• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 21 °C
  • Ordu 22 °C
  • Sinop 23 °C
  • Giresun 23 °C
  • Amasya 22 °C
  • Rize 21 °C
  • Trabzon 22 °C

Ders Almıyoruz

ŞÜKRÜ KARAMAN

Türkiye’yi yasa boğan Marmara Depremi’nin ardından 17 yıl geçti.

Ülkenin uğradığı en büyük felakette gayri resmi rakamlara göre 40 bine yakın yurttaş yaşamını yitirirken, bir o kadarı da yaralandı.  17 Ağustos 1999’daki 45 saniyelik sarsıntı Marmara Bölgesi’nin altını üstüne getirdi.

Anadolu Ajansı muhabiri olarak gittiğim depremin merkez üssü Gölcük’te eşini, dostunu, çocuğunu, ailesini kaybeden, enkaz altındaki yakınlarının canlı çıkarılmasını umutla bekleyenlerin çaresizliğine, acısına çok yakından tanık olmuş, onlarla birlikte aynı duyguları yaşamıştım.

Hala gözlerimin önünden gitmiyor o hüzün dolu görüntüler. Düşünebiliyor musunuz, bir anda ailesi yok olmuş yapayalnız kalmış insanların umarsızlığını, göğü delen feryadını, yardım talep eden çığlıklarını.

İşte bu denli acımasızdır doğal felaketler. Bir anda yıkıp geçer, en sevdiğinizi, canınızı alır elinizden.

Allah böyle acıyı bu ülkeye bir kez daha yaşatmasın.

Şurası bir gerçek ki; Türkiye deprem ülkesi.  Nüfusun çoğunluğunu barındıran 11 büyük kentin ve  büyük sanayi tesisinin yüzde 75’i deprem tehlikesi altında.

Yapı denetimi sistemi eksik ve ihtiyacı karşılayacak düzeyde değil. Türkiye’yi adeta şantiye alanına dönüştüren inşaatlar gereği gibi denetlenemiyor.

Can güvenliği bir şekilde müteahhitlerin insafına bırakılıyor. Dere yatakları imara açılıyor, imar çalışmalarında deprem tehlikesi gözetilmiyor.

Beklenen büyük tehlikeye karşın, insanlar yeterince bilinçlendirilmiyor,  gerekli önlemler alınmıyor, ihmal ediliyor.   

Ne zaman, nerede ortaya çıkacağı belli olmayan acımasız doğal felaket Marmara’da, Van’da, Erzincan’da ve diğer bölgelerde on binlerce insanı hayattan kopardı, ocakları söndürdü.  Türkiye, depreme en çok can veren ülkelerin başında geliyor.

Bu acı gerçek ortada iken geçmişten hiç ders alınmıyor, bir süre sonra unutulup gidiyor. Ülke ve insanlar ne yazık ki depreme hazırlıklı değil.

Oysa büyük Marmara depreminin eli kulağında. Uzmanlar uyarıyor kimin umurunda.

İstanbul başta olmak üzere deprem bölgesindeki yerleşim birimlerinde kentsel dönüşüm tamamen gerçekleştirilemedi. İnsanlar yine dayanıksız, korunaksız binalarda her an ölümle burun buruna yaşıyor.  

İstanbul ve Marmara’daki diğer kentler sanki ölümü beklercesine depremi bekliyor. Bilim insanları, jeologlar uyarı üzerine uyarı yapıyor. Nafile kimse ciddiye almıyor.

Uzmanların açıkladığı gibi 7 şiddeti ve üzerindeki bir depremin İstanbul’u ne hale getireceğini,oluşturacağı hasarı aklımıza bile getirmek istemiyoruz.

Ayak sesleri duyulan olası Marmara depreminde sadece İstanbul’da 50 bin binanın hasar göreceği, 50-150 bin arasında kişinin de hayatını kaybedeceğini açıklıyor jeologlar.

Büyük depremde  İstanbul’daki binaların yüzde 25’i kullanılamaz hale gelecek.

O korkunç depremin ardından toplanma bölgesi olarak ilan edilen boş alanlar bugün çok katlı binalarla kuşatılmış durumda.

Sadece İstanbul değil, risk altındaki diğer illerde de olası depremde toplanma yeri olarak açılanan araziler de ayni akıbeti yaşıyor.

Uyuyan ve uyandığında çok sayıda can alan büyük bir tehlike deprem. Belki de sel ve yangından daha acımasız, daha korkunç.

Ama bu tehlikeye karşı hala hazırlıksız Türkiye.

Geçmiş acılardan hiç ama hiç ders alınmıyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10