• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 19 °C
  • Ordu 18 °C
  • Sinop 14 °C
  • Giresun 16 °C
  • Amasya 17 °C
  • Rize 18 °C
  • Trabzon 17 °C

Buna da alışırız

RAGIP GÖKER

Turgut Özal Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşküne çıktığında ülkenin büyük bir bölümü buna karşı çıkmıştı. Zamanın Başbakanı Süleyman Demirel, Özal’ın Cumhurbaşkanı olmasına ilk karşı çıkanlardandı.
Demirel Özal’a hitabında hiç Cumhurbaşkanı demedi. Öldüğü tarihe kadar ‘’Çankaya’nın Noteri’’ dedi ona.
Sol yayın organlarının ‘’Çankaya’nın Şişmanı’’ yakıştırması da henüz unutulmuş değil.
Özal’lı Çankaya için ‘’Alışamadık’’ denilirdi.
Bütün bunlara karşın Turgut Özal’ın tutumu ise ona bu yakıştırmaları yapanların daha da sinirini bozacak özellikteydi.
‘’Alışırsınız, alışırsınız’’ derdi rahmetli.
Türkiye’nin büyük bir bölümü bu duruma gerçekten alışmıştı.
Özal’la başlayan süreç Asker Cumhurbaşkanı geleneğinin de sonu olmuştu. Türkiye önümüzdeki üç ay içersinde 12. Cumhurbaşkanını seçecek. 8. Cumhurbaşkanın seçildiği 1989 yılından bu yana köşke hep siviller çıkıyor.
Dün bir haber gördüm. Türkiye Kürdistan Demokratik Partisi kurulmuş.
Kürdistan sözü 1930’lardan bu yana ilk defa telaffuz ediliyor.
Devlet Kürdistan Demokratik Partisinin kurulmasına onay vermiş demek ki.
‘’Bu olmasın’’ diye kanlarını bu topraklara akıtmış 30 bine yakın şehidimizin yakınları ve Gazilerimiz kusurumuza bakmasınlar.
Buna da alışırız.
Amerikan Başkanı ‘’Soykırım’’ diyecek mi diye diken üstünde geçiyor her 24 Nisan günü.
Obama ‘’Soykırım’’ demedi, yine ‘’Büyük felaket’’ anlamına gelen o sözcüğü söyledi.
Bu yıl için bir kere daha derin bir nefes aldık.
Ve fakat
Başbakanlık internet sitesinde yayınlanan açıklama gündeme bir bomba gibi düştü.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan adeta ters köşe yaparak bir kere daha gündemi değiştirmeyi başardı.
Başbakanlıktan yapılan açıklamanın bir bölümü şöyle:
‘’Kadim ve eşsiz bir coğrafyanın benzer gelenek ve göreneklere sahip halklarının, geçmişlerini olgunlukla konuşabileceklerine, kayıplarını kendilerine yakışır yöntemlerle ve birlikte anacaklarına dair umut ve inançla, 20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz."
Bu açıklama Türkiye’nin bugüne kadar bu konuda yürüttüğü tüm politikaların çöpe atılmasına neden olacaktır.
İyi niyetli bir açıklama gibi görülebilir.
İlk bakışta insanı bir tavır gibi algı uyandırsa da Ermeni Diasporası bu açıklamayla yetinecek mi?
O şüpheli.
Diaspora ne istiyor:
Türkiye Cumhuriyeti Soykırımı kabul etsin.
1915’te yaşananlar dört bir cephede savaşan Osmanlı’nın sırtından hançerlenmesine karşı gösterdiği bir tavırdır.
Bizim resmi tezimiz buydu.
1915 yılındaki ‘Tehcir’ yani zorunlu göç sırasında çıkan olaylar nedeniyle gerek Ermenilerden ve gerekse Müslüman Türklerden çok sayıda kayıp verilmiş.
Başbakanlığın ‘’Özür’’ açıklaması bizim bu tezimizi öldürüp, ‘’Sözde Soykırım’’  a giden yolu açar mı bilmiyorum.
Bu olursa şaşırmalı mıyım onu da bilmiyorum.
Buna alışır mıyız?
???????

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10