• BIST 105.026
  • Altın 163,361
  • Dolar 3,9326
  • Euro 4,6599
  • Samsun 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 2 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 5 °C
  • Giresun 2 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 3 °C
  • Trabzon 6 °C

DARBE GİRİŞİMİ VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR

RAGIP GÖKER

12 Mart Muhtırası verildiğinde henüz 13 yaşındaydım.
Gazetelerde, Türkiye’de durumun iyi olmadığına dair haberler vardı ama o yaşta bir her çocuk gibi, benim de olup bitene dair çok fikrim yoktu.
Ama 12 Eylül olduğunda 22 yaşındaydım.
Benim kuşağımın gençleri sokaklarda bir birlerini boğazlıyordu.
Bir 12 Eylül sabahı postal seslerini duymuştuk.
O sokak kavgalarının, o postal sesini duymamızı sağlamak için birileri tarafından tezgahlandığını anladık ama artık çok geçti.
O cuntacılar artık yok.
Onların gidişiyle birlikte darbe döneminin de sonra erdiğini sanıyorduk ama dün gece TSK içersinde bir gurubun darbe girişimiyle şaşkına döndük.
Türk halkı, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’de yapamadığını dün akşam yaparak, bu ülkede demokrasinin bir kere daha askıya alınmasına izin vermedi.
Halkın darbeye ve darbecilere karşı direnci, büyük bir demokrasi zaferinin doğmasına neden olmuştur.
Dün akşam Türkiye’de, Cumhurbaşkanından, Başbakana, hükümet üyelerine, siyasi parti liderlerine milletvekillerine, STK temsilcilerine, medya mensuplarına ve hatta meydanlara ve sokaklara çıkan halka kadar herkes büyük bir sınav vermiş ve bu sınavdan başarıyla çıkmıştır.
Büyük bir belayı atlatmış olduk.
Dün akşam yaşananların sebep ve sonuçları tartışılacaktır.
Tartışılmalıdır da.
Yaşananlar, sonuçları itibariyle ucuz atlatılmış gibi görünse de, büyük bir olaydır.
Genel Kurmay Başkanını esir alınmış dahası var mı?
Ve fakat.
Bu darbe girişiminin çok akıllıca planlanmadığı anlaşılıyor.
‘’Saat 10’da darbe mi olur?’’ diye sordu çok kişi.
Bu bedenle en başında ciddiye alınmadığı için işin vahameti anlaşılamadı ama girişimin akşam saatlerinde yapılması nedeniyle, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere siyasilerden gelen darbe karşıtı mesajlar ve özellikle Cumhurbaşkanının halka dönük olarak ‘’Meydanlara çıkın’’ şeklindeki çağrısı, darbeye karşı direncin oluşmasına neden olmuştur.
Şu soru da yanıta muhtaçtır:
MİT’in neden haberi olmadı?
‘’12 Eylül’den de kimsenin haberi olmadı’’ diyenler olacaktır belki ama o durumla bu durum farklıdır.
12 Eylül darbesi, emir komuta zinciriyle gerçekleşmişti, bu nedenle o darbenin önceden duyulmaması anlaşılabilir bir durum olabilir.
Ama burada öyle bir durum söz konusu değildir.
Ordu’yu yönetenlerin bu darbe girişiminde olmadıklarını biliyoruz.
Hal böyleyken, ordu içinde birilerinin darbe hazırladığı nasıl duyulmaz?
İstihbarat güvenliği sağlamanın en önemli şartıdır.
Ordu içersinde paralel yapıya mensup birilerinin olduğu biliniyorken, istihbaratımızın böyle bir zaaf gösterme durumu da sorgulanmalıdır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10