• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • Samsun 10 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 14 °C
  • Ordu 8 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 6 °C
  • Amasya 7 °C
  • Rize 8 °C
  • Trabzon 8 °C

Bahçeli’ye Tepki mi?

ŞÜKRÜ KARAMAN

Tuğrul Türkeş’in seçim hükümetinde yer almasına ilişkin öneriyi kabul etmesi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye parti içindeki muhalefetin işaretlerinden biri olarak değerlendirilebilir.

7 Haziran gecesi koalisyona katılmayacaklarını açıklayan Bahçeli, sürekli AKP-CHP hükümetini işaret etse de gönlü bir erken seçimden yanaydı.

Bahçeli’nin koalisyona kapılarını kapatması, her talebe “hayır” diyen tutumunun parti içinde belirli bir kesim tarafından kabul görmediği, eleştirildiği konuşuluyordu.

Ne var ki parti içinde Bahçeli’ye olan eleştiriler yüksek sesle dile getirilemiyordu.

Aslında Iğdır eski milletvekili Sinan Oğan’ın Genel Başkan’ın izlediği politikaya karşı çıkması, ağır eleştirilerde bulunması parti içindeki muhalefetin başlangıcıydı.

Ne var ki Oğan bu karşı çıkışın bedelini çok pahalı ödedi, partiden ihraç edildi.

Tuğrul Türkeş’in Davutoğlu’nun önerisini kabul etmesi bir anlamda Sinan Oğan’ın başlattığı muhalefetin devamı oldu.

Zaten Tuğrul Türkeş’in parti politikalarından bir süredir rahatsızlık duyduğu da sır değildi.

Türkeş seçim hükümetine bakan olarak katılmayı kabul ederek Bahçeli’ye olan tepkisini bu şekilde göstermiş oldu.

Tabii kolay değil partinin kurucu Başkanı merhum Alparslan Türkeş’in oğlunun parti disiplinini yok sayması, alınan karara aykırı hareket etmesi.

Zaten MHP’de yaşanan depremin, şaşkınlığın temeli nedeni de bu.

Peki Bahçeli’ye karşı içeride var olan, ancak seslerini çıkaramayan muhalif hareket bundan sonra ne yapar?

Eğer 1 Kasım’daki erken seçimde MHP’nin oy oranı, vekil sayısı düşerse şu an seslerini çıkaramayan parti içi muhalefet, eleştirilerini daha yüksek sesle haykırabilir, genel kurul için imza toplamaya başlar.

Aksi durumda, MHP oy oranını ve vekil sayısını artırırsa Devlet Bahçeli’nin parti içinde eli daha da güçlenir, muhalefet iyiden iyiye köşeye sıkışır, hatta partiden ihraç bile edilirler.

Parti ile ilişkisi kesilen Sinan Oğan yargıya başvurarak mücadelesini sürdürür, “Hain” diye suçlanan Tuğrul Türkeş de siyasi yaşamına AKP’de devam eder.

1 Kasım’daki erken seçim ülke kadar Devlet Bahçeli için de bu açıdan önemli.

AKP-HDP-Tuğrul Türkeş-bağımsızlar ve bürokratlardan oluşması beklenen seçim hükümetinin 2 ay için görev yapması öngörülse de seçimden çıkacak sonuç bu süreyi daha da uzatabilir.

Ankara’daki senaryoya göre 1 Kasım’daki seçimlerden bir süre sonra yeni hükümet kurulacak ve mevcut seçim hükümetinin görevi sona erecek.

Peki bu aynen gerçekleşebilir mi?

Eğer 1 Kasım’da da bugünkünden farklı bir Meclis tablosu çıkmazsa mümkün değil.

Benzer Meclis yapısının ortaya çıkması durumunda yeni bir hükümetin kurulması çok kolay görünmüyor.

Hele hele baştan koalisyona karşı çıkışlar olursa yine hükümet arayışları sürecek, zaman uzayacak seçim hükümetinin de ömrü uzayacak.

2 ay değil belki de aylarca ülkeyi yönetecek.

Umarım siyasiler 7 Haziran’ın ardından yaşananlardan ders almıştır.

Eğer aynı tavır, aynı yaklaşım sürerse hem halk hem de ülke kaybeder.

Buna hiçbir siyasinin, liderin hakkı yok.

Türkiye’nin daha fazla bekleyecek, sorunları öteleyecek zamanı da yok.

      

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10