkür beklemiyoruz ama anlayiş beklemek hakkımızdır.  Eleştirenler şunu bilmelidir ki; Raylı sistem 1980 yılında oluşturulan Ulaşım Planında ön görülen Toplu taşım koridoruna göre güzergah seçilmişti. Bu güzergah en uygun güzergahtır. Samsun Ulaşım Mastır Planı yapan ilk şehirdir. Bütün bunlar Bakanlık tarafından onaylanan Ulaşım Mastır Planına göre yapılmıştır. O zaman bütün bunların olacağını herkes biliyordu. Ma sanırım gerçekleşeceğine inanmamışlardı.Bunu söylüyorum çünkü benim üniversite tezim ulaşım teknikleri ve teknolojileri üzerinedir.
Dolmuş Hatları konusunda çok eleştiriliyorsunuz?
Doğrudur, uygulamalarımız bazı dolmuş hatlarındaki güzergah değişiklikleri üzerinedir.
KAYNAK İSRAFI OLUYOR
Dolmuşçu esnafı birleşmeli ve kolektif hareket etmelidir. Bir hatta dolmuşta gidiyor, Tramvay da Halk Otobüsü de. Bu büyük bir kaynak israfıdır. Örmek vereyim Mithatpaşa Lisesinin önüne dikkat edin yolcular birikiyor ve kuyruk oluyor. 5-10 dolmuş alıyor o yolcuları. Ama Dolmuşçular birleşip Otobüs almış olsalar mesela. Hem yolcu birikmez, hem yakıt masrafı hem de çalıştırılan şoför masrafı azalır. Her anlamda kaynak israfı yapılıyor. Esnafta zarar ediyor, belediye de.
BULVARDAN TREN GEÇEBİLİR
Tramvay ve tren teknolojileri hızla gelişiyor. 100. Yıl Bulvarından Tren geçirilmesini çok isterdik. Ama yapımı ve dolayısıyla işletilmesi çok pahalı bir sistemdi. Mesela Bulvardan da Hat geçmiş olsaydı. 115 Milyon Avro’ya mal olan sistem 250 Milyon Avro’ya ulaşırdı. Tren yapımcıları Hibrit teknolojileri üzerinde çalışıyorlar.  Böyle olunca Aküsünü şarj edebilen trenleri yol üzerinden de taşıyabilecek duruma geleceğiz. Yani şunu söylemek isterim. Gelecekte Yönetimin kararına bağlı olarak tabiî ki Bulvar üzerinden Tramvay geçirebilir duruma geleceğiz.
ÇİFTLİKTE NOSTALJİK TREN İYİ OLUR
Bir Samsunlu ve Samsun sever olarak Çiftlik Caddesinden tıpkı Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesinde olduğu gibi Nostaljik tren geçirmeyi çok isterim. Bunu hayal ediyorum doğrusu. Ancak bütün bunlara yine Büyükşehir Belediye Yönetiminin karar vermesi gerekir. Bizimkisi temenniden öte gitmez.
MÜBADİLLERDE CEMAAT KÜLTÜRÜ TUTMAZ
Samsun’da Balkan Türkleri derneklerinin biri Mübadele Derneği biriside Balkan Türkleri Derneği olmak üzere  iki derken olması konusunda da ve özellikle benim Mübadele Derneğini kurarak bölünmeyi sağladığım konusunda eleştiriler yapıldı. Bizim kültürümüzde cemaat kültürü gelişemez. Benim bir dönem yöneticisi olduğum Balkan Türkleri Derneğinde istediğimiz değişiklikleri yaptıramadık maalesef.  Diğer dernekler de olduğu gibi Mübadillerde yani Rumelililerde siyasi angajmanlar mümkün olmuyor. Bakınız diğer hemşeri derneklerine  bir topluluk bir araya gelince siyaseten hemen kendi adaylarını çıkarırlar. Böyle bir durumun mübadillerde  olması mümkün değildirdi. Çünkü herkes kendisine göre bir liderdir. Herkes bir Atatürk’tür yani. Ben kurucusu olduğum ve tüzüğünü bizzat yazdığım Mübadele Derneğinde dönüşümlü Başkanlık sistemini getirdik. Mübadele Derneği 8 Bilimsel kitap yayınlamayı sağladı. Şimdi yapılacak şudur. Bölgesel bir federasyon kurmalıyız. Federasyon oluşumu için her türlü katkıyı veririz.

Söyleşi: Ragıp GÖKER - Fotoğraflar: Ercan ONUK
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10