• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 9 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 22 °C
  • Ordu 10 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 12 °C
  • Amasya 19 °C
  • Rize 11 °C
  • Trabzon 9 °C

Ben sana gazeteci olamazsın demiyorum ki?

HAKKI YEŞİLYURT
Madem öyle. Yine Mevlana ile başlayayım.
"Bildiğin karşındakinin anlayabileceği kadardır."
Maalesef Ragıp Ağbi ile yaşadığımız polemik, pehlivan tefrikasına döndü. Altyapının Çöküşü (3) başlıklı son yasızını okuyunca, onun adına üzülmek bir yana, beyhude bir çaba ile cebelleşmenin anlamsızlığını bir kez daha gördüm. 
     Benim ki, köre renklerini anlatmaya çalışmak gibi bi'şeymiş.
     Vardığım nokta o.
*                   *                         *                       *                       *
Yapma! Günaha girme.
"Bu işi bir tek ben bilirim" demeye getirmedim hiç.
Haşa!
Asla ve kat'a...
Böyle bir iddiada bulunmak bir yana imada bile bulunmadım.
Ama görüyorum ki, senin anlamak istediğin o; beni bataklığı çekmek.
Bu oyuna aklımın zekatı bile gelmez!
Yanılıyorsun.  
Yaşım genç sayılır ama sandığından tecrübeliyim.
*                        *                               *                                 *                           *
"Ben yetenekli ve becerili spor adamlarının olduğuna inanıyorum. Hakkı bunun aksini söylüyor. Samsun'da kimsenin bu billgi ve beceride olmadığını savunuyor" diyorsun ya Ragıp Ağbi; işin derinliği neymiş onu anlamadım girişi ile...
Anlamamışsın.
Anlayabilmiş olsaydın eğer; artık başarıya giden yolun "TOPLAM KALİTE"den geçtiğini, teknik adam performansının tek başına yeterli olmadığını öğrenmiş olurdun.
Teknik beceri ile birlikte;
İdari/Ekonomik/Fiziki koşullar/Kulüp modeli vs. gibi parametrelerinden...
Sadece bir parametre (Teknik adam) değil.
     *              *              *              *                         *                          *
Senin yapmaya çalıştığın "Şark kurnazlığı" Ragıp Ağbi.
Samsun'da ki teknik adamların duyguları üzerinden beni vurmaya çalışmak. 
İdmanlıyım.
    Daha öncede benzer bir maniplasyonla TÜFAD'ın uzun ama içi boş bir basın açıklamasına muhattap kalmıştım.
    Gülüp geçmiştim sadece.
    *                          *                               *                                  *                          *
    Samsunspor'da görevlendirmelerin ahbap-çavuş ilişkisi ile yapılmasından şikayetçisin; hemen herkes gibi...
     Ben de!
    Hatta bir dönem "Aynı kontenjanla" görev yapan bir isim olarak. (2006-2007 sezonu)
    Dönemin Kadıköyspor Başkanı ve Samsunspor alt yapı yöneticisi Arif Kosif'e yakınlığım nedeniyle...   
    Yoksa keramet gördüklerinden değil.
    Bunda sorun yok.
    Ama ne öncesinde ne de sonrasında demeye çalıştığın gibi hiçbir benzer arayışım ve enerjim olmadı.
    Olmaz da...
    Olsa inan ki, bunu yapabilecek güç ve çevreye fazlasıyla sahibim.   
 
*                                    *                                  *                                               *
37 yıldır meslekte, 28 yıldır da spor yazıları yazıyormuşsun.
     Kendi ifaden.
     Niye buna gerek duydun ki?
     Hiç ihtiyacın olmadığı bir ifade bu.
     Bu şehrin saygınlığı en fazla gazetecilerinden birisin sen.
     Kimsenin iltifatına da ihtiyacın yok.
     Ben sana gazeteci olamazsın demiyorum ki; -ki, çok değerli bir gazeteci olduğun yönündeki fikrimi iyi bilirsin- ben sana sadece futbol alt yapısından anlamıyorsun diyorum.
*                      *                            *                                *                         *
Sen diyorsun ki; Samsun'da alt yapı çöktü.
Ben diyorum ki; Başkalarının yanlışı ve eksikleri ile Kadıköyspor'u da vurma. Çökmedi; delili, Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi sitesinin açıklaması; 2012-2013 futbol sezonunun Türkiye'de ki en başarılı kulübü Kadıköyspor oldu.
Sen diyorsun ki; Kadıköyspor'u öne sürerek kendine rant elde etmeye çalışıyorsun. Bu işi sadece kendinin bildiğini söylüyorsun.
Ben diyorum ki; Böyle bir şey söylemiyorum, ama sözlerimin o noktaya çekilmeye çalışıldığını görürken; "Pes doğrusu" demekten kendimi alamıyorum.
Sen diyorsun ki; Samsun'daki teknik adam yetkinliği bu sorunun çözümünü sağlar.
Ben diyorum ki; Yetmez. Yetmesi için diğer etmenlerin de günün şartlarına hitap edebilir noktaya gelmesi gerekir. Onun adına da toplam kalite deniyor.
Sen diyorsun ki; ahbap-çavuş ilişkisi bu hastalığın nedeni.
Ben diyorum ki; Salt nedeni değil. 
Sen ağaçlarla ilgileniyorsun.
Ben ormanla.
Dolayısıyla anlaşamıyoruz.
Not : "Benden buraya kadar" demiştim bu mevzuyla ilgili son yazımda. Lafımı yedim! Yine yazdım. Mecbur bırakıldım. Meram başka yollara çekilmeye çalışıldığı için. "Belki de anlatamamıştım." Bu anlaşılır umarım.  
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10