• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • Samsun 5 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 7 °C
  • Ordu 6 °C
  • Sinop 5 °C
  • Giresun 6 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 6 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Adanademirspor - Samsunspor 0-0
  • Türkiye'miz artık hak ettiği gibi yönetilecek
  • VE... İKİ AY SONRA ANIT DİKİLECEK
  • Adanademirspor - Samsunspor 0-0
  • Türkiye'miz artık hak ettiği gibi yönetilecek
  • VE... İKİ AY SONRA ANIT DİKİLECEK
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

Deniz Alarm Veriyor Ama

ŞÜKRÜ KARAMAN

Karadeniz’de ilaç niyetine bile olsa balık bulabilmek mümkün değil.

Malum 15 Nisan-1 Eylül arası avlanma yasağı dönemi. Bu sürede kıyı balıkçılığının dışında avlanmak yasal olarak mümkün değil.

Küçük sandallarla kıyı balıkçılarının gerçekleştirdiği avda mevsim balıkları tekir, kıraça (istavritin küçüğü), çingene palamudu ile mezgit az da olsa tezgahlarda alıcı beklerdi. Bu yıl artık bu da yok. Amatör balıkçılar denizden eli boş dönüyor. Anlayacağınız tezgahlar boş. Az miktarda avlanan balığın fiyatı el yakıyor, yanına yaklaşılmıyor.

Pahalı olsa da onu da bulamıyoruz.

Karadeniz’e geleli 10 günden fazla oldu, ısrarla aramama rağmen amatör balıkçıdan kilosu 25 liradan bir kez tekir alabildim.

Oysa geçen yıl bu aylarda çok bol olmasa da ihtiyacı karşılayacak kadar mevsim balığı avlanıyordu. Bu yıl balığı deyim yerindeyse mumla arıyoruz.

Sanırım balık severler yasağın kalkacağı, avlanma sezonunun başlayacağı 1 Eylül’ü bekleyecek.

Aslında üzerinde durulması gereken, kötü ve vahşi avlanma ile  birlikte kirlilikten ötürü denizin kuruması, balık neslinin giderek azalması.

Yıllardır denizdeki tehlikeye, kirlenmeye, balık neslinin tükenmesine dikkat çekiliyor, açıklamalar, bilimsel toplantılar yapılıyor, yazılıyor,çiziliyor ama kimsenin umurunda değil. Yani bugünkü tehlikenin işaretleri çok önceden verilmişti. Ne yazık ki ciddiye alınmadı, önlemler yeterince hayata geçirilemedi.

Artık evdeki çocukların da bildiği gibi denizdeki kıtlığın, balığın azalmasının en büyük nedeni denetimden uzak trol ve gırgır ile yapılan, denizi kurutan avlanma biçimi.

Bu vahşi sistem yasak olmasına karşın, ne uyan var ne de terk eden. Denizin altını üstünü getiren, balık yuvalarını dağıtan trol ve gırgır avından ötürü deniz tükendi, kurudu, balık veremez oldu.

Nasıl versin ki? Yavru demeden, büyümeden denizde ne kadar canlı varsa avlanıyor.

Anlayacağınız denizlerde bir başıbozukluk, yasa, kural tanımazlık mevcut. Önüne gelen rahatça  denizin altını üstüne getiriyor, büyümemiş, boyları standarda uygun olmayan balığı avlıyor, tezgahlara sürüyor.

Aslında tüketici olarak standartlara uygun olmayan, çok küçük balıkları alarak biz de suçluyuz. Bilinçli tüketici olarak davranırsak, en azından sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz. Ama nerede. 

Bugünlerde yasak olmasına karşın Karadeniz’in İstanbul Boğazı’yla birleştiği Rumeli Feneri bölgesinde hemen hemen her gün trolle avlanan balıkçı teknelerine rastlamak mümkün.

Bunlar kadar olmasa da aynı durum Karadeniz ve diğer bölgeler için de geçerli.

Sahil Güvenlik Botları yasa dışı avlanma yapan teknelere karşı ne kadar mücadele ederse etsin onlar yine bildiğini okuyor, vahşi sistemle denizleri delik deşik ediyorlar. Çünkü cezalar caydırıcı ve ağır değil.

Trol ile avlanan balıkçılar gece karanlığında avlanmaya başlıyor, Sahil Güvenliğe yakalanmamak için teknelerin ışıklarını bile yakmıyor.

Bazıları değil gece, korkusuzca, pişkin pişkin gündüz bile trol avcılığı yapıyor. Tekneden salınan çok büyük ağlarla denizin dibini tarayıp, önüne ne geldiyse toplayan trol avcılığı balık yuvalarını dağıtarak büyümesini, yaşamasını engelliyor.

Trol avcılığına karşı daha masum sayılabilecek gırgır tekneleri alttan büzülen ağlarla balığı hapsederek avlıyor. Yani denizin dibine inmediğinden balığın üreme alanlarına çok zarar vermiyor.

Ne olursa olsun, sonuçta her iki tür avlanma biçimi de masum değil.

Kaçak avlanmadan ötürü Karadeniz’de 26, Marmara’da 146 farklı balık türünün yok oldu.

Çok ürkütücü ve düşündürücü.

Aslında deniz alarm veriyor ama biz anlamıyoruz, ya da anlamamakta ısrar ediyoruz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10