• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • Samsun 26 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 32 °C
  • Ordu 26 °C
  • Sinop 25 °C
  • Giresun 23 °C
  • Amasya 27 °C
  • Rize 24 °C
  • Trabzon 24 °C

Bir kaç gündür o sözlere takıldım..

A.YENER CABBAR

Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, bürokrasinin hantallığından söz etti ya o günden beri düşünüyorum..
Biz dahil hemen hemen tüm basın bu konuyu Başkan Yılmaz'ın ağzından 'aynen aktardı'..
'Bürokrasi hantal'..
Aslına bakarsanız, ben daha çok bürokrasinin hantallığından değil de; görevini yapmadığından yakınıyorum..
Nereye bakarsanız bakın; bir ihmal bir öteleme var Samsun'da..
Dün manşetimizdi, ben de yazdım..
Sağlık kenti Samsun'da yoğun bakım krizi var, yer yok..
Otel furyası tamamlandı, otellerde o lüks odalar boş, ama yoğun bakımlar full kapasite..
Terme'de ölüm kavşağı biliniyor ama 'bizim karayolları hız limitleriyle uğraşıyor'..
Saathane'nin altında bir tarih yattığını bilmesine rağmen, Saathane projesi tartışmaları sürerken, ses çıkarmayan bir Kültür ve Müze Müdürlüğümüz var..
Hatta surların üzerine koca binanın dikilmesine izin veren belediyemiz bile var..
Samsun'a santral yapıldığından haberdar bile olmayan, basından öğrenen Çevre Müdürlüğü bile Samsun'da..
Saymakla bitmez..
Ama Büyükşehir Belediye Başkanı bürokrasinin hantallığından yakınıyor.. 
Hantal değil aslında, 'görmedim, duymadım, bilmiyorum' şeklinde görevlerini yapan bürokratlarımız var diyebiliriz..
Peki bürokrasi hantal olmasaydı ne olurdu?..
Bakın o zaman en çok yakınan da yine Yılmaz olurdu inanın..
Örnek mi?..
Mesela 'İlgili bürokratlar dev otelin sahil şeridine yapılmasına' karşı çıksaydı, o otelin temeli bile atılamazdı.. 
Bürokrasi mahkemenin durdurma kararının uygulanılması için diretseydi, o otelin açılışı yapılamazdı, dolayısıyla Başkan Yılmaz o açılışa katılamazdı.. 
AK Parti il binasının da olduğu bina Samsun kalesi surlarının üzerine asla yapılamazdı..
Müze Müdürlüğü, görmezlikten gelmeyip, 'hop burada yerin altında kalenin surları  var' deseydi, kanalizasyon yapılırken değil de, kendi kazılarıyla o surları ortaya çıkarsaydı, Saathane Projesi diye bir şey olmazdı.. 
Sahil yolu mahkemelik olmasına rağmen kıyının tahribine ilgili kurumlar göz yummasaydı, 'biz o yolu yapacağız' diyen bir Başkan vekili olabilir miydi?..
Protokol cami mahkemelikken, Tarım Lisesi'nin taşınmasına dönemin Valisi karşı çıksa, İl Milli Eğitim Müdürlüğü 'Burası okullar bölgesi diye' dirense, bugün iptal olan protokol cami projesinin yerinde okul hayatını ‘Gelemen’de değil, Atakum’da’ devam ettirmiş olacaktı..
Hele ki Samsun'daki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Tekkeköy'deki kirlenmeyi gösterip raporlar hazırlasa, o bölgede Cengiz Enerji'nin çaktırmadan santral döşemesine izin verilir miydi?..
Büyükşehir Belediyesi eğer, hantallıktan söz ederken, kendilerinin yaptığı gibi, mahkeme kararlarına rağmen 'ben yaptım oldu' mantığından söz ediyorsa başka..
Parkomat iptaline bile şip şak çözüm bulmak, yasalarla, mahkeme kararlarıyla 'oynamak' marifetse, onu bizim bürokrasiden beklemeyin..
Bizdeki dönem ve çalışma şekli şöyle..
300 tonluk azot tankı kapağı, ilçenin yetkililerine rağmen 'zemin kayması ve vinç yetersizliğine rağmen' denenir, 7 işçi kapağında altında kalır ölür ama 'o olayda ihmali olanlar' tek tek cezaevinden çıkar..
Terme'de 14 yaşındaki Kerem'e mezar olan kavşak ancak, kazalarda 'düzeltiriz' diye gündeme gelir, sonra unutulur..
Ucube binalar 'ilgili bürokratlara rağmen' tek tek yükselir ama 20 yıl sonra,  bir başka bürokrat çıkar 'o bina yetersiz denilebilir'..
Samsun kalesinin surları 'kanalizasyon çukuru yapılmak istenirken', müze müdürlüğü yetkilileri, artık vatandaşın da çıplak gözle gördüğü yer altındaki tarihe sahip çıkmak için 'şıp' diye ortaya ancak çıkar..
Biz de 'dönemler vardır', o dönemin bürokratlarının 'el ele kol kola, tartışmasız geçen süreleri, doğru, yanlış ortak akılları birlikte kararları' vardır.. 
Sadece zamandır 'o yanlışları ortaya çıkaran'..
Hantaldır, değildir, ihmaldir, yıllar sonra konuşulur..
O gün, ya da bugün 'kendi zaman diliminde', bir hoş sedadır sadece..
Yurt dışı gezileri, sohbetler, kafe muhabbetleri derken 'sorumluluk almadan geçen yıllar' Samsun'un kaderidir bir bakıma..
Hey gidi günler hey, ne güzel yıllar geçirmiştik sözleriyle biten görev süreleri vardır bu kentte.. 
Bazı bürokratlar için çiftliktir, dönem dönem bir başka deyişle.. 
Kimi için geçiş noktası, kimi için emeklilik 'noktasıdır' bu kent..
Mastır projelerin havada uçuştuğu, hayata geçemediği ama her koltuğa oturanın da 'tekrar tozlu raftan aldığı' dosyalarla zamanını dolduran, aslında bürokratı değil de, 'kaderi hantal' bir kenttir Samsun..
Atatürk'ün yüklediği o ağır 'kurtuluş kentinin' metal yorgunluğu mudur, değil midir bilmem ama..
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurtuluşuna imza atmış bu kent, kendi kurtuluşunda bu kadar 'hantal' onu anlamak güç..
Mütevaziliğinden olsa gerek..

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10