• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Ordu 11 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 5 °C
  • Rize 11 °C
  • Trabzon 15 °C

Bende bir Madencinin Çocuğuyum…!

TEKİN AKIN

Benim babam maden işçisi idi, çocukluğum, ilk ve orta tahsilim Zonguldak’ta geçti.

            Babam her gün dört yüz metre yerin altına girmek zorunda olduğunu söyler ve bizlerin de mutlaka okuması gerektiğini anlatırdı.

            Bizlerde babamın bu öğütlerinden etkilenmişiz ki, hepimiz okuduk ve madencilik dışında mesleklerin sahibi olduk.

                                                           * * *

            Maden de çalışanlar, ya grizo patlaması veya göçük altında kalarak ölürler, ya da bu kazalardan ölmeden emekli olma şansını yakalarlar.

            Ama bu defada sağlıkları elden gitmiş olur.

            Solunum yolu hastalıkları, akciğer hastalıkları, gırtlak kanseri, madenden emekli olanların kaçamadığı, kurtulamadığı hastalıklardır.

                                                           * * *

            Karaelmas dedikleri taş kömüründen adını almış Karaelmas mahallesinde geçti çocukluğum.

            Mahallemizin tam karşısında ki tepenin yamacında, Çaydamar adı verilen maden ocağı vardı, babamda o çaydamar ocağında çalışmıştı.

            12 ya da 13 yaşlarında iken, Çaydamar maden ocağındaki bir grizo patlamasında, babamın da ocakta olduğu ve sağ kurtulduğu bir kazayı bu günkü gibi hatırlıyorum.

            Aradan 57 yıl geçmiş, Zonguldak’taki madencinin ve madenci ailelerinin kaderi değişmemiş, ne kadar acı değil mi?

                                                           * * *

            On gündür içimiz yine kan ağlıyor, inanın benim içimde kan ağlıyor. Babamın iş elbiseleri, akşam işten geldiğinde yüzündeki kömür karaları gözümün önünden hiç gitmiyor.

                                                           * * *

            Güvenlik önlemlerinin çok da ciddiye alınmadığını bildiğim bu iş kolunun kurbanlarının, bu kadar riskli işlerinin karşılığında aldıkları maaşları da inanın komik denecek kadar azdır.

            Namerde muhtaç durumda yaşamaktadır diğer emekçiler gibi madencilerde, ben bunu çok iyi biliyorum.

                                                           * * *

            Böylesine önemli ve riskli bir iş kolunun, maden ocaklarının amacı sadece kar olan anlayışlara satılmasının manasını anlayamıyorum.

            Devlet terbiyesi ve devlet ciddiyetinin himayesinde olması zorunlu olan bir iş koludur madencilik.

            Sadece rahmet dileyip, ailelerine sabır dileyip, geçiştirilecek bir şey değildir madende çalışanların hayatları!

            Yüzlerinde kömür karası ile işten çıkan ve kim olduklarını tanımakta zorluk çektiğiniz o insanları yakından gördüğünüz de içiniz parçalanır.

            Denetleme denilen sisteminde, denetlenmesinin zorunlu olması gereken bir iş koludur madencilik.

            Arabanızın sigorta zorunluluğu vardır, güzel bir bacağın sigortalanması akla gelir de, madencinin hayatının pek sigortası var denilemez.

            Benim babam, göçükten, grizo patlamasından kurtuldu ama gırtlak kanserinden kurtulamamıştı.

            Babamı ve tüm madende can verenleri rahmetle ve saygı ile anıyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10