• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 14 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Ordu 14 °C
  • Sinop 15 °C
  • Giresun 14 °C
  • Amasya 8 °C
  • Rize 13 °C
  • Trabzon 16 °C

Başkan Yılmaz metal yorgunluğu yaşıyor olabilir..

A.YENER CABBAR

Son zamanlarda Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın gözle görülür enerji kaybı, hiç bir şey yapmak istemiyormuş gibi verdiği görüntü; metal yorgunluğu olabilir mi?..
Ya da Bütünşehir'e hakim olamama, yetememe bir performans düşüklüğüne mi yol açtı?..
İrdeleyelim..
Metallerde ortaya çıkan yorgunluk, yıpranmışlık; insanlarda da farklı bir şekilde ortaya çıkabildiği bir gerçek..
Bilim adamları ve toplum mühendisleri bunu şöyle vurguluyor; 
"Metal yorgunluğu sürekli olarak tekrarlanan hareket ve titreşimlerin yarattığı bir şey. 
Şöyle ki; Yorulmuş metaller daha küçük kuvvetlerle kopabilir, kırılabilir. 
Ve bir örnek..
"Bir metal teli sağa sola sürekli bükerek belli bir noktasından koparabilirsiniz". 
Bu kavramın en önemsendiği yer ise uçaklardır. 
Uçağın gövdesini oluşturan muhteşem metaller zaman içinde kendi kendine gevşeyip vasıflarını yitiriyorlar. Eskiyor ve kullanılmaz hale geliyorlar.
Mesela 1950'lerdeki uçaklar 'motor aksamı iyi olsa da 'gövdelerinde zincirleme yırtılmalar' meydana gelebileceği endişesiyle kullanılmaz, ıskartaya ayrılır..
Yani iş göremez olur.. 
Peki bu insanda nasıl oluşur.. 
Uzmanlar insanların 'enerjilerini kaybetmesini de metal yorgunluğu ile açıklıyor'.. 
Bazı başarılı insanlar aynı 'uçak gibi', "ruh yani metal yorgunluğuna" teslim olabiliyor... 
Hastalanmıyorlar, fiziki değişimleri çok farklılaşmasa da eski performansları olmuyor..
El attıkları işlerdeki 'aksilikler' bunu tetikliyor ilk başta.. 
Ama bu sürecin öncesi var.. 
Metal yorgunluğu yaşayan kişiler önceleri olağanüstü bir çalışma temposu ortaya koyuyor..
O dönem en parlak oldukları yıllardır....
Yeni bir uçak gibi.. Kusursuz bir işleyiş ve tempo..
Beğenilsin, beğenilmesin.. Kabul edilsin edilmesin. Ben yaptım oldu desin, demesin.. Kamuoyunun fikrini sorsun, sormasın..
O üstün çalışma temposu takdir topluyor ilk başta.....
Medyada sık yer buluyorlar..
Onların yaptıkları olumlu ya da olumsuz manşete taşınıyor.. 
Her tavrında 'O bilir işini' deniliyor.. 
Eee haliyle bir süre sonra çevresinde 'sen iyisini bilirsin' diyenler de  oluşmuyor değil..
İşte bu dönemde yorgunluğu başlatan ilk emareler ortaya çıkıyor.. 
Sen en iyisini yaparsın sözleriyle 'egoya pompa yapıyorlar'..
Yalakalar öyle bir zırh örüyor ki; dış temas neredeyse sıfır boyutunda.. 
Hapşırsa 'hep bir ağızdan çok yaşa' diyorlar..
Ve olmazsa, olmaz..
Eleştiriler gelmeye başlıyor...
Ama vız gelir tırıs geçer.. 
Onlar tu kaka..
Başkan çok yaşa..
O eleştiri yapanlar lanetli kişiler..
Yeni bir aşama başlıyor. Eski yaptıklarınla övünme, yeni yapacaklarındaki 'umursamazlık', tek başına karar alma dönemi.. 
Evet her başarılı insanın başına gelen 'onun da başına geliyor zamanla'..
Zaaf ortaya çıkıyor.. 
Her türlü kararı kendi başına alıyor. Katiyen yanlış yapmadığına inanıyor ve inandırılıyor..
Çevresindekiler hep iş başında..
'Çok iyi düşünmüşsünüz efendim'...
Ne güzel kilo vermişsiniz, fit olmuşsunuz..
Her dediklerinde 100 gram verse, eksi  100 kilolarda olması gerekir ama 'hoş geliyor kulağa'...
Ve son aşama.. 
Uyarı yapanların hepsi düşman, kıskanç..
En ufak bir eleştiriye bile tahammül kalmıyor zamanla.. 
Çabuk kırıyor, kolay sinirleniyor bir hal alıyor..
Mahkeme kararları 'dur yapamazsın' dedikçe, gardı düşmeye başlasa da; ego geri adıma fırsat vermiyor.. 
Ruh patlaması performansın düşmesini tetikliyor.. 
İş yapamamak, bundan dolayı eleştirilmenin üzerine bir de 'seller, ıslah edilmeyen dereler, aksi mahkeme kararları, bu insanları iyice kızdırıyor.
Zira ego şişmesi, ben yaptım olur, sen yaparsan muhteşem olur kaçınılmaz metal yorgunluğunun son belirtileri olarak ortada artık.. 
Şahsi fikrim ve yorumumdur ama Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz da metal yorgunluğu benzerliklerini fazlasıyla görüyorum..
İlçelerde 'beklediği çalışmayı yapamaması'..
Her geçen gün bir ilçenin SOS vermesi..
Sahil yolundaki mahkeme kararları..
Ortada gözle görülür ''Prestij projelerin' olmaması..
Yılmaz'ı bir hayli yordu..
Aynı şeylerin tekrarıyla uğraşmakta olabilir belki ama...
Büyükşehir'in 'kasa durumu iyi değil' sözünü de 'ilk kez duydu' bu kent..
Sanki 'Bütünşehir'de hizmet patlaması bekleyenlere' para yok ki mesajı vermek gibi bir şey..
Eğer bu metal yorgunluğu değilse; durum daha da ciddi..
Buna son safha diyorlar....
'Benden buraya kadar' sendromu..
Samsun işte böylesine bi durağanlık yaşıyor..
Bilmem farkında mısınız?..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10