• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Samsun 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 15 °C
  • Ordu 10 °C
  • Sinop 13 °C
  • Giresun 13 °C
  • Amasya 8 °C
  • Rize 12 °C
  • Trabzon 12 °C

Babalar gününe dair

RAGIP GÖKER

Bugün Babalar Günü.
Kutlu olsun.
Sağlık ve afiyet dileklerimle başta babam Aydın Göker olmak üzere bütün babalara sağlık ve afiyet diler, her birinin ellerinden öperim.
'Babalar Günü, Anneler Günü' gibi özel günlerin kutlanmasına, tüketimi teşvik ettiği için karşı çıkan çok sayıda insan tanıyorum.
Ama ben tüketimin  her zaman teşvik edilmesine inandığım için bu türden eleştirileri doğru bulmuyorum.
Tüketimin durması bir anlamda yaşamın durması demektir.
Bu özel günlerde de çarşı pazar hareketleniyor, bu durum da beni ziyadesiyle mutlu ediyor.
Karım da bana hediye almış mesela.
Ne yalan söyleyeyim pek sevindim.
Siz de bir hediye aldınız mı babanıza bilmem ama "Aman ha ihmal etmeyin" derim.
Çarşamba günü 'Türkiye'nin Babası' Süleyman Demirel'in ölüm haberini aldığım sıralarda babam da önemli bir operasyon için Gazi Devlet Hastanesinin ameliyathanesine giriyordu.
Hastanenin üroloji uzmanlarından Op. Dr. Can Aydın ve ekibinin başarılı bir operasyonla sağılığına kavuşturduğu babacığım, bu babalar gününü hasta yatağında karşılamak durumunda kaldı ama çok şükür sağlığına kavuştu.
Ziyaret nedeniyle de olsa her hastaneye gidişimizde "Allah buralara düşürmesin ama, buralardan da mahrum bırakmasın" deriz ya.
Babamın bu hastalığı sırasında onu bir kez daha anladım.
İyi ki bu hastanelerimiz ve iyi ki bu iyi yetişmiş hekimlerimiz var.
Yeri gelmişken söyleyeyim.
"Doktora kalkan eller kırılsın"
Halkımızın 'Devlet Hastaneleri' olarak bildiği  Kamu Hastanelerinde, bu günlerde gerek teşhis ve gerekse tedavi hizmetleri mükemmele yakın bir halde sürüyor.
Bizim son bir kaç günümüz Gazi Devlet Hastanesinde geçti.
Odalar temiz ve bakımlı bu nedenle hastane yönetimini de kutlamak isterim.
Geçen yıl yaşanan o malzeme eksikliği ile ilgili sorunların bir daha yaşanmaması için de bütün önlemlerin alındığını duyuyorum ve buna çok seviniyorum.
Babam, yetiştiği ortam nedeniyle olsa gerek, sevgisini çok belli edemez ama kardeşlerim gibi beni de çok sevdiğini bilirim.
Üzerimize titrediğini, bir işçi maaşıyla bizi yetiştirmek için ne kadar çaba harcadığını şimdilerde daha iyi anlıyorum.
Köyden kente göçtüğümüz ilk yıl  beni bir tabelacının yanına çırak olarak vermişti.
Babama daha sonraki yıl okuma isteğimi söylediğimde beni Mithat Paşa lisesinin orta kısmına yazdırmak istemiş ama kayıtların dolduğu bahane edilerek, idare beni okula almak istememiş.
Bunun üzerine babam,  valilik binasına giderek, doğruca valinin kapısına dayanmış.
Doğaldır odacı babamı içeriye almak istememiş.
Ama babam kararlı.
Beni okutacak.
Bir şekilde valinin karşısına çıkmayı başarmış ve durumu anlatmış.
Babamdaki kararlığı gördüğü için mi bilmem ama. Ben Mithat Paşa'da  vali torpili ile okumuş bir öğrenciyim.
Onun hakkını nasıl öderim bilemem.
Aman ha babanızı ihmal etmeyin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10