• BIST 109.657
  • Altın 156,071
  • Dolar 3,8739
  • Euro 4,5733
  • Samsun 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 16 °C
  • Ordu 13 °C
  • Sinop 12 °C
  • Giresun 13 °C
  • Amasya 9 °C
  • Rize 13 °C
  • Trabzon 13 °C

“Benim Kızım Okuyacak”

ŞÜKRÜ KARAMAN

Zordur kız çocuğu olmak. Her an taciz, şiddete uğrama, küçük yaşta evlendirilme, okula gönderilmeme gibi toplumsal tehlike ve aile baskısı ile karşıyadırlar.

Eğitim düzeyinin düşük, tutucu aile bağlarının yaygın olduğu ülkelerde kız çocukları erkeklere göre her daim çok geridedir. Birer evlat değil, sanki meta olarak değerlendirilir gelişmemiş, eğitim almamış aile ve toplumlar tarafından.  Eğitim alsalar, okula gönderilseler aralarından dünya liderleri bile çıkacaktır. O denli zeki, başarılıdırlar. Ama onlara bu hak tanınmaz,  önleri kesilir, engellenir, eve hapsedilir.

Uluslararası, eğitimler, kampanyalar yürütülse, mücadele edilse de kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmeleri, eğitimden yoksun bırakılmaları,  özellikle şiddet görmeleri, öldürülmeleri hız kesmeden devam ediyor dünyada. İşte böylesine çileli yaşamları vardır o küçük gülen gözlü yavruların.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’deki  (BM)  girişimleri sonucu  11 Ekim 2012’den bu yana “Dünya Kız Çocukları Günü” olarak kutlanıyor. Kız çocuklarının yaşadığı olumsuzluklara dikkat çekmek, çözümüne katkı sağlamak amacıyla her yıl 11 Ekim’de çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Ne fayda.

BM’ye bağlı kuruluşların yaptığı araştırmalar kız çocuklarının dramını, içinde bulunduğu açmazı  dünyaya gösteriyor.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’na (UNFPA) göre, son 15 yılda haklarında iyileştirmeler gerçekleşse de kız çocukları, gelişmekte olan ülkelerde hala olumsuz koşullar altında yaşamını sürdürüyor.

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verileri ise daha karamsar bir tabloyu gözler önüne seriyor. Buna göre, dünyadaki  1.1 milyar kız çocuğundan 62 milyonu okula gitmiyor. 6 ila 11 yaşlarındaki 16 milyon kız çocuğu ise okula bile başlayamıyor.

Asıl korkunç olan, dünyada her 10 dakikada bir kız çocuğunun gördüğü şiddetten ötürü yaşamını yitirmesi.  Ölüm nedenlerinin başında AIDS geliyor. Bu da küçük yaştaki kız çocuklarının cinsel meta olarak kullanıldığını kanıtlıyor.  Yine gördüğü şiddetten dolayı intihar edenlerin sayısı da hayli yaygın.

Kız çocuklarının en büyük kabuslarından biri de aile baskısı ile 18 yaşından önce evlendirilmeleri. Dünyada 15-19 yaş aralığındaki her 7 kızdan biri zorla evlendiriliyor. Gelişmekte olan ülkelerde her 3 kızdan biri 18 yaşına gelmeden evlenmek zorunda kalırken, her 9 kızdan biri 15 yaşından küçük evlendiriliyor.

Ülkemizin de en büyük kanayan yarası olan “çocuk gelinler”  çoğunlukla fiziksel ve cinsel şiddette uğruyor, babası, hatta dedesi yaşındaki sözüm ona adamlarla bir ömür geçirmeye zorlanıyor, eğitimden uzaklaşıyor.

 UNICEF’e göre, dünyada 18 yaşından önce evlendirilen 700 milyon kadın var. Bu kadınların 125 milyonu Afrika’da yaşıyor. Kız çocukları çalışma yaşamında etkin şekilde faaliyet gösteriyor. Her türlü güvenceden yoksun, çok düşük ücretle ter akıtan kız çocukları küçük bedenleriyle ailesine katkı sağlıyor.

BM’nin verileri çocuk gelin gerçeğinin  gelişmemiş veya gelişmekte olan, yani ekonomik alanda dünya düzeyine ulaşamamış ülkelerde görülmesi  eğitimde, kültürde, sosyalleşmede ne denli geride kaldıklarını gösteriyor.

Kız çocuklarının eğitimden yoksun bırakılması, küçük yaşta zorla evlendirilmesi, şiddette uğraması, öldürülmesi  genelde doğu ve Afrika ülkelerinde yaygın olsa da aslında dünyanın ortak sorunu. İşte BM bu dramı, acıyı, ölümü, eğitimsizliği ortadan kaldırmak için mücadele ediyor, çabalıyor. Ancak, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde sorunun devam etmesi insanın içini acıtıyor.

Tam da bugünlerde TBMM’de görüşülmekte olan il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisini öngören yasa tasarısının görüşülmesi bir hayli anlamlı.  Şurası gerçek ki,  yasanın çıkması ile birlikte toplumsal sorun haline gelen çocuk gelinlerin sayısı hızla artacak.

 Çocuk yaşta evliliklerin Anadolu’da yaygın olduğu aşikar. Sokakta oynaması, okulda eğitim görmesi gereken yaştaki kız çocukları birer eşya, mal gibi satılarak babası, hatta dedesi yaşındaki erkeklerle evlendiriliyor. Evliliklerin çoğu da aile faciası ile sonuçlanıyor.  Yasanın hayata geçmesiyle bu anlayıştaki anne ve babalar daha cesaretlenecek, kız çocuklarının evlendirilmesinin önünde hiçbir engel kalmayacak, kanayan yarayı adeta kaşıyacak.

 Yazık değil mi o kız çocuklarına. O kadar tepkiye rağmen siyasi iktidar çocuk gelinlerin yaygınlaşmasını yol açacak yasada inat ediyor. Çocukların yeri evlilik yuvası değil , eğitim göreceği, aydınlanacağı okullardır. Günün anlamlı başlığı gibi  “Benim Kızım Okuyacak” diyenler çoğalmalı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10