• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 4 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 5 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 2 °C
  • Giresun 3 °C
  • Amasya -2 °C
  • Rize 1 °C
  • Trabzon 5 °C
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

Bir Avuç Kömür İçin

ŞÜKRÜ KARAMAN

Soma’daki katliamın üzerinden iki yıl geçti.

13 Mayıs 2014’de meydana gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük iş cinayetinde 301 maden emekçisi ihmalkarlığın, yetersiz önlemlerin, aşırı kar hırsının kurbanı olarak yerin yüzlerce metre altında yaşama veda etmişti.

İki yıl geçti ama acılar dinmedi, emekçi ailelerinin hak arayışı yargıda hala sürüyor.

 Kömür ocağındaki yangında yüzlerce emekçinin yaşamı yitirmesi, geride acılı aileler bırakması, Türkiye’nin yüreğini dağlamış, gözyaşları sel olmuştu.

Soma ve hemen ardından Ermenek’teki iş cinayetleri madencilerin çilesini, yoksulluğunu, işsizlikten çaresizliğini,  denetim eksikliğini, yetersiz önlemleri, bunlara çanak tutan sarı sendikaların varlığını bir kez daha gündeme taşımıştı. Ne var ki aradan geçen iki yılda ortaya çıkan bu sorunlar varlığını hala koruyor, iş cinayetleri can almaya devam ediyor.

Dünyanın en zor mesleğidir maden ve kömür işçiliği.  Yerin yüzlerce metre altından kömür çıkarmak için girdikleri ocaklarda her an ölüm ile burun burunadır eli yüzü kömür karası ile kaplanmış maden emekçileri.

Orhan Veli’nin , ‘’Alnımdaki yüz karası değil kömür karası. Böyle kazanılır ekmek parası’’ diye tanımladığı maden işçiliği, kömür işçiliği en zor, zor olduğu kadar saygı duyulması gereken mesleklerin başında gelir.

Grizu patlamasından, ya da Soma’daki gibi yangından göçük altında kalarak yaşamlarını yitirmeleri veya sakat kalmaları maden işçilerinin yazgısıdır adeta.

Onlar bu yazgıyı, umarsızlıktan, işsizlikten bilerek, kabullenerek inerler yerin yüzlerce metre altındaki ocaklara, her an göçük altında kalma kaygısı ile ekmek uğruna sallarlar kazmayı.

Ölüm riski çok fazla olsa da başka şansları, seçenekleri yoktur onların kömür işçiliğinden gayrı.

Tek amaçları asgari ücret veya biraz üzerindeki maaşla ailesini geçindirebilmek, muhannete muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürebilmek, çocuklarının geleceğini garanti altına almaktır.

Zonguldak, Soma, Suluova, Divriği, Küre, Murgul, Tavşanlı, Simav ve yurdun diğer bölgelerinde başlarında baretleri, ellerinde fenerleri ile yüzü kömür karasına bezenmiş, yerin yüzlerce metre altında tüm gücü ile kazma sallayarak kömür çıkarırlar.

Beklenmedik bir göçük, yangın veya grizu patlaması yaşamlarını sonlandırır, geride gözü yaşlı eş, ana, baba ve çocuk bırakarak göçerler bu fani dünyadan.

Birlikte çalıştığı arkadaşının cenazesini ocaktan ağlayarak çıkarırlar, dönerler ocağa yine sallarlar kazmayı.

Soma devlet hastanesinin ön cephesindeki tabelada yazdığı gibi, çileli maden emekçileri ‘’Bir avuç kömür için, bir ömür verirler’’.  İşte bu söz acı gerçekleri tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Başka söze ne hacet.

İş kazaları öncelikli ve ihmal edilmemesi gereken sorunların başında geliyor.

Türkiye iş cinayetlerinde Avrupa şampiyonu. Ancak bu şampiyonluk hiç de sevindirmiyor, aksine utandırıyor.

Aldığı düşük ücretle yaşam zorluğu çeken, kayıt dışı çalışmaktan sosyal güvenlikten yoksun , taşeron olarak çalışmasından ötürü kıdem tazminatı ve ücretli izin hakkından yararlanamayan Türk emekçilerinden beşi, her gün cinayete dönüşen iş kazalarında yaşamını yitiriyor.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası İş Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı’nda Türkiye’nin Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer aldığı iş kazaları üzerine çeşitli görüşler, bildiriler sunuldu, değerlendirmeler yapıldı, yani bilinenler söylendi, o bildiriler, görüşler salonda kaldı.

 İş kazaları, bundan böyle yine can almaya acımasızca devam edecek.

Sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, çalışma koşullarının ağırlaştırılması, kayıt dışı istihdam iş kazalarına davetiye çıkartan olumsuz çalışma biçimleri.

Ülkemizde günde ortalama 5 emekçi bir türlü önlenemeyen iş cinayetleri sonucunda yaşamını yitiriyor, geride gözü yaşlı aile bırakıyor.

Gazetelerde her gün kadın cinayetleri ve trafik kazalarının yanı sıra iş kazalarında can veren emekçilerin haberleri de yer alıyor. İş cinayetleri artık kanıksandı, sıradan bir vaka haline geldi.  

Adeta bir canavara dönüşen iş kazalarında ölenlerin sayısı her geçen yıl artıyor. İş cinayetlerinin önlenemez yükselişi sürüyor.

En fazla iş kazası inşaat, tarım, orman ve maden iş kollarında oluyor.

Ülkemizde iş cinayetlerinin yüzde 90’nı taşeron işçi çalıştıran denetimden uzak kaçak iş yerleri ile kayıt dışı istihdamın yaygın olduğu küçük işletmelerde meydana geliyor.

Aslında iş kazalarının büyük çoğunluğu önlenebilir nitelikte. Ama aşırı kar hırsından, yetersiz denetimden, kayıt dışı çalışmadan ötürü canlar gidiyor.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10