• BIST 75.994
  • Altın 128,893
  • Dolar 3,4247
  • Euro 3,6383
  • Samsun 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 2 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 6 °C
  • Giresun 6 °C
  • Amasya -3 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 6 °C
  • BİNLERCE DOLAR  LİSTEDE YOKMUŞ!
  • Memurun hatası hayatını kararttı
  • TEK SUÇLU ONLAR MIYDI?
  • BİNLERCE DOLAR  LİSTEDE YOKMUŞ!
  • Memurun hatası hayatını kararttı
  • TEK SUÇLU ONLAR MIYDI?
  • SEVGİLİNİZE ÖZEL OLDUĞUNU HİSSETTİRİN
  • YILBAŞI HEDİYESİ SEÇENEKLERİ
  • Stop grey nasıl kullanılır
  • Minoxidil siparişi nereden verilir
  • Elektronik sigara sipariş hattı
  • Ayak kokusuna ne iyi gelir?
  • MEME ESTETİĞİ SONRASI İZ KALIR MI?
  • Çocuklar için mükemmel oyuncaklar
  • Şarjlı iphone 7 kılıfları
  • İphone 7 plus kapakları
  • Çörek otu yağı kreminin faydaları
  • Chocolate slim nedir faydaları nelerdir

Barajlar Alarm Veriyor

ŞÜKRÜ KARAMAN

Gazeteler günlerdir mega kent İstanbul’daki barajların alarm verdiğini, yakın gelecekte susuz günlerin başlayacağını yazıyor.

İstanbul barajlarında geçen yıl yüzde 60’lar düzeyinde olan doluluk oranı bu yıl yüzde 30’lara kadar düşmüş. Bir hayli gerileme olmuş.

Sadece İstanbul değil kuraklıkla karşı karşıya olan. Anadolu’nun bir çok yerinde aynı tehlike söz konusu. Hatta su zengini olarak bilinen Karadeniz’i bile tehdit ediyor yağışsız hava. Yanılmıyorsam Samsun’da da zaman zaman susuzluk  gündeme geliyor.

Malum bu yıl Sonbahar oldukça sıcak, hatta mevsim ortalamalarının bir hayli üzerinde geçti. Hali ile sıcaklıktan ötürü yağmura, suya hasret toprak ve barajlar.

Yazıyı yazarken telefonuma “Kış kapıda, soğuk günler başlıyor” başlıklı haber düştü.  Bu haber yağmur bekleyenlerin yüzünü güldürdü sanırım.

Her ne kadar kış  geç gelirse yoksul, garibanın bütçesine o kadar dokunmuyor. Çünkü yakacak parası ateş pahası. İşin bir de bu yönü var.

Ancak kuraklığın devam etmesi tarım, susuzluk için gelecek günler için ciddi tehlike.  O nedenle meteorolojinin açıklamaları sevindirici.

Aslında son yıllarda küresel iklimle beraber su varlığı da giderek azalıyor. Bu azalmadan Türkiye de payını almaya başladı.  Su zengini olarak tanınan ülkemizde artış gösteren kuraklık su kaynaklarını tüketiyor.

 “Türkiye su fakiri bir ülke değil”  görüşü yaygın olsa da bu sözün çok anlamı kalmadı artık. Korkarım böyle giderse ileriki dönemlerde suya muhtaç  ülke konumuna gelecek.

Türkiye’de yılda kişi başına 1.519 metreküp su düşüyor. Eğer kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1000 metre küpten azsa o ülke  “su fakiri” ülkeler kategorisinde yer alıyor. Yıllık kişi başına düşen su miktarı 8 bin metreküpten fazla olan ülkeler “su zengini” olarak kabul ediliyor.

Yoğun nüfus artışı ile birlikte su ihtiyacı da giderek artıyor. Türkiye nüfusu 100 milyona ulaşınca kişi başına su varlığı 1200 metreküp düzeyine gerileyecek, “su fakiri” bir ülke konumuna düşecek.

TEMA’nın (Türkiye Erozyonla Mücadele , Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) verilerine göre, dünyada çalışan nüfusun yarısını oluşturan 1.5 milyar insan su ile ilgili ya da tamamen suya bağımlı sektörlerde çalışıyor.

2025 yılından itibaren 1.8 milyardan fazla insan su kıtlığı ile karşı karşıya kalacak, gelecekte ülkeler su için birbirlerine saldıracak.

Su kıtlığının oluşmasında tek neden küresel iklim ve nüfus artışı değil. Bilinçsiz kullanım, kirlilik su kaynaklarını kurutuyor.

Tarımda suyu verimli ve akıllıca kullanamıyor Türkiye.

Sulanan alanların yüzde 97’sinde yüzeysel sulama yöntemi kullanılıyor. Oysa atık suların arıtılarak kullanımı, damla ve yağmurlama gibi modern yöntemler var. Bu yöntemlerle su tasarrufu sağlanabilir.

Suyun tükenmesine yol açan bir diğer neden de kirlilik. Eskiden bardaklara doldurup kolaylıkla içebildiğimiz nehir suyunun yanına kirlilikten, kokudan yaklaşılmıyor.  Eskiden temizliği ve berraklığı ile nam salan Menderes, Ergene, Sakarya, Gediz nehirleri kirlendi.

Tarımsal ilaçlar ve böcek öldürücüler nehirleri zehir yuvası haline getiriyor. Sanayide kullanılan suyun büyük bir bölümü arıtılmadan doğaya bırakılıyor. Yine belediyelerin büyük çoğunluğunda arıtma tesisi bulunmuyor.

Dünyadaki temiz suyun yüzde 75’inin ormanların beslediği havzalardan geldiği dikkate alınırsa, ormanların ne denli önemli olduğu ve canımız gibi korumamız gerektiği açıkça görülüyor.

Ne yazık ki yaşamsal işlevi olmasına karşın, ormanlar yakılıyor, imara açılıyor. Sonucunda kuraklık yaşanıyor,  su kaynakları kuruyor.

Yağmurlu günler başlasa, kış kapıya dayansa da gelecek adına su kaynaklarını, ormanı, doğayı gözümüz gibi koruyup, yaşatmamız lazım. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10