• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 22 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • Ordu 25 °C
  • Sinop 20 °C
  • Giresun 22 °C
  • Amasya 22 °C
  • Rize 25 °C
  • Trabzon 25 °C

Asgari Ücret Artınca

ŞÜKRÜ KARAMAN

Asgari ücretin net bin 300 lira olması kesinleşti.

Çalışmalarına 1 Aralık’ta başlayacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda hükümet ve işçi temsilcilerinin oyları ile alınacak karar uyarınca asgari ücret 1 Ocak 2016’dan itibaren net bin 300 lira olarak uygulanacak.

İşverenler, işçilik maliyetlerini artıracağı gerekçesiyle asgari ücretin bu rakama yükseltilmesinden kaygılı.

Hükümetin artıştan oluşacak ek maliyeti karşılayabilmek için bir takım yasal düzenlemeleri hayata geçireceği de kuvvetle muhtemel.

Bu düzenlemeler ücret üzerinden alınan SSK prim ve vergi oranlarının belirli miktarda düşürülmesi, ya da oluşacak ek maliyetin belirli bölümünün devlet tarafından teşviklerle karşılanması şeklinde olabilir.

Gerçek olan, artık günümüzde net bin liralık asgari ücretle bir ailenin rahatça geçinemeyeceğidir.

İşverenler bu gerçeği de göze alarak, “işçi kıyımı başlar, fabrikalar kapanır, işletmeleri başka ülkeye taşırız, kayıt dışı istihdam artar” şeklindeki  sözleri bir yana bırakarak, işyerinde çalışma barışını egemen kılmalı.

Zaten hükümet de işverenlerin bu kaygılarını görerek,” ek maliyetin ne kadarı devlet tarafından karşılanır, hangi teşvikler uygulanabilir” sorusuna yanıt aramaya başladı bile.

Önemli olan işyerinde barış, huzur ortamında, işçi ve işverenin birlikte üretime katkı yapmasıdır.

Tabii bu yapılırken çalıştırdıkları emekçinin hakkı da eksiksiz verilmeli.

Söyleyin Allah aşkına, bin liralık asgari ücretle günümüz koşullarında yaşanabilinir mi?

Asgari ücretli bir aile babasının çocuklarına istediklerini alabilmesi, onları hafta sonları sinemaya götürüp yemek yedirebilmesi mümkün mü?

Çocuklarının karşısında boynu bükük kalmak zor değil mi?

İşverenlerimiz bir de olaya böyle bakarak empati yapsın.

Zaten taleplerinin bir bölümü de devlet tarafından karşılanacak.

Ne gerek var, “işten çıkarmalar artar, kayıt dışı istihdama yönelmeler yoğunlaşır” gibi sözlere, işsizliği koz olarak kullanmaya.

Ülkede 6-6.5 milyon arasında işsiz zaten mevcut.

Bu işsizlerin çoğunluğu da üniversite mezunu gençlerden oluşuyor.

Neredeyse her 5 gençten biri iş arıyor.

Bu acı ve olumsuz tablo ortada iken, işsizler üzerinden mevcut çalışanları huzursuz etmek, keyfini kaçırmak doğru bir yaklaşım mı?

İşverenler, mevcut işsizlerin yanı sıra 2.5 milyon Suriyeli sığınmacıyı da potansiyel işgücü olarak görebilir.

Zaten özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde Suriyeli sığınmacılar sigortasız 20-30 lira gibi çok düşük ücretle ucuz işgücü olarak çalıştırılıyor.

Bu arada, İstanbul, Ankara gibi Büyükşehirlerdeki belediyelerin sığınmacıları istihdam ettiklerini de  belirtelim.

Bu işçilerin ne kadar ücret aldığı, sigortalarının olup olmadığı meçhul.

 Ucuz işgücü olarak değerlendirilen Suriyeli sığınmacılar, her geçen gün kayıt dışı istihdamı artırıyor.

Asgari ücret artış gerekçesiyle Suriyeli sığınmacıları koz olarak kullanıp, çalışanları tehdit etmek şık mı?

Eğer istihdam olanağınız varsa öncelikle kendi genç işsizlerinize öncelik verin.

Demem o ki; asgari ücret artışından korkmayın, işten çıkarmalara yönelmeyin.

Oluşacak işçilik maliyetinin belirli bölümü devlet tarafından karşılanacak, teşvikler hayata geçirilecek.

Ülkemiz zaten ağır sorunlarla baş etmeye çalışıyor.

Bu sorunlara bir de çalışma barışı bozularak yenileri eklenmesin.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10