• BIST 105.268
  • Altın 162,850
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Samsun 5 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 0 °C
  • Ordu 7 °C
  • Sinop 3 °C
  • Giresun 7 °C
  • Amasya 1 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 9 °C

Ceberrut devlet…

TEKİN AKIN

Ceberrut devlet, baskıcı, despot, içine kapanık, zorba yönetim biçimini benimseyen devlet biçiminin adıdır.
    Uygar dünya bu anlayıştaki devlet düzenine faşizm diyor.
                    * * *
    Demokraside epeyce yol almış birkaç uygar devlet hariç, halkın oyları ile devlet olanaklarını eline geçirip yönetime gelenler, toplumun yaşam biçimini, kendi düşüncelerine göre, kendi inançlarına göre düzenlemeye çalışırlar. 
    Bu anlayış topluma, demokrasi taleplerinin içerisine saklanılarak sunulur.
    Bu dayatmalar toplumda taban buldukça, toplumun bir kısmının refahı artarken, büyük bölümünün yoksullaştığı gözlenir.
                    * * *
    
    Üniversite yaşamım 1963-1967 yılları arasında geçti. 
    Üniversiteyi bitirdiğim 1967 yılı ve öncesindeki, siyasi hareket, ülkenin o günkü gündemini belirlemede, bazı zorluklara rağmen yinede etkiliydi.
    Fikir kulüpleri, Yüksek Okullar talebe birliği ve diğer gençlik federasyonları, siyasetin mektepleri gibi çalışırlardı.
    O dönemin gençliği, demokrasiyi, demokrasinin evrensel değerlerini, demokrasinin terbiyesini, demokrasinin olmazsa olmazlarını, örgütlenmeyi, Üniversite öğrencisi olduğu o yıllarda öğrendi.
                    * * *
    60’lı yılların Üniversitelerinin ve Üniversite öğrencilerinin o yıllarda sesleri çıkıyordu ve toplum da gençliğin sesine kulakta veriyordu.
    Devlet o günlerde de, Ne izleyeceğimize, ne giyeceğimize, neye inanacağımıza, nasıl davranacağımıza çomak sokuyordu ve karışmaya çalışıyordu.
    Ama o günkü gençlik, devletin bu tür müdahalelerine, neden sizin dediğiniz gibi giyineceğiz, neden sizin gibi inanacağız diye sormayı becerebilen bir gençlikti. 
    Sokaklar, o yıllarda halkımız ile buluşma yerleriydi, sokaklar o yıllarda dayatmaların yüksek sesle kamuoyuna duyurulduğu yerlerdi.
    Kısaca sokaklar o yıllarda demokrasinin mektepleriydi.
    O günlerde herkes, sokakların demokrasiye ve devlete meydan okunduğu yerler olmadığının bilincindeydi.
    Sokaklar, sorunların kamuoyu ile paylaşıldığı yerlerdi.
                    * * *
    O günün gençliğinin derdi devletle değildi, demokrasiyi sulandırmak isteyenlerle idi.    Gençlerin, devleti idare edenlere her zaman soracakları ve söyleyecekleri şeyler vardı.
    Gençlere kulak verme yerine, onları bölücü, dış güçlerin oyuncağı olarak adlandırma yanlışını yapan iktidarlar, dünyanın her yerinde ülkelerini sıkıntıya sokmuşlardır.
    Bunu, ülkeleri yönetenler anlamalıdırlar.
                    * * *
     İtiraz etmeyi bilen, yan yana gelmeyi becerebilen, sorunları kamuoyu ile paylaşan toplumlarda, demokrasinin geliştiği gerçeğini görmek lazımdır. 
                    * * * 
    Devlet bütün işlerini halletti de, milletin, çocuğunu hangi okulda okutacağı ile hangi filmi izleyebileceği, insanların nasıl giyineceği ile ilgilenmesi mi kaldı.
    Devleti yönetenler, hem demokrasi diyor, hem milli irade diyor ve hem de, kendisini iktidar yapanlara yasak koymaya ayak kalkıyor.
                    * * *
    Bakar mısınız, özgürlükçü demokrasinin yaşandığı iddia edilen ülkemizdeki yasaklara, 
    - Operada çalışanlara tayt giymek yasaklanıyor. 
    - İnternette çeşitli bahaneler ile bazı sitelerin yayınları durduruluyor ve o sitelere ulaşım yasağı konuyor.  
                     * * *
    Yazımı John Stuort’un güzel bir sözü ile bitirmek istiyorum.
    “Sistem yeni yüzler üretmekte zorluk çekiyor.
    Kendi elinde daha uysal bir alet haline gelmeleri için, insanları cüceleştiren devlet, sonunda anlayacaktır ki, küçük insanlar ile gerçekten, büyük işler başarmaya olanak yoktur.” 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10