• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 19 °C
  • Ordu 24 °C
  • Sinop 25 °C
  • Giresun 25 °C
  • Amasya 20 °C
  • Rize 22 °C
  • Trabzon 28 °C

ASIL AFET HESAPLAMADA MI?

İSMAİL BAŞARAN
Samsun ile Sinop ve çevresinde şiddetli yağış birkaç günden beri hayatı olumsuz etkiliyor.
Aşırı yağışların yol açtığı sel suları Samsun ile Sinop arasında ulaşımın aksamasına da yol açıyor.
Daha önce Samsun ile Trabzon arasındaki karayolunda da sel suları nedeniyle çökmeler ve yıkılmalar yaşandığını hatırlarsak o zaman da “Deniz verdiğini geri alır” denilmişi.
Ve yine öyle oldu.
Sahilden Samsun ile Sinop arasında yapılmakta olan bölünmüş yolda çökmeler meydana geldi.
Şimdi “Ne yapalım afet bu, önüne geçilmez ki” diyenler olabilir.
Belki haklıdırlar da.
Ancak kafama takılan bazı sorular yok değil.
Bu yolların sanat yapılarının hesaplarını kimler yapar?
O hesaplar yapılırken, derelerde9n gelecek olan suların köprülerin altında bırakılan suyun akış yolu ve menfezlerin genişliği, derelerin yıllar içinde taşıdıkları su ortalamasına göre yapılmaz mı?
Samsun’un Yakakent ilçesi yakınlarında sel suları gerçekten büyük zarara yol açtı.
Yolu yapan firmanın şantiyesi büyük zarar görürken yolda da hasarlar oluştu, bazı köprüler kullanılmaz duruma geldi.
Biz akıllanıp bu sanat yapılarını düzgün yapmayacağımıza göre “Allah beterinden esirgesin” demekten başka ne yapabiliriz ki…
Afet falan da, asıl gerçek asla unutulmamalı:
“Deniz verdiğini geri alıyor…”
Bu hep böyle oluyor…
YAKAKENT VE TURİZM
Yaz gelince bu sütunlarda Yakakent yazıları fazlalaşıyor.
Nedeni basit.
Tatil dediğimiz birkaç haftayı aralıklarla burada geçiriyorum.
Yakakent’in CHP’li belediye başkanı Burhan Bayrakdar ilçenin “Turizm yatırımlarıyla kalkınacağını” söyleyip duruyor.
Buna belki de gerçekten inanıyor.
Bu söylenilenin gerçekleşmesi için sadece inanmak yetmiyor.
Ya ne yapılacak?
Gerçekleştirmek için çalışılacak.
Yağmur yağıp rüzgar esince “Turizm kenti Yakakent’in” gerçek yüzü ortaya çıkıveriyor.
Önceki akşam olduğu gibi…
Rüzgardan mı neden bilmem, elektrikler bir gitti bir geldi, bir gitti bir geldi, bir gitti.. 
Gidiş o gidiş.
Bir saat sonra ancak gelebildi.
Yakakent’te elektrikler kesilince sular da akmıyor.
Herhalde su basılamıyor.
Dereye fazla su gelince de aynı iş oluveriyor.
Yağmur yağdı sel oldu ya, şimdi Yakakent’te sular da akmıyor.
Bugün sorun çözüme kavuşur mu?
???
Hafta sonu festival var, hem de üç gün.
Yakakent konuklarını bekliyor.
Belediye ilgilileri suyu sürekli akar hale getirebilmek için var güçleriyle çalışıyor…
Ben su konusunda önlemimi aldım…
Belediye suyu eğer akıtamazsa arozözleri hazır bulundurmalı, vatandaşın en azından kullanma suyunu temin için...
TÜRK VE İNGİLİZ KIZLARI…
13-15 yaşlarında tecavüze uğrayan kızlarımıza “Kendi rızası vardı” diyen hukukçularımıza hukuk dersi niteliğinde kısa bir not..
İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçerken korkutan adama 7 yıl 7 gün hapis cezası verince şaşıran gazeteciler sormuşlar:
“Adam kıza elini bile sürmedi kaçan kızın çığlıklarına yetişenler bu adamı yakaladılar. Bu 7 yıl, 7 gün çok değil mi?”
Yargıcın yanıtı hukuk tarihine geçecek düzeydedir:
“Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl, İngiliz kızlarının gece parkta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır.”
Bu kısa notu okuyunca iki ülke arasındaki hukuk anlayışı farkı yorumu da yapabilirsiniz.
Bu sizi ilgilendirir…
Bundan yaklaşık 20 yıl önce Sinop’ta deniz kenarındaki bir otelde kalıyordum. Gece uyku tutmamıştı ve dışarıya dolaşmaya çıkmıştım.
Sahilde iki genç kızı bankta otururken görmüştüm. Ellerinde bir kesekâğıdı vardı ve kabak çekirdeği yiyorlardı.
Ertesi gün Sinop’ta gazetecilik yapan lir arkadaşıma anlatmıştım olayı ve sormuştum:
“Bu iki genç kız gecenin yarısı sokakta yalnız başlarına dolaşmaktan korkmuyorlar mı?”
Arkadaşım cevap vermişti:
“Sinop medeni bir kenttir, burada gece de olsa gündüz de olsa yalnız gezen hiç kimseye, yaşı ne olursa olsun kimse laf atmaz, sarkıntılık yapmaz.”
Diğer kentlerimizde meydana gelen ve medyada yer alan haberler geldi aklıma.
Acaba günden güne kötüye mi gidiyoruz?
GÜNÜN FIKRASI
Rize yolcuları uçağa alınmak için Atatürk Havalananının 111 numaralı giriş kapısında beklerken bir anons duyuldu:
-" Çay Havayolunun Sayın Rize yolcuları, değişiklik bildiriyorum, ÇY- 570 sefer sayılı uçağımızın yolcu alışı 311 numaralı kapıdan yapılacaktır. "
Herkes toparlandı ve 311 numaralı kapıya doğru koşmaya başladı, birkaç dakika sonra yeni bir anonsla yolcular ilk kapı 111’e davet edildi, herkes paldır küldür nefes nefese eski kapıya koştu ve soluklanmaya çalışırken yeni bir anons duyuldu:
- " Sayın yolcularımız, Çay Havayollarının Fitness programına katıldığınız için teşekkür ederiz!"
GÜNÜN SÖZÜ
Tertemiz olmaya çalışın, çünkü dünyaya bakacak pencere kendinizsiniz. Bernard Shaw
DUVAR YAZISI
Ey Günah İşlemeden Çocuk Yapmasını Bilen Meryem Ana.. Çocuk Yapmadan Günah İşlemesini de Öğret...


KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10