• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Samsun 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 21 °C
  • Ordu 19 °C
  • Sinop 17 °C
  • Giresun 20 °C
  • Amasya 25 °C
  • Rize 21 °C
  • Trabzon 19 °C

BU ÜLKE’NİN CEMİL MERİÇ’İ

HÜSEYİN DERELİ

1.Cihan Harbi öncesi toprakları lime lime edilen zayıf ve çelimsiz bir İmparatorluğun Meriç kıyısındaki Dimetoka’sından, Amanoslar’ın Reyhanlı’sına  savurduğu bir  göçmen çocuğudur Cemil Meriç. 
1916 yılında dünyaya açılan gözleri, gençliğinin ortasında bir daha hiç açılmamak üzere kapanmıştır.
Ama kapanan gözler; bu büyük fikir adamının merak gözünü, tecessüsünü ardına kadar aralamıştır. Fransızca okutmanlığından ileriye gidemeyen bu yalnız adam, Türk fikir hayatının yetiştirdiği en kıymetli  mücevherlerinden birisi olmuştur. 
O, eserleriyle sömürgeci batıya isyan etmiş; sömürgeciliğin keşif kolu oryantalizm ile  Doğuya vurulan “az gelişmişlik “ yaftasını  eserleriyle  paramparça etmiştir.
Meriç, Türk insanının idrakine vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek amacıyla yanıp tutuşan bir fikir işçisidir.
Fildişi Kule’nin sahibine göre; ideolojiler insan idrakine giydirilen deli gömleğidir. İdeolojiler, eksik ve  geçicidirler. Ezelden ebede kalıcı çözüm üretemezler. Yarım hakikattirler. Bu sebeple  HAKİKATIN BÜTÜNÜNÜ ARAYANLARA YETMEZLER.
Meriç’i okuyup anlayanlar; okulda hiçbir şey öğrenmediğini fark ederken düşüncenin engin ufuklarında konforlu bir seyahatin ne demek olduğunu   öğrenirler.
Cemil Meriç,  öğretmen öğrenci tanımlamasını sevmez. O talep eden, öğrenmeye aç, meraklı  “ talebeyi ” mumla arar !
Ona göre Hoca öğretmez,  “ yetiştirir “.
Cemil Meriç, kitapları vasıtasıyla okuyucusu ile arasında bir hoca talebe ilişkisi kurar.   Mesaj kutusu dolu olmayan, zihni açık okuyucusuna, talebesine de kitaplarının ismiyle bile ders verir !
MAĞARADAKİLER
Kitapta “Türk Aydın’ını” anlatır. Kendi insanından kopan Türk aydınının trajedisini anlatır…
Çağdaş Türk aydını bir mağaranın içinde, sahibi olduğu hakikatten, değerlerden, habersizdir.Hakikatin, kendi mağarasının dışında olduğunu sanmaktadır. Türk aydınına göre hakikat, Batıda, çağdaş Avrupa’dadır. 
Bu yüzden Türk aydını; kendi irfanını terk eden, kendi medeniyetinden kaçan haylaz bir çocuktur.
UMRANDAN UYGARLIĞA ( Okyanustan , Göle )
Bu kitabında medeniyetlerin muhasebesini, hesaplaşmasını yapar. Doğu ile  batının; Asya ile Avrupa’nın hesaplaşmasını anlatır  talebesine…
Kendi irfanını, mazisini ve medeniyetini terk eden Türk aydınının Umrandan( koca bir okyanustan ) vazgeçtiğini, küçük bir göle,  uygarlığa , çağdaşlığa   dahil olmak için nasıl can attığını örnekleriyle ifade etmeye çalışır.
IŞIK DOĞUDAN GELİR
“Sen ait olduğun, temeli ahlak ve  mana olan  koca bir okyanusu; temeli  sömürü, para, kan ve göz yaşı ( madde ) olan bir göle tercih ettin “ diyerek Türk aydınını eleştirir.  
Sen umrandan   uygarlığa gittin ama unutma ki “ Işık Doğudan Gelir “ diye de uyarıda bulunur kendi aklınca…
KÜLTÜRDEN İRFANA
Kendisinin imanla hayata başladığını sonra şüpheye, ardından inkara düştüğünü  açıkça ikrar eder.
Fransız edebiyatının Rus edebiyatının büyük entelektüellerini bir bir devirdikten sonra doğuyu Hint’i tanıdığını; bütün batıyı, bütün  doğuyu  dolaşmış yorgun ve mutlu bir Türk aydını olarak en sonunda kendi ülkesinin, İRFANINDA yeniden karar kıldığını anlatmak ister.
BU ÜLKE
Ve Bu Ülke… Anlamını ve değerini bilemediğimiz büyük bir mirasın sahibi,Türk insanına bir davetin, bir çağrının adıdır Bu Ülke !
Maddi KÜLTÜRDEN , mana dolu İRFANA ( Umrana ) GERİ DÖN ÇAĞRISIDIR !

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10