• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Samsun 27 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 31 °C
  • Ordu 28 °C
  • Sinop 27 °C
  • Giresun 27 °C
  • Amasya 26 °C
  • Rize 28 °C
  • Trabzon 27 °C

'Bak kızım şimdi pat pat atılacak'

'Bak kızım şimdi  pat pat atılacak'
PKK terörünün düzenli ordu ile de bitirilemeyeceğini ileri süren eski Beytüşşebap Kaymakamı şimdinin Samsun Vali Yardımcısı Genç, gerilla taktiklerini kullanabilen özel birliklerin oluşturulması gerektiğini söyledi

Beytüşşebap'tayken 2 yaşındaki kızı Ceren'in silah ve bomba seslerinden korkmasın diye geceleri ''Bak kızım şimdi pat pat atılacak'' diye oyunlar oynadığını söyleyen Mesut Taner Genç, ''Korktunuz mu hiç?'' şeklindeki sorumuzu ''Ben de insanım, koktuğum anlar oldu ama hiç belli etmedim'' dedi.

İtiraf etmeliyim ki; burnumun dibinde koca yürekli bir vatansever yaşıyormuş ve Yılmaz Özdil yazana kadar benim bundan haberim olmamış.
Mazeret uydurma saçmalığında bulunmayacağım.
Özür dilerim.
Umarım bu dileğim başta o koca yürek sonra da herkes tarafından kabul edilir.
Mesut Taner Genç, benim kuşağımdan.
78'li...
Söylediklerinden anladığım kadarıyla, siyaset anlayışımız taban tabana zıt.
Ama bu durum benim onu bir vatanperver olarak tanımlamama engel değil.
1957 yılında Hatay Reyhanlı'da doğmuş Mesut Taner Genç.
O bölgede yaşayan bir çok yurttaşımız gibi Mesut Taner Genç de Oğuzların Türkmen Boyundan.
1979 yılında kaybettiği babası Süreyya Bey, Amik Ovasında çiftçilik etmiş.
Nisan ayında yitirdiği anacığı Nilüfer Hanım da bir ev hanımı.
Mesut Bey, baba tarafından Tayfur Sökmen ile akraba.
Bildiniz mi Tayfur Sökmen'i.
Eminim bildiniz.
Ben yine de söyleyeyim.
Tayfur Sökmen, Misak-ı Milli sınırlarımıza dahil olmadan önceki Hatay'ın Cumhurbaşkanı.
Genlerinde böyle bir özellik bulunan kişinin kahramanlardan biri olması bizi hiç şaşırtmamalı.
İlkokula başladığı yıl, Hatay ülkemizin bir vilayeti olduğunda henüz 25 yıl olmuş. Coşku  henüz taze yani. Vatan, Millet ve Bayrak sevgisi Mesut Taner Genç'e o yıllarda ailesi tarafından aşılanmış.
''Babam çiftçiydi ama aydın bir adamdı'' diyerek babasının okuduğu kitaplardan bazılarını gösterdi bana Mesut Bey söyleşiye başlamadan önce. Kitaplardan biri Rus edebiyatının klasiklerindendi.
Söyleşimiz, "Mesut Taner Genç'in çocukluğu ve ilk gençlik yılları nasıl geçti?" şeklindeki sorumla başladı.
Bizim çocukluğumuzda radyo açılırken de kapanırken de İstiklal Marşı çalınırdı. İstiklal Marşını duyduğumuzda evin içinde bile olsak babam bizi ayağa kaldırırdı. Babam çok küçük yaşlardan itibaren bize Vatan.Millet ve Bayrak sevgisinin önemini anlatırdı. Çiftçiydi babam ama aydın bir adamdı. Çok kitap okurdu. O bakımdan olsa gerek düşüncelerini bize çok rahat anlatabiliyordu.
REYHANLI'DA BÜYÜDÜM
İlkokulu Reyhanlı'daki 27 Mayıs İlkokulunda okudum.Orta Okulu ve Liseyi de Reyhanlı Lisesinde tamamladım. Siyasi hareketlerin içinde olmadım. Vatan, Millet ve Bayrak sevgisi ile öylesine yoğunlaşmıştık ki, o ilk gençlik yıllarımızda gönül ilişkimiz bile olmadı.
MÜLKİYE'DE OKUDUM
Üniversiteyi Mülkiye olarak bilinen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde okudum. Siyasal Bilgilere 12 Eylül askeri müdahalesinin olduğu 1980 yılında kaydoldum.
İlk görev yeriniz neresidir?
İlk görev yerim Sivas'ın Gölova ilçesidir. Çok hoş bir tesadüftür. Gölova ben Kaymakam olarak atandığımda yeni kurulmuş bir ilçeydi. Gölova'nın ilk kaymakamı ben oldum. Mardin'de Vali yardımcısı oldum. Buradan Beytüşşebap ilçesine tayin oldum. Nüfus ve Vatandaşlık Daire Başkanlığında Şube müdürü olarak çalıştım. Ankara Vali Yardımcılığı görevinde iken 2008 yılında Samsun Vali Yardımcılığı görevine atandım.
Türkiye sizi, Beytüşşebap Kaymakamlığı görevinizden sonra bu bölgeyi anlatan ''Ateş Hattında' 'adlı kitabınızda yazdıklarınızı Yılmaz Özdil'in köşesine taşımasıyla tanıdı. Bölgeyi anlatan en belirgin özelliği de ilçeye gidiş sürecinde yaşadıklarınızla ilgili. Bu seyahatinizi bi kere daha anlatır mısınız?
Beytüşşebap'a 1993 yılında atandığımı öğrendiğimde önce haritaya baktım. Nasıl ulaşabileceğimi öğrenmeye çalıştım. Karayolu ile gitmemin sakıncalı olacağı söylendi. O yıl bir araba almıştım Doğan SLX. Onu sattım ilk önce Bir de kangal cinsi köpeğim vardı. Adı Haydut'du. Onu da bir yakınımıza verdim. Diyarbakır’a gittik ilk önce. Kolordu'dan bizi helikopterle göndereceklerini söylediler. Kritik görevde olanları helikopterle gönderiyorlardı.
DİYARBAKIRLILAR İYİ İNSAN
Birkaç gün Diyarbakır’da kaldım. Güzel bir şehir. Bana her yere gitmememi söylediler ama ben şehrin her noktasını gezdim. Diyarbakır halkı ile sohbet ettim.Diyarbakır halkı çok misafirperver. İyi insanlar. Neyse Kolordu'dan bizi helikopter ile Şırnak'a gönderdiler. Tümen'e indik. Tümende beni ve ailemi şimdi İzmir Valisi olan Şırnak Valisi Cahit Kıraç karşıladı. Vali Bey tanıdığım en iyi insanlardan biri. Yiğit adam. Burada da bir kaç gün kalacağımız söylendi. Eşimi ve kızımı bir Vali Yardımcısı arkadaşımın evine bıraktım. Ancak burada bir şans doğdu. Beytüşşebap'a gidecek bir helikopter bulundu. Bir gün içinde yine hareket ettik.
İKİ DAĞIN ARASINDA ORDU KAYBOLUR
Diyarbakır'dan Şırnak'a, oradan da Beytüşebap'a giderken ki ben de ilk kez bir helikoptere binmiştim. Uçak seyahatinden çok farklı. Manzara daha iyi görülüyor. Helikopterdeyken yerde hiç terörist görmedim. Manzara muhteşemdi. Oradaki dağlar hem muhteşem, hem de ürkütücüydü. İki dağın arasında bir ordu kaybolabilir.
Bu sorunu siyaset kurumu çözebilir mi?
PKK bağımsız bir kuruluş olsa siyaseten elbette çözülür ama bu örgüt bağımsız değil ki. Emperyalistler,tarafından kullanılıyorlar. Size şunu söyleyebilirim. Osmanlı döneminde Ermeniler sadık tebaaydı. Başta Rus'lar olmak üzere emperyalistler tarafından kullanılarak bize saldırdılar. 
SİYASET ÇÖZEMEZ
Kürt sorunu da öyle kendinden bağımsız bir durum olamadığı için Siyaset yolu ile bi sorun çözülmez. Devletin birinci görevi vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak ve onu teminat altına almaktır. Bu bakımdan eline silah alanları etkisizleştirmeli Bu da öyle. Kuzey Irak'da resmen olmasa da fiilen Kürdistan'ı kurdurdular. Türkiye'deki Kürt Bölgesi ile Suriye'deki Kürt bölgesi de eklendikten sonra Uydu Bir Kürdistan kurdurulacak. Bu bakımdan siyaset kurumunun bu sorunu çözmesi mümkün değil.
RADYO BİLE ÇEKMİYOR
Ben Beytüşebap'a gittiğimde elektrikler kesilmişti. Su içilebilir özelliklerde değildi. Korumlar ilçe dışındaki bir kaynaktan bidonlara doldurup eve su getiriyorlardı. Radyo bile çekmiyordu. Devlet Türkçe haber dinletememiş oradaki insanına. Türkçe yayın yapmadığın insandan devlete bağlılık beklemişiz. İlk gittiğimde tabur komutanı yoktu,  beni karşılayan yüzbaşı aynı zamanda kaymakamlığa da vekalet  ediyormuş. Bir yatılı bölge okuluna gittim duvarlarda terör örgütünün propagandaları yazılıydı.Okul Müdürüne sordum 'Neden böyle,niçin bu durumu bildirmedin'diye sordum. Kaymakama bildirdiğini söyledi. Benden önce görev yapan arkadaş, Okul Müdürüne 'Sen işine bak, bu işlere karışma' demiş. Yorumu nasılsa, görevini de öyle yapmış. Herkesin çorba içmesi nasıl farklıysa görev anlayışı da demek ki öyle oluyor.
KIZIM KORMASIN DİYE ONUNLA OYNUYORDUM
Kaymakamlık konağı roket saldırılarıyla adeta harabeye dönmüş. Yaşanılacak bir mekan değildi. Geçenlerde saldırıya uğrayan Kaymakamlık konağı anlaşılan yeni yapılmış. Biz Polis lojmanlarındaki bir binanın 2. katında yaşadık. Geceleri silah sesleri eksik olmuyordu. Kızım Ceren o tarihlerde daha iki yaşındaydı. Korkmasın diye 'Bak kızım şimdi pat pat atılacak'diye kandırıyor. Onunla oyunlar oynuyordum.
BÖLGEYİ BİLMİYORDUM
Bölgeye çok hazırlıksız gittim. Bölge ile ilgili hiçbir şey bilmiyordum. O yıllarda PKK'nın Şırnak'ı ele geçirmek için yoğun saldırıları vardı. Beytüşşebap'a gittiğim il gün yüzbaşı şehrin kırsalına çıkmamamı önerdi. Dürbünle bakıldığında dağdaki hareketliliği görebileceğimi söyledi. Dürbünle baktığımda dağdaki teröristleri gördüm. Devletin bunları neden etkisiz hale getirmemiş olmasına şaşırdım.
EVLERDE ÖZAL'IN RESİMLERİ VARDI
Görevde kaldığım süre içerisinde sık sık ev ziyaretleri yaptım. Gittiğim evlerde Rahmetli Turgut Özal'ın resimleri duvarlarda asılıydı. 'Neden' diye sordum. 'Seviyoruz' diye yanıtladılar. Rahmetli Turgut Özal ile bölge halkı arasında bir bağ kurulmuştu aslında. Belki o zaman bu sorun çözülürdü.
GÖZÜ KARAYIM, GÖREV VERİLİRSE YİNE GİDERİM
Beytüşşebap'a gittiğimde  ilçe merkezinden ayrılmamam konusunda sık sık telkinde bulunuldu. Ama ben gözü kara bir adamım her köye gittim. Özellikle geceleri oradaki aşiretleri ziyaret ettim. Bir gün Valimiz bana uyarı yazısı gönderdi. Beni korumak için yapıyordu bunu biliyorum. 'Benden izin almadan köylere gitmeyeceksin' diye yazıyordu. Dinlemedim tabi gitmeye devam ettim. Birkaç kez ataş altında kaldım. Aracım kurşunlandı. Valilik il merkezine araçla gitmemizi yasakladı ama ben inadına hep araçla gittim. Zaman zaman benim de korku hissettiğim anlar olmuştur. Bu durumda görev verilirse yine giderim. İl ya da ilçeyi bildiğim yöntemlerle yönetirim.
Bu sorun nasıl çözülür?
Bu orun düzenli orduyla çözülecek bir sorun değil. Eğitimsiz askerleri o bölgeye gönderiyoruz. Bu durumda çözüm de mümkün olmuyor.
GERİLLA YÖNTEMİ UYGULANMALI
Daha önce de söylediğim gibi iki dağın arasında bir koca ordu kaybolur diye. Özel eğitim almış, gerilla yöntemleriyle savaşabilen profesyonel birliklerle mücadele etmeliyiz. Sorun ancak bu şekil de çözülür. Böyle yaparsak kayıplarımızda azalır. Emperyalistler, bu işi önce federasyona sonra da kürtlerin bağımsızlığına kadar kötürecekler. Durum bu derece ciddi aslında. Devlet bize bir ilçeyi emanet ediyor ama hiç bir zaman bizim orada yaşadıklarımızla ilgili fikrimizi sormuyor. Terör örgütünü ancak onun savaş taktiği ile yenebiliriz. Düzenli ordu ile bu işin olmayacağı anlaşılmıştır. Devletimiz de bu gerilla taktiğini uygulayasilen profesyonelele bırakmalıdır.
Yine giderim
Beytüşşebap'a gittiğimde  ilçe merkezinden ayrılmamam konusunda sık sık telkinde bulunuldu. Ama ben gözü kara bir adamım her köye gittim. Korku hissi oldu zaman zaman. Ama görev verilirse yine giderim. İl ya da ilçeyi bildiğim yöntemlerle yönetirim.
Okul zamanı
Ragıp Göker'in "Mülkiyeliler için ''Solcudur''derler. Ya siz?" sorusunu ise Vali Yardımcısı Genç, şöyle yanıtladı: Ben hiç solcu olmadım. Bunu söyleyebilirim. Mülkiye'ye 1980 yılında kaydolduğum için okulda da zorluk yaşmadığımı söyleyebilirim. Mülkiye'ye girmeden önce bir yıl Dil ve Tarih'te okudum. !9 Mayıs Spor Akademisine de kayıt yaptırdım ama orada okumadım.
Mesut Taner Genç kimdir?..
Mesut Taner Genç, 1957 yılında Hatay İli Reyhanlı İlçesi'nde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Reyhanlı'da tamamladı. 1980 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1984 yılında mezun oldu. 
1987 yılında girmiş olduğu Kaymakamlık sınavını kazanarak 1988 yılında Gaziantep İli'nde Kaymakam Adayı olarak göreve başladı. İçişleri Bakanlığı'nın eğitim programı kapsamında 1989-1990 yılları arasında İngiltere'de bulundu. 
Sırasıyla, 1990 yılında Kayseri Sarız İlçesi Kaymakam Vekilliği, 1991-1993 yılları arasında Sivas Gölova, 1993-1995 yılları arasında Şırnak Beytüşşebap Kaymakamlığı yaptı. 1995-1997 yılları arasında Mardin Vali Yardımcılığı görevinde bulundu. 1997-2003 yıları arasında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nde Şube Müdürü ve Daire Başkanı ve 2003-2008 yılları arasında Ankara Vali Yardımcılığı görevinde bulundu. 2008 yılında Samsun Vali Yardımcılığı'na atandı. 
İngilizce bilen Mesut Taner Genç, evli ve üç çocuk babasıdır. 
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10