• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Samsun 11 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • Ordu 8 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 9 °C
  • Amasya 12 °C
  • Rize 10 °C
  • Trabzon 9 °C

BURAYA KADAR 'DEĞİLMİŞ' DEĞİL Mİ?...

A.YENER CABBAR

Meslektaşımın yazdıklarına, önerilerine elbette 'meslek etiği içinde' yanıt vereceğim ama öncelikle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın basın bildirisine biraz değinelim... 

Kim için peki..

Geçtiğimiz günlerde 'Cumhuriyet Savcılığı'nın 'Başkan Yılmaz için paralel soruşturma ve bu kapsamda ifadesi yoktur' diye, basına 'belge ve açıklama servisi yapan' AK Parti'nin İl Başkanı Muharrem Göksel için.. 

yener-cabbar-kose-yazisi-foto.jpgHey gidi Başkan Göksel hey..

Basında çıkan onca haber dururken, ihale yolsuzluğu iddiası, arazi rantı iddiaları haberleri' partine, oturduğun koltuğa, bu kentin Bakanı Çağatay Kılıç'a, partinin milletvekillerine, Başbakan Davutoğlu'na, halkın seçtiği Cumhurbaşkanın Erdoğan'a  'olumsuzsuzluk' oluşturmuyor muydu diye kaç kez sordum sana..

Dedim ki; 'Neden sadece paralel soruşturması ve Başkan Yılmaz ifade verdi mi, vermedi mi' diye takıldın..

Niye partini ilgilendirmeyen, Başkan'ın göreviyle ilgili değil de, kişisel bir iddia nedeniyle ifade verip vermediğiyle niye bu kadar ilgilendin..

Başkan Yılmaz'ın suskun kaldığını açıkladığı yerde, "Sen bu işi niye üstlendin"..

Kişisel bir soruşturmaya niye müdahale oldun ve Cumhuriyet'in Savcıları'nı bu işin içine niye karıştırdın.. 

Hatta bizim gazetemizle ilgili açılan bir soruşturmaya kadar niye basına servis etme gereği duydun.. 

Bak şimdi gördün mü?.. Adaletse herkese adalet.. 
Hukuksa, herkese hukuk..

Bu işler 'GUGUK' değil, Göksel başkan.. 
Öyle değil, böyle diye koyarlar adamın önüne 'son sözü'..
Sana dedim ki; Başkan Göksel, SABAH Gazetesi'nde  çıkan haberleri dikkate al..

Çünkü o gazete 'yaptığı haberleri' laf olsun, torba dolsun diye yapmıyor.. 

Paralelle mücadele, yolsuzluk, Yeni Türkiye çalışmaları, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'başkanlık yolundaki' adımlarını 'bir oya gibi ilmek ilmek işliyor'..

O gazetenin yönetiminin okey verip, inanıp, haber olarak değerlendirdiği 'iddialarını' sen ciddiye almayabilirsin, araştırma gereği duymayabilirsin, kamuoyunu aydınlatmak istemezsin belki ama Cumhuriyet Savcıları dikkate almış bak.. 

İşini yapmış ve soruşturmayı başlatmış.. Paralel diye de ayırmamış. Ne iddia varsa dosyaya koymuş.. Haberlerin tarihleriyle.. 

Mesele 'senin ne yaptığın, yönetim olarak nasıl bir araştırma yaptığın, bu açıklanan soruşturmalar öncesinde senin ne kadar değerlendirdiğin' diye sormama da gerek kalmadı zaten..

Çünkü Başkan Göksel olarak 'AK Parti'nin antetli kağıdıyla Savcılık'tan istediğin yazıyı da iliştirdiğin açıklamanda, 'neyi sorduğunu' Samsun gördü.. 

Herkese servis ettin.. 
Samsun'un hava kirliliğiyle ilgili olarak, bir kaç satırlık yazıyı da ekleyerek, Başkan Yılmaz hakkında ne soruşturma var, ne de ifade' diye, 'Basında çıkan haberlere Savcılık' belgesiyle güya yanıt verdin.. 

Kral sustu, ama 'onun yerine sen ve hem de partinin yönetim kurulunu bağlayacak şekilde, açıklama yaptın.. 

Yetmedi, Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan'ın kirlilik konusuna girdiği kahvaltıyı ve açıklamalarını da 'Başkan Yılmaz'la ilgili açıklamaya iliştirdin..

Karaaslan'ı, ilişiğinde Savcılık belgesi olan bir açıklamanın içine niye soktun onu anlamadığım gibi, Samsun milletvekilleri ya da Bakan Çağatay Kılıç'ın kirlilik konusuyla hiç ilgisi yokmuş gibi niye onların da bu konudaki çabalarından isimlerini vererek söz etmedin o da  başka konu.. 

Sen SABAH'ın haberlerini, yerel medyada çıkan haberleri, yalanlamak için uğraşırken şimdi gelinen noktada bak ne varmış...

İnceleme ve soruşturma..

Ama sen 'Başkan Göksel olarak' cımbızla çekercesine tek konuyu merak ettiğin için 'onları sormadın...

Bak sormadıklarını sana nereden anlatıyorum..

SAVCILIK BELGESİNDEN...
*Sabah Gazetesi 5 Mayıs 2015 ve 13 Şubat 2016 tarihli nüshasında yayımlanan haber ayrıca yerel basında da yer bulmuş ve bu haberlere konu olan iddia ve şikayetler Cumhuriyet Başsavcılığımızca ihbar kabul edilerek ilgili suç ve sorumluları hakkında yasal gereğine tevessül olmuş olup,halen inceleme ve soruşturma işlemleri devam etmektedir.
*İhale yolsuzluğu,İmar Kanununa muhalefet,görevi kötüye kullanma,rüşvet ve yolsuzlukla mücadele ile Paralel Devlet Yapılanması (PDY) gibi suçların soruşturulması,konunun uzmanları tarafından da bilindiği üzere ilgili soruşturmaya başladıktan sonra,suç ve sorumluluğun hangi kamu görevlisine yansıyacağı,hangi usul ve yasa kapsamında yapılacağı bir prosedür ve sürece tabidir.
*Özel soruşturma usulüne tabi olan kişilerin ifadelerinin alınması da bu süreç içerisinde yürütülmektedir.
*Sonuç itibarıyla ilgili medya organları tarafından haber konusu olan iddia ve şikayetler Cumhuriyet Başsavcılığımızca değerlendirmeye alınmış olup,sorumlular hakkında yasal inceleme devam etmektedir.

Anladın mı şimdi Başkan Göksel.. 

Kamuoyunu ne kadar yanılttın, ne kadar eksik bilgi verdin..
Taktın Paralel ifadesine, 'ihale, PDY, rüşvet, yolsuzluk, imar kanuna muhalefet' gibi önemli suçları atladın..                                    
Ki; sen de iyi bilirsin, daha doğrusu oturduğun koltuğun öneminden bilmen gerekir 'İmar konusu bir belediye başkanının direk yargılanabileceği en önemli konudur'..
Oysa ne kadar basitti. Cumhuriyet Basvcılığı'na bir dilekçe versen 'tek konu yerine basındaki iddiaları içeren ne varsa, bilgi edinme yasası kapsamında 'soruşturmanın gizliliğini ihlal etmeyecek şekilde' (bunu sen iyi biliyorsun), tüm bu bilgelere sahip olacaktın..                                   

Şimdi bu aşamadan sonra 'o açıklamaya yönetimin tamamı sahip çıkar mı, yoksa hazırlanmasına yardımcı olanlarla mı sınırlı kalır, göreceğiz.. 
Genel Merkez ne der, seni oraya havale ediyorum.. 
Bu arada Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na bu yazılarımı, ekteki basın açıklamanızı, basında yer alan beyanatlarınızı da bir üst yazıyla dosya olarak göndereceğimi 'kamuoyuna' duyurmak isterim.. 

Bu arada meslektaşıma gelince... 
Durum 'en yetkili ağızdan' hasıl olduğuna göre, 'Ben bu kadar erken konuşmayalım' sözlerimi sana tekrar iletmem gerekecek..
Soruşturma olup olmadığını araştırmalıydın sen de meslektaşım.. 
Başkan Göksel'in yaptığı gibi bir hataya düşmemeliydin..
O siyasi, sen gazetecisin.. 
O gider, bir başkası o koltuğa oturur..
Ama sen ve ben kalıcıyız.. 
Mesleki bir intiharı benim yapmayacağımı en iyi sen bilirsin diye düşünüyorum.. 
Ben bir şey bilmeden yazar mıyım, doğrulatmadan kaleme alır mıyım...
Bu soruşturmaları bilmiyor muydum sence.. 
Mesele bundan sonrası..
Şimdi sana düşen bu Savcılık belgesini de 'okunacak şekilde manşetten yayınlamandır..
Bugün bu yazıyı yazdığımı sen de okuyucularımız da bilmiyor..
Yani bir bakıma gazetecilik testi yapacağız.. 
Ben aleyhime gibi gözüken daha önceki Savcılık belgesini 'gazetemizin adını da koyarak yayınladım biliyorsun.. 
Benim bu yazım çıktığında hepimizin gazeteleri bayilerde, okuyucularımızda olacak, biliyorsun, geri dönüşü yok.. 
Merak ettiğim bakalım bu belgeyi de 'öyle birinci sayfadan 'yayınlayacak mısın'.?.
Paralel, rant, ihale soruşturması VARMIŞ,  diye büyük puntolarla verecek misin?.. 
Yayınlamazsan, 'inan, bundan böyle inandırıcılığın kalmaz'..
Bu önemli bir test 'kamuoyunun gerçekleri öğrenmesi açısından'..
Bakıp, göreceğiz.. 
O da Savcılık belgesi, bu da sonuçta..
Yani sonuç olarak meslektaşım.. 
Sana bana kalmadı, kimseyi aklamak, kimsenin borazancısı olmak..
Biz işimizi  yapalım… 
Kim ne yaptıysa çeksin cezasını.. 
Gülmeyi, son gülmeyi de bırakalım artık..
Çünkü neresinden bakarsan bak, ağlanacak halde Samsun... 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10