• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 2 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 2 °C
  • Ordu 1 °C
  • Sinop 0 °C
  • Giresun 0 °C
  • Amasya -6 °C
  • Rize -3 °C
  • Trabzon 4 °C
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

Damla’yı kim kopardı hayattan?

MEHMET AKSOY

Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) girmeye hazırlanan lise öğrencisi, 18 yaşındaki Damla Orhan, sınav stresi nedeniyle sabah kalp krizi geçirdi. Kaldırıldığı hastanede kurtarılamayan Damla'ın kesin ölüm nedeni henüz belirlenmedi. Kahvaltı öncesi son kez biraz dinlenmek için yatağa uzanan Damla, boyunu aşan kitapların yorgunluğundan, uzandığı yataktan bir daha kalkamadı. Kızımıza Allah (CC)’tan rahmet, ailesine başsağlığı dilerim. 1,5 milyondan fazla öğrenci Damla gibi bugün sınava girdi. Bu durumda; tek sebep YGS değil. Tespit edilemeyen sağlık sorunu ve sınav stresi birleşince bu acı son kaçınılmaz oldu. Çocuklarımızı sadece sınav testlerinden değil; eş zamanlı olarak sağlık testlerinden de geçirmeliyiz.

2006 yılı ÖSS’den önceki yazımda uyarmıştım.

ÖSS’nin başarı oranı: En fazla yüzde 10

ÖSS’nin istihdam (iş bulmadaki başarı) oranı yüzde 1’dir (Okulunu bitirdiğinde işi hazır olan)

Her veli kendi çocuğunun yüzde 1’e girmesi gerektiğine inanıyor ve çocuğundan bunu bekliyor Bu nedenle zaman, zaman öğrenciler kapasitelerinin üzerindeki başarıya zorlanıyor. Ailelerinin beklentilerini karşılayamayan bu durumdaki öğrenciler, bunalıma düşüyor, bir kısmı kendine, bir kısmı da çevresine zarar veriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÖSS açısından nihai başarı hedefi yüzde 10, başarısızlık yüzde 90. Bu sınavın başarısızlığı öğrencilere değil bizzat Sayın Milli Eğitim Bakanları’na aittir. Başarısız olan bakanlardır, öğrenciler değil. Tüm öğrenciler tüm soruları yapsa da, değişik eleme yöntemleriyle istihdamı olan okullara girecekleri sayısı yüzde 10 olacaktır.

Herkesin başarmasının imkansız olduğu sınavlarda, başarısızlar da başarılıdır. Başarısızlığa mahküm edilmiş öğrencilerin başarısızlığından, önce yöneticiler, sonra da velileri sorumludur. Hiçbir durumda öğrenciler bu sınavların başarısızlığından sorumlu tutulamazlar. Öğrenciler açısından “galiptir bu savaşta malup” denilebilir.

Neden yüzde 10’a komşunun çocuğu girdi de benim çocuğum giremedi sorusunun cevabı çözüm değildir. Hem komşunun hem de sizin çocuğunuz okuyabilmeli. Koşunun evinde veya alt katta yangın varken siz evinizde rahat oturamazsınız.

Kalkınmanın durması ve devletin küçültülmesi sonucu yeni iş imkanları bir tarafa birçok kişi elindeki işi kaybetti. Fakirlik tüketimi, tüketim de üretimi düşürüyor, üretimin düşmesi de işsizliğin artmasına sebep oluyor. Vergi alma oy al politikaları, istihdam olanaklarını ortadan kaldırdı. Ara elemen ihtiyacı kalmayınca, herkes uzman olmak için uğraşıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı Milli Eğitim’in temel sorunlarından çok uzakta. Milli Eğitim’in özel ve genel amaçlarının okullarda gerçekleşip, gerçekleşmediğine bakmasızın, sonu belli ÖSS’ye göre okulların başarısını değerlendiriyor. Tüm bakanlıkların üçte birini oluşturan MEB öğrencilerin ÖSS’deki sıralamasını yapmakla meşgul.Yetiştirilen öğrencilerin terörist mi, hırsız mı, katil mi olduğuna bakılmıyor. Suç işleyenler geriye doğru takip edilerek eğitim sürecindeki eksiklere ulaşılmıyor.

İş kazası, trafik kazası, terör, töre ve intikam cinayetleri, yanlış ilaç kullanımı, yanlış, şofben kullanımı, yüzme bilmediği halde göle, denize girme sonucu v.b.g yüzlerce nedenle,

Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bine yakın insan eğitimsizliğin sebebiyet verdiği olaylarda vakti erişmeden hayatını kaybediyor. Aşı yoluyla hastalıktan korunulduğu gibi, eğitimle engellenebilecek bu ölümleri engellemeyen Milli Eğitim Bakanları bunun hesabını nasıl verecek?

“Suçsuz bir kişiyi öldüren, dünya insanlığını öldürür” demektir, İslam’a göre. Bu bakanlar her yıl yüz bin defa insanı ve insanlığı öldürüyorlar.

Öğrenciler, okullarda hayatta mutlu olacakları bilgileri de, üniversiteye gireceği bilgileri de alamıyor. Yapamayacakları işlerle uğraşmaktan, yapacakları işleri yapmaya vakit bulamıyorlar. Başarısızlığa mahkümiyetin ağır yorgunluk ve stresini yaşıyor.

Dünyada terörle mücadele eğitimle yapılırken, Türkiye’de Milli Güvenlik Kurulu’na eğitim bakanları alınmıyor. Bu bakanların güvenliğe de eğitimi de bir katkılarının olmayacağı görülüyor herhalde.

Bugün reform diye yapılanlar da sorunun çözümünden çok uzak olup, yeni sorunlara ve yeni ölümlere neden olacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10