• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Samsun 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 17 °C
  • Ordu 12 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 12 °C
  • Amasya 7 °C
  • Rize 10 °C
  • Trabzon 15 °C

BİLİNÇ AKIŞI

EMRE SEVEN

İlk yazı...  Zor...  "İlk kitaplar hep ziyan olur ilk kitabı hiç yazmamak lazım" demiş Haldun Taner, Ferhan Şensoy'a.  Ziyan etmeden başlayalım.

İlk yazım için kelimeleri arıyorum Samsun sokaklarında...  Fonda rahmetli Yıldıray Çınar'ın güzel sesi.

Pastırma yazının Kasım'a inat getirdiği ılık hava, masmavi denizin güzelliği içimi ne kadar huzurla dolduruyorsa, güzel Samsun'un bu bina çöplüğüne dönmüş hali de içimi o kadar acıtıyor.

Ne yana baksam estetikten, şehir dokusundan, mimari bilinçten uzak hiçbiri birbirine zerre kadar benzemeyen beton yığınları.  Ne yana baksam biçimsizlik düzensizlik kimliksizlik...

Görmemişin arsası olmuş tutmuş üstüne bina yapmış misali bir inşaat yığını!

Eski fotoğraflarda gördüğümüz o güzelim yapılar ya harap bitap bir halde o biçimsiz binaların apartmanların arasında kaderine terk edilmiş ya da çoğunun yerinde yeller değil abuk subuk yapılar esiyor.  

En acı örneklerden biri, Atatürk heykelinin karşısındaki Kefeli Apartmanı. İşe giderken her gün Samsun'un ilk apartmanı olduğunu öğrendiğim bu binanın önünden geçiyorum ve her geçişimde hem güzelliğini seyrediyorum hem de o iki yanındaki beton yığını ucube arasına sıkışmış, bakımsız haline kahroluyorum sinirleniyorum.

Bir yandan da korkuyorum bir gün onun yerinde de bir ucube bulacağım ya da Şile Kalesi'nin Sünger Bob'a dönüşmesi misali bir restorasyon faciasına kurban gidecek diye.

Şimdi Garanti Bankası binası olarak kullanılan Osmanlı Bankası binası, Osmaniye Caddesi üzerindeki Borluoğlu Konağı, Gazi Caddesi üzerindeki eski konservatuar binası gibi bir çok tarihi güzellik Kefeli apartmanına göre daha şanslılar. Ama yarın onları yerinde bulacağımızın garantisi var mı?

Eski yapıların şimdikilere göre çok daha estetik olmasından çıkarılacak çok ders var.

Demek ki o zamanki teknolojinin alet edevatın kat kat fazlasına sahip olan bizler ne yazık ki o dönemki vizyona sahip değiliz. İnşa edilen her yapının şehrin havasını olumlu ya da olumsuz değiştirdiğinin bilincine var(a)mıyoruz. İşin daha acı tarafı ise tarihi yapıların şehrin kimliği, yaşanmışlığı olduğunu, onlara vurulan her darbenin şehrin tarihine de vurulduğunu ya fark edemiyoruz ya da önemsemiyoruz. Muhafazakarlığımıza toz kondurmuyoruz ama tarihi yapılarımızı yeni bina hevesiyle bir anda tozla duman etmekten çekinmiyoruz.

Bizler bir bakıma şanslıyız.  Eski Samsun'un güzelliğine tanık olacağımız üç beş yapıyı dünya gözüyle gördük. Peki bizler, bizden sonraki nesillere şehir olarak ne bırakacağız? Bu beton çöplüğünü mü?

Peki hiç mi güzel şey yapılmıyor canım? Tabi ki yapılıyor. Şehrin ortasındaki çöplükten, AVM de olsa!, gözümüze gönlümüze hitap eden insanların güzel zaman geçirebildiği bir mekana dönüşen Bulvar AVM belediyelerimizin bunu başarabileceğinin en güzel örneği.  Gelecek nesillere "eskiden ne güzelmiş" diye hüzünlenecekleri, Avrupa şehirlerine salya akıtacakları değil, "ne kadar güzelleşmiş" diye sevinecekleri ve yaşadıkları zamandan ve kentten gurur duyacakları bir Samsun bırakmak hepimizin dileği.

Velhasıl kelam;

Kentimizi de düşünelim.

Kendimizi düşündüğümüz kadar.

Saygılar!

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10