• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 4 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 12 °C
  • Ordu 6 °C
  • Sinop 8 °C
  • Giresun 7 °C
  • Amasya 5 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 6 °C

Boyun Eğmemek

ŞÜKRÜ KARAMAN

Yurttaşlık görevini yerine getirip oyumu kullandım.

Güneşli, ancak hafiften ısıran soğuk bir pazar günü Başkent sokaklarında hafif bir yürüyüşün ardından eve gelip günlük gazeteler ile geçen haftadan kalan ekleri okumaya koyuldum.

Bir yanda okumayı sürdürürken, bir yandan da her yurttaş gibi seçimin nasıl sonuçlanacağına merak sardım.

Siz yazıyı okurken sonuçlar çoktan belli olmuş, hatta olası hükümet seçenekleri bile gündeme oturmuş olacak.

Umarım seçimin sonucu ülkeye, ulusa hayırlı olur, Türkiye bu sıkıntılı günlerden bir an önce kurtulur.

Çünkü bir yıl boşuna gitti, tüm sorunlar askıda çözüm bekliyor.

Geçen haftanın eklerini okurken Doğan Kuban’ın Cumhuriyet gazetesi Bilim ve Teknik ekindeki yazısı  dikkatimi çekti.

Zaten her yazısı birer ders niteliğinde olan usta kalem Doğan Kuban, “Boyunduruk Kabul Etmeyen Bir Ülkenin Çocukları Olarak Büyüdük” başlıklı yazısı da muhteşem, övgüye değer.

Büyük ustanın, 92. yaşını kutladığımız Cumhuriyet Bayramı nedeniyle kaleme aldığı bu güzel yazısını çok beğendim, sizlerle çok az kısaltarak paylaşmak istedim. Umarım siz de beğenir, keyif alırsınız.

İşte o yazı:

“Boyunduruk çift çeken öküzlere vurulur. İnsanlıklarını unutmayanlar boyunduruk istemezler.

Çetin Altan’ın ‘ensenizi karartmayın’ sözü de ’ boyun eğmemek anlamına gelir’.

 Boyun eğmemek Türk halkının Kurtuluş Savaşı’nda kendi tarihine armağanıdır. Türkiye’yi yok etmek isteyen Batılı emperyalistlere karşı söylenmiştir.

Bunun çağdaş sinonimi Cumhuriyet, demokrasi ve özgürlüktür.

Uygarlık dünyanın çağdaşlık formülüdür.

1923’ten bu yana Türkler de dahil, dünyanın çağdaş ve uygar insanlarının eğer şansları olursa ulaşmak istedikleri ortak amaçtır.

Bertrant Russel  İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk atom bombası atılmasından etkilenerek, insanlığın sonunun geldiğini düşünmeye başlamıştı. Yaşamını dünya barışı için çalışarak geçirmiştir.

“Türkiye’nin sonu mu geldi?” diyorlar. Hayır! Toplumlar ağaçlar gibidir. Kişisel ölüm toplumda yoktur.

Yurdun dört bir köşesinden ağıtlar yükseliyor. Kötülük bu ağıtlara kulak tıkamaktır.

En kötü şey ise bu ağıtların öç çağrısına dönüşmesidir. Bunu engellemek en büyük ulusal görevimizdir.

Sıradan halkın düşünmekten ve sorumluluktan kaçma eğilimi vardır. Bunun nedeni fakirlik ve yüzyıllarca sürmüş kulluk ve köleliktir.

Fakat “halk düşünemez, sorumluluk alamaz” anlamına gelmiyor.  Kanıtı da Kurtuluş Savaşı’dır.

Yurtta herkesin gözlemlediği bir cehalet, vurdum duymazlık ve yaygın bir endişe var.

Bu kente göçen fakir halkın politik istismarının sonucudur.

İktidara gelen partiler para vererek, menfaat sağlayarak bunu gerçekleştiriyorlar.

Bir de bağımsız neden var.

Çağdaş çevrenin yalancı zenginliğinin fakir halkın gözlerini kamaştıran parlaklılığı ve bir yalan, abartma kaynağı olan reklamlar.

Bizim devlet adamlarının söyledikleri sözleri dünyanın hiçbir ülkesinde işitemezsiniz.

Dünyanın hiçbir ülkesinde kendi dili dışında Arapça ile başlayıp İngilizce ile biten bir öğretim programı henüz tasarlanmadı.

Durumun ağırlığı ülkenin özel coğrafyasından ve ona paralel jeopolitik nedenlerden olduğu kadar, yürütmenin de hatalarından kaynaklanmaktadır.

Ekonomi batık, dış politika iflas etmiş, adalet ve demokrasiye paydos, öğretimin standartları düşük, halkta iç savaş algısı var.

Cinayet ve intihar nedeni ile ülkede psikolojik dengesini yitirmiş bir görüntü yaygın.

Çağdaş dünya koşullarına uymayan toplumun ve onu yönetenlerin bilgisizliğinden kaynaklanan bir durum.

Bunalımın nedeni insanların cahilliğine, ahlaksızlığına bağlamak sorunu anlamak için yeterli değil.

Sadece parti ya da iktidarı suçlamak yeterli değil.

Bu toplum kendini yaralıyor. Biz olmayan kötülükler yaratıyoruz.

 Bu duruma kayıtsız kalanlar da Osmanlıyı batıran cehaletin mirasçıları.”   

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10