• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Samsun 5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Ordu 5 °C
  • Sinop 4 °C
  • Giresun 5 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 2 °C
  • Trabzon 6 °C
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Akademisyen hapiste, 'OMÜ İNCELEMEDE'
  • GELEN DE YEMİŞ GİDEN DE...
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Akademisyen hapiste, 'OMÜ İNCELEMEDE'
  • GELEN DE YEMİŞ GİDEN DE...
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası
  • Kaynak Planlamalarınızda ERP Çözümlerine Güvenin

BİR KULAKTAN GİDEN DİĞER KULAKTAN ÇIKMAZSA…

İSMAİL BAŞARAN

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar, ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.
Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: "Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."
Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.
Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.
Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.
Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.
Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:
"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.
SAMSUN’UN SAHİLİ
Atakum Belediye Başkanı Metin Burma hafta içinde basın mensuplarıyla birlikte Çatalçam sahilindeydi.
Burada deniz tahribatını gösterdi.
Daha öncesini de bildiğim yerlerde deniz kumu yaklaşık 15 metre kadar alıp götürmüş ve yolun da bir bölümünü yok etmişti.
Peki, bu neden olmuştu?
Oradaki muhtarların iddialarına göre batı tarafında yapılan dolgular yol açmıştı bu tahribata.
Bu gerçekse, Samsun’da Atakum sahillerinin tamamı risk altındadır.
Neredeyse doldurulmamış yeri kalmıyor çünkü.
Yapılan (T)ler de sorunu gidermiyor.
DLH denilen bir kurum var ve bu kurumda da mühendisler var sanırım.
Daha iyi ölçüp biçmeleri gerekiyor bir işi aparken.
Benden hatırlatması.
GÜNÜN FIKRASI
Adamın arabası çalınır. İki gün sonra geri gelir ve bir not vardır içinde;
“Özür dilerim arabanızı aldım ama karim doğum yapacaktı... Kendimi affettirmek için yarın tiyatroya esiniz ve sizin için 2 bilet aldım, hatamı telafi etmek için, ben de orada olacağım, lütfen kabul edin."
Adam duygulanır, eşiyle tiyatroya giderler.
Memnun eve dönerler...
Ev soyulmuştur ve duvarda bir not vardır;
“Abi tiyatro nasıldı?"...
GÜNÜN SÖZÜ
Bir yıllık varlık istersen buğday, on yıllık varlık istersen ağaç, yüz yıllık varlık istersen insan yetiştir.
DUVAR YAZISI
Kalbimi ona verdim saklasın diye, salak buzdolabına koymuş kokmasın diye!
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10