• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Samsun 21 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Ordu 25 °C
  • Sinop 24 °C
  • Giresun 24 °C
  • Amasya 21 °C
  • Rize 25 °C
  • Trabzon 24 °C

Buhranlarımız

HÜSEYİN DERELİ

Osmanlı son döneminin en kıymetli şahsiyetlerinden birisidir O .  İsviçre’de siyaset bilim tahsil yapmıştı. Arapça,Farsça,Fransızca ve İngilizce  bilen, Türk ve Müslüman olmaktan utanmayan bir münevverdi.

Tabiri caizse okuyan,yazan,düşünen  ve uygulayan bir kel aynak kuşuydu.

Buna rağmen Batılılar ve Türkiye’deki aydınlar onu entelektüel  kulübünün üyesi yapmadılar .

Neden mi ?

Çünkü,  yaşıtları gibi masonluğu ile nam salıp, makam sahibi olmamıştı. Kafası   gerici  fikirlerle haşır neşirdi. Öyle biri  entelektüel olabilir miydi ?   

Aynı zamanda bir devlet adamıydı.

Talat ve Enver Paşaların Almanlarla gizliden anlaşıp meşhur iki gemiyi Karadeniz’in azgın sularına gönderdikleri 1914 ekiminde, sadaret mührü O’na emanetti.

Bu emri vakiden haberi olmamıştı. Emaneti koruyamadığını anladı. Görevi iade etmek için huzura çıktı. Anlı şanlı nazırların yedikleri haltı anlattı. Devleti Al-i’nin  reisinden affını diledi.

Lakin, onu göz yaşları içinde karşılayan Padişah’ın” memleleti  bunların eline mi bırakacaksın “    sözleri ve ricası üzerine, görevine geri  döndü.  1917 yılı şubatına kadar başbakanlık yaptı.

Savaş sonrası yurt dışına kaçmayı reddetti. Divanı harpte yargılanmak için bizzat müracaat etti. Dünyanın en nazik ve kibar milleti olan İngilizler (!) tarafından sürüldüğü Malta’da iki yıl kaldı.

İstanbul’a dönmek istedi. Lakin izin verilmedi.

Toptan temizlik harekatının bir parçası olarak 6 Aralık 1921 de Roma’da şehit edildi.

Tıpkı Berlin’de Talat Paşa , tıpkı Tiflis’te Cemal Paşa gibi O’nun da bir ermeni kurşununa hedef olduğuna inanmamız istendi.

Kim mi istedi ?

Tabi ki; dünyanın en masum, insan haklarına en saygılı devleti olan İngiltere…(!)

Bütün bunlar ve dahası olup biterken  Survıever , Facebook ve cviter uzmanı Türkiye efkarı umumiyesi bu değerli devlet adamını tek bir  şeyle tanıdı.

İstanbul boğazındaki meşhur yalısı,

Oysa Sait Halim Paşa olup biteni birinci elden anlamamız için sekiz küçük kitap bırakmıştı.

Ve kitaplarında ey kardeşlerim :

“Meşrutiyet ilan etmekle yanlış yaptık. Meclisli anayasal yapı, bizim toplumsal düzenimizi iyice bozdu. Meşrutiyet hürriyet değil, anarşi  getirdi.”

“ Ne çektiysek, yenilik diye getirdiğimiz taklitçiliğimizden çektik. Bu bize özümüzü, kimliğimizi ve kendi medeniyetimizi unutturdu” dedi.

Bu sebeple edebiyat ve fikir hayatımızın sığ ve güdük kaldığını; Türk ruhunu dünyaya hissettirecek  eserler meydana getirilemediğini ifade etti.

Sosyal hayata ilişkin buhranlarımızı aktarırken, halk yığınlarının kendi aydınından nasıl da mahrum bırakıldığını , rehbersiz ve öncüsüz kaldığını resmetti.

Özetle, anlayana  dedi ki :

“Medeniyetinden vazgeçen milliyetinden vazgeçer.”

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10