• BIST 108.410
  • Altın 143,491
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1292
  • Samsun 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 35 °C
  • İzmir 30 °C
  • Ordu 27 °C
  • Sinop 29 °C
  • Giresun 29 °C
  • Amasya 40 °C
  • Rize 32 °C
  • Trabzon 29 °C

Aynen söyledi, aktardı başkan..

A.YENER CABBAR

Geçtiğimiz gün yazdığım 'Sarı çizmeli yetkililer' köşe yazımla ilgili AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel, muhabir arkadaşımız Zekeriya Fırat'a sitemde bulunmuş..
Ve bunları Yener Bey'e ilet demiş..
Aracılarla konuşmak ve 'o bunu dedi, şunu bunu dedi' diye karşılık vermekte çok huyum değildir ama; Göksel'in yazım nedeniyle çok alındığını anlamak mümkün..
Polemiğe girmek istemiyorum..
Ancak sanırım 'anlat dediği için' aktarılanları dinledim, cevap hakkım doğdu.. Çünkü ben de alındım..
Aslına bakarsanız, diyalog açısından kimseyle hiç sıkıntım olmamasına rağmen, Başkan Göksel, 'eleştiri boyutlarında olan' yazıya gereksiz bir alınganlık göstermiş..
Sanırım 'Sarı çizmeli yetkililer' kısmına takılmış..
Siyah çizme giyseler 'siyah çizmeli' diye yazardım..
Renk tercihleriyle ilgili 'benim bir katkım olmadığı gibi', Terme'ye giden her yetkilinin çoğunlukla aynı renkteki çizmeden giydiğini söylemek mümkün..
Biz 'çizme giyilmeye gerek olmayan' bir Terme'nin, 'yağmurdan korkan değil' artık yağmurun keyfini süren bir ilçe olmasını' anlatmak istedik öncelikle..
'Can kaybımız yok çok şükür' sözlerinin 'normal teselliye dönüştüğünden, ama 'göz göre göre gelen tehlikeden' söz ettik.. 
Çare ve çözümün gerektiğini de vurguladık..
Yaraları sarılacak ancak 'yara oluşmasını önlemek' artık elzem bir konudur dedik..
Sayın AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel.. Ne yapmaya çalıştığımı anlatayım..
Sizi kırmak değil niyetim ama Terme'nin gerçeklerini 'siyaset ve popülizme girmeden' ortaya koymak gerekir..
Bu benim önceliğim ve işinin sorumluğunu bilen bir gazeteci olarak da görevim..
İşimi de 'görebildiğim uyarıyı yaparken, eleştirisel boyutlarını ayarlayabilecek kabiliyetteyim çok şükür'..
O nedenle;
Mutlaka 'o baraj yapılmalı sözlerimin altında yatan gerçeklerini de siz konuyu açtığınızdan kamuoyuyla paylaşmak isterim'..
Eğer o yağmur, saat 18.00 sıralarında yağmasaydı, gece saat 01.00 dolaylarında yağsaydı, siz elinizi vicdanınıza koyup söyleyin, "Can kaybımız yok" diye bir açıklama yapabilmeniz mümkün olabilecek miydi?.. 
Siz bilmiyor musunuz ki; insanlar derenin taştığını görüp selin geleceğini anladığından 'alt katlarda oturanlar, komşularının, akrabalarının üst kattaki evlerine çıktı, oralara sığındı'...
Siz bilmiyor musunuz ki; vatandaşlar (bize bile) ihbar etti, araçlar sürükleniyor diye..
Ya o araçların içinde insanlar olsaydı..
Ya insanlar uykudayken, o sel suları evlerin içine dolsaydı.. 
Ya bugün maddi zararı değil de, can kayıplarını konuşuyor olsaydık.. 
Allah korudu.. 
Acıdı Termeli'ye, Evcili'ye..
Yani şükür ediyoruz ki akşam saatlerinde oldu o sel..
İnsanlar uyumadan, insanlar ayaktayken, insanlar kaçabilecek zaman bulabildiklerinde..
Terme'yi sel sonrası çamurdan kurtardığınızı söylüyorsunuz ama ya son sel kadar şanslı olunmayacak bir 'felaketle daha karşılaşırsak'..
Yolları çamurdan kurtardık demeniz insan hayatlarını kurtarabilecek mi?..
Allah korusun o sel bir gün sabaha karşı olursa ve genç, yaşlı, çocuk uykularında, 'Canik ve Atakum'da olduğu gibi evlerindeki yataklarında uyurken ölüme giderse' kim bunun hesabını verecek? 
Yaralar sarılmıştı demek yeterli olacak mı?..
Dükkanlarda, evlerde neredeyse tavanına kadar su çıktığını görmek artık 'kırmızı alarm' durumu değil midir?..
O selin akşam saatlerinde olması vatandaşların hayatlarını kurtardığı gibi, bu kentin yöneticilerini, iktidarı, tüm siyasilerini de 'büyük bir sorumluluktan' kurtarmıştır..
Terme'de olası bir facia saat farkıyla yaşanmamıştır..
Bunu bilmeyen, bunu inkar eden yetkili 'Yaşanabilecek bir olumsuzluğun da sorumluluğunu' alır'..
Bizim çabamız artık 'yaraları sarmaktan daha çok' o barajın bir an önce yapılması, sorunun kökten çözümü içindir..
Devletin ilgili kurumları Büyükşehir, DSİ, Karayolları el ele verip, sorunu çözüme kavuşturmalıdır..
Eleştirilerimizden hoşlanmamış olabilirsiniz..
Ancak sizin hoşlanıp hoşlanmamanız Terme'ye bir merhem değildir..
Önemli olan 'çözümdür'.. Çözüm o barajdır.. 
Samsun'un milletvekili olan Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç'ın da kamuoyunu bu konuda acilen aydınlatması gerekir..
Baraj hangi aşamadadır..
Projesi var mıdır?... İhalesi yapılmış mıdır?..
İlgili bakanlıkla görüşülmüş müdür, sonucu nedir?..
Bugüne kadar neden başlanmamıştır..
DSİ'nin dere ıslahı yaptığını söylüyorsunuz ya; bir sorum da o konuda aslında..
O yapılan dere ıslahları nasıl yapılmıştır ki; seli önleyememiş.. Hatta neden bir kısmı tarumar olmuştur..
Soru çok..
Gazetemize bakış açınızı bilemem..
Gazetemizin yayın politikasıyla bir sıkıntınız olup olmadığını da..
İktidar partisinin il başkanı olmanız nedeniyle her sözünüzü önemserim.. 
Ama 'sel korkusuyla yaşayan' insanlara bakış açınızı çok daha önemserim..
Aslında iktidar partisinin il başkanı olarak, sizinde hükümeti, ilgili bakanlığı ve siyasileri barajın aciliyeti için  zorlamanız açısından olumlu bir yazı yazdığımı düşünüyordum ama sanırım ‘size uymadı’..
Muhabir arkadaşıma şahsıma aktarılmasını istediğiniz konulara elimden glediğince kapsamlı ve gerekçeli’ bir şekilde yanıt vermiş oldum..
Şimdi baraj konusunda sizden, Bakan Kılıç'tan ve AK Parti milletvekillerinden 'yanıtınızı bekliyorum'..
Bu arada Terme'de sel yaşandığı akşam Milletvekili Fuat Köktaş organizeyi üstlenirken, diğer AK Parti Samsun milletvekillerinin de nerede olduğunu merak etmedim değil.. 
5 vekil bir araya gelip, bu sorunu çözmeli..
Hem de ‘acil koduyla’..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10