• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Samsun 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 20 °C
  • Ordu 14 °C
  • Sinop 13 °C
  • Giresun 13 °C
  • Amasya 13 °C
  • Rize 15 °C
  • Trabzon 14 °C

“Çevreciye Cop, Gaz”

ŞÜKRÜ KARAMAN

Fatsa’nın Yukarı Bahçeler Mahallesi’nde siyanürle altın ayrıştırmasına karşı çıkan halka, jandarmanın müdahalesi bu başlıklarla gazetelerde yer almış.

Malum, Yukarı Bahçeler’de  yabancı ortaklı özel sektör kuruluşunca  geçen Ekim ayından bu yana sürdürülen siyanürlü çalışmaya halk ve çevreci yurttaşlar 280 günden bu yana direniyor.

Siyanürle altın ayrıştırmasına karşı olduklarını yılmadan dile getiriyor, çeşitli eylemler yapıyor.

Zehir,  ölüm saçan siyanüre karşı olduklarını bir kez daha haykırmak amacıyla çevreci vatandaşların desteği ile  8 Ağustos’ta gerçekleştirmek istedikleri eylem, jandarmanın gazlı, coplu müdahalesi ile engellenmiş.

Oysa onların tek derdi,  rant uğruna fındık bahçelerinin yok olmasına, ağaçlarının kesilmesine, ekmeğini, aşını kazandığı toprakların zehirlenmesine karşı çıkmak.

Çocuklarına, torunlarına temiz bir çevre bırakmak.

Geçen Ekim ayından bu yana süren çalışmalarda  100 dönümlük arazi üzerinde sayısız ağaç kesilmiş.

Yeşil bitki örtüsü yerini kahverengi çorak bir görüntüye terk etmiş. 

Siyanürün ne denli tehlikeli olduğuna, zehir saçtığına Bergama’daki acı olaylardan yakından tanığız.

İşte Yukarı Bahçeler halkı, çevreciler Fatsa’nın da yeni Bergama olmaması için çırpınıp duruyor.

Yasal platformda eylem yapmaya,  seslerini duyurmaya kalktıklarında da gazla, copla püskürtülüyor.

Yeşil fındık bahçelerinin yerini alan böğrü delinmiş, paramparça edilmiş kaygan ve çorak bir zemine bırakılmasını kabullenemiyorlar.

Öyle ya, o şirket işi bitip çekip gittiğinde onlar zehirlenmiş, siyanürlü toprakla başbaşa kalacak, belki de onulmaz illet hastalığın pençesinde kıvranıp duracaklar.

Sırf altın çıkarma uğruna bu doğa harikası yeşil cennetin böğrüne hançer saplanıyor, köylünün ekmeği doğranıyor.

Onların ne gidecek başka köyü, taşı toprağı, ne fındıktan başka gelir kaynağı, ne de rızkını sağlayabilecek yerleri var.

Ekmek kavgasına, yeşilini koruma sevdasına ideolojik kılıf uydurmak, farklı yerlere çekmek onlara  yapılan en büyük haksızlık.

 

Ülkemizin o büyüleyici görkemli doğası katledilirken, buna karşı çıkanları, çevrecileri “kıçı kırıklar” diye nitelendirmek, küçümsemek hiç de şık olmayan bir davranış.

Yazılarıyla masum ve haklı mücadeleyi karalamak, “Yeşil Yol” projesine karşı çıkanları hiçbir şeyden anlamamakla suçlamak, rahatına düşkün tipler olarak tanımlamak aslında bu mücadelenin ne demek olduğunun ayırdında olmamaktadır.

Çevrecileri, yurttaşları küçük düşürücü ifadeler kullanan sözüm ona bazı yazarlar, bu hazır, basmakalıp suçlamanın yerine biraz düşünüp yazsalar daha yararlı olur, kamuoyunu yanıltmazlar.

Doğaya, yeşile, toprağına, köyüne, yaylasına sahip, çıkmak, sahiplenmek niye “kıçı kırıklık” olsun?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10