• BIST 105.026
  • Altın 163,361
  • Dolar 3,9326
  • Euro 4,6599
  • Samsun 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 2 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 5 °C
  • Giresun 2 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 3 °C
  • Trabzon 6 °C

Daha Çok Can Alır

ŞÜKRÜ KARAMAN

“Benim oğlum yüzme bilmez ki,  acaba orada üşür mü?” diyen gözü yaşlı Ayşe Nine’yi, yırtık lastik ayakkabısı ile Türkiye’nin yüreğini dağlayan Recep Amca’yı anımsadınız sanırım.

Oğulları Tezcan Gökçe’yi geçen yıl 28 Ekim’de Ermenek’te meydana gelen maden faciasına kurban veren Recep Amca’yı, Ayşe Nine’yi unutmak ne mümkün.

Çünkü onlar, ülkemizdeki iş cinayetlerinden, ilkel maden ocaklarındaki kötü çalışma koşullarından canlarını yitiren binlerce emekçiden sadece birinin anası, babası.

Onlar gibi yüreği yanık, gözü yaşlı binlerce ana, baba var. Hala çocuklarının yasını tutuyor.

Aslında onlar dokunaklı sözleri, yırtık lastik ayakkabılı görüntüleri ile ülkemizde insan canının ne denli ucuz olduğunu, emekçinin yer altında üç beş kuruşa köle gibi çalıştırıldığını bir tokat gibi yüzümüze vurmuştu.

Geçen yıl önce Soma, ardından Ermenek’teki maden faciaları Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa şampiyonu, dünya üçüncüsü olduğumuzu yeniden gün yüzüne çıkardı.

Aslında bu tablodan utanmamız incinmemiz, üzüntü duymamız gerekiyor.

Peki bu iki faciadan gerekli dersleri, Ayşe Nine’nin, Recep Amca’nın verdiği mesajı adamakıllı alabildik mi?

Asla…

İş cinayetleri hız kesmeksizin yine can almaya devam ediyor, her gün 5 emekçi ailesinin ocağına ateş düşüyor.

Ölümler kitlesel olmadığından medyada yeterince yer almıyor,kamuoyunun bilgisi bile olmuyor.      

Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü iş kazalarında, Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer alıyor.

Yani Türkiye iş kazalarında Avrupa şampiyonu.

İş cinayetleri günde ortalama 5 emekçinin canını alıyor, çok sayıda kişiyi de sakat bırakıyor.

Tablo o denli vahim ve ürkütücü.

İhmalkarlık, yetersiz denetim ve eğitim, ilkel çalışma koşulları, aşırı kar hırsından mesai kavramının anlamını yitirmesi gibi nedenler Türkiye’nin sicilini bozuyor. 

Eğer Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 1995’te kabul ettiği madenlerde iş güvenliğine ilişkin 176 sayılı sözleşmeyi 20 yıl sonra çalışma mevzuatına alırsanız Türkiye tabii ki iş cinayetlerinde Avrupa şampiyonu olur.

Eğer maden ocaklarında yaşam odasının kurulmasına ilişkin düzenlemeyi ancak Soma ve Ermenek facialarının ardından hatırlayıp hayata geçirirseniz, Türkiye tabii ki iş cinayetlerinde dünya üçüncüsü olur.

Eğer işyerlerinde gerekli iş güvenliği hekimi ve uzmanları bulunmaz, denetimler yapılmaz, işçiye eğitim verilmezse tabi ki Türkiye’de günde ortalama 5 emekçi yaşamını yitirir. 

176 sayılı ILO sözleşmesinin çalışma mevzuatında yerini alabilmesi için illa yüzlerce maden emekçisinin canını yitirmesi mi gerekiyordu?

İş cinayetlerinin önü bir türlü alınamıyor, giderek artıyor.

 Tüm ulusu acıya boğan Soma ve Ermenek’teki  iş kazalarından ders alınmaksızın yine işyerlerinde düşük ücretli sigortasız işçi çalıştırılıyor, yine gerekli denetimler yapılmıyor, yine emekçiye yeterli eğitim verilmiyor, yine her gün medyada  iş cinayetlerine kurban gidenlerin haberi yer alıyor.

İş cinayetlerinin üzücü bilançosu her geçen yıl artıyor.

Aslında iş cinayetlerinin yüzde 98’i önlenebilir mahiyette.

Ne var ki, güvencesiz ve sendikasız çalışma koşullarından ötürü iş cinayetleri her geçen yıl katlanarak can almaya devam ediyor.

İş kazalarında canlarını yitirenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız işçilerden oluştuğu dikkate alınırsa, örgütsüz, kayıt dışı işyerlerinin ölümlere açık davetiye çıkardığı açıkça görülüyor.

Ne kadar yasa çıkarırsanız çıkarın, her gün iş kazalarının tehlikesini dile getirirseniz getirin.

Eğer, yasanın uygulanır olduğunu denetlemez, kayıt dışı çalışmayı önleyemez, taşeron işçiliğini kaldırmaz, yasa tanımaz şekilde emekçi çalıştıran işverenlere çok ağır yaptırımlar uygulanmaz, emekçiyi iş güvenliği konusunda gereği gibi eğitmez, işyerlerini ilkel koşullardan arındırmaz, eğer bu önlemleri hayata geçiremezseniz, iş cinayetleri daha çok can almaya devam eder.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10