• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Samsun 2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 4 °C
  • Giresun 2 °C
  • Amasya -1 °C
  • Rize 1 °C
  • Trabzon 9 °C

Çalışan Emekli

ŞÜKRÜ KARAMAN

Aylıkları yaşam standardını yakalayamayan, yoksulluk sınırının altında kalan emekliler, yeniden çalışma yaşamına atılıyor, ev bütçesine katkıda bulunuyor.

Bol bol dinlenmeyi, gezmeyi, eşine, dostuna daha fazla zaman ayırmayı hayal eden emekliler, ekonomik sorunlardan ötürü zorunlu olarak çalışıyor, hayallerini gerçekleştiremiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, emeklilerin yüzde 30’8’i çalışmaya devam ediyor. Başka bir ifadeyle toplam emeklinin üçte biri herhangi bir işyerinde istihdam ediliyor. 

Emekli erkeklerin yüzde 34.8’i, emekli kadınların yüzde 11.9’u emeğini satarak para kazanıyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında emeklilerin çalışması sıralamasında yüzde 38 oranla Norveç başı çekiyor.

Türkiye emeklilerin çalışması sıralamasında İzlanda, İsveç ve Estonya’nın ardından beşinci basamakta yer alıyor.

Eğer aylıkları yüksek olsa, hayat pahallığından etkilenmese, ekonomik sorunlar yaşamasa çalışmaz, yaşamın keyfini çıkarırlardı.

Çalışan emeklilerin yüzde 47.8’i, yani yarıya yakını kendi hesabına çalışanlardan oluşuyor. Yüzde 29.3’ü ücretli olarak başka birinin yanında çalışıyor.

Emekli en çok hizmetler sektöründe istihdam ediliyor.  On kişiden dördü büro hizmetlerinde çalışıyor. Çalışan emeklilerin yüzde 36.9’u tarım sektöründe emek harcıyor.

Toplam emeklinin yüzde 30’u 56 yaşın altında. Üçte bir emekli genç sayılacak yaş kategorisinde yer alıyor.

Bu kriter baz alınarak “Türkiye genç emekliler cennet” gerekçesiyle 2008 yılında emeklilik yaşı kademeli olarak 65 yaşına yükseltildi.

Siyasi iktidar kaş yapayım diyerek göz çıkardı, deyim yerinde ise “mezarda emeklilik” yasasını çıkardı. Emeklilikte 65 yaş koşulu kayıt dışı istihdamın, işsizliğin, düşük ücretin yayın olduğu Türkiye gerçeğiyle hiç de bağdaşmıyor.

Kabul insanlar bir dönem popülizm uğruna çıkarılan yasa ile 38 yaşında emekli oldu, en verimli çağında üretimden koptu.

Ancak mezarda emekliliği dönüşebilecek 65 yaşında da emekli olmasın. Yaşamının geri kalan bölümünde rahatına baksın, eşine, çocuklarına, torunlarına, yakınlarına daha fazla zaman ayırabilsin.

Tabii bunun için de aylıkların, yaşam standardını karşılayacak, yoksulluk sınırı altında kalmayacak düzeyde olması gerekiyor.

Emekli aylıklarının düşük bağlanmasında 2008’de çıkarılan yasa  uyarınca aylık bağlama oranlarının her yıl giderek düşmesi etkili oluyor.

Yasaya göre, her bir yıl daha fazla çalışılan sürede aylık bağlama oranı giderek düşüyor.

 İlerleyen süreçte bu oran yüzde 50’ye kadar inecek, çalışırken kazandığının yarısını alacak.

SGK’nın aktif-pasif oranındaki dengesizlik, prim gelirinin azlığı bahane edilerek emeklilik yaşını 65’e çıkarmak çalışanlara yapılan en büyük haksızlık oldu.

Doğru dünyada ortalama bir çalışan dört emekliyi finanse ederken, Türkiye’de bir çalışan iki emekliyi  karşılıyor. Yani aktif-pasif oranı 1.97.

Bu oranın Avrupa düzeyine ulaşabilmesi için kayıt dışı istihdamın önlenmesi, SGK’nın prim gelirinin mutlak olarak artırılması gerekiyor.

Toplanamayan primlerin, alacakların, kayıt dışı istihdamın faturasını, kayıtlı çalışanların sırtına emeklilik yaşını yükselterek, düşük aylık bağlayarak yüklemek hiç de doğru ve adil değil.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10