• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Samsun 2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Ordu 6 °C
  • Sinop 5 °C
  • Giresun 8 °C
  • Amasya 1 °C
  • Rize 6 °C
  • Trabzon 5 °C

Erdoğan YÖK’ten listeyi istedi

MEHMET AKSOY

 

OMÜ Rektör adaylarından Cumhurbaşkanlığına sunulan ilk 3’le yetinmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, rektör adaylarının tam listesini YÖK’ten istedi. Erdoğan’a gidecek liste YÖK’te şekillendirilirken devreye girenlerin baskısı sonuç verdi.

Listede kimlerin olduğu Erdoğan tarafından da bilindiği halde listenin tamamının YÖK’ten istenmesi, rektörün ilk 3’ten değil; ikinci 3’ten seçileceğini gösteriyor.

 

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında Büyükşehir Belediye başkanları ve rektörlerin doğrudan atanabileceği göz önüne alındığında; bundan sonra seçim yapılmaksızın; aday olmayan hatta doçentler arasından da doğrudan rektör atanabileceği düzenlemeler yapılıyor.

 

Bu açıdan bakıldığında OMÜ’de rektör ataması uzarsa ilk altının da dışına çıkılabilir, hiç aday olmayan da atanabilir. 

YÖK de ‘Rektörler seçimle değil atamayla gelsin’ tartışmalarını hızlandırdı ve rektörlerin seçimsiz atanmasını önerdi.

 

Seçilme veya atanmadan daha önemlisi kimin kimi seçeceği veya atayacağıdır.

 Rektörler yeniden seçilmek için kadrolaşırken, liyakat ve sadakat sarmalında sıkıştığı için, işi ehline vermekte zorlanıyor; üniversitelerin kuruluş amaçları ihmal edilebiliyor. 

Rektörün geleceği üniversitenin hatta ülkenin geleceğine tercih edilebiliyor.  Akademisyenlerin çalışmalarının tarafsız şekilde desteklenmesi ve denetlenmesi rektörlük seçimi nedeniyle gerektiği gibi yapılmıyor veya yapılamıyor.

Tarafsızlık gerektiren bilimsel çalışma ortamı sağlanamadığı için, akademisyen taraf olma ihtiyacı duyuyor. Akademisyen, bilimsel çalışmalarıyla değil; rektöre yakınlığıyla kestirme yoldan kadro alabiliyor veya yükseliyor.

‘Bir işin nasıl yapılacağı bilinirken nasıl yapılamadığını ses çıkarmadan izlemek zorunda kalmak, psikolojik işkencedir’. Duyarlı her akademisyen bu baskıyı yaşıyor.

 

 

 

Erdoğan eleştirdi.  Malkoç özür diledi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ‘Kendi başdanışmanımın açıklamalarını duydum ve son derece çirkin buldum. Kendisi de konuyla ilgili özür diledi’ sözleriyle danışmanını eleştirdi.

 

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, Bahçeli’den sonra Kılıçdaroğlu’nun katılma kararı aldığı İstanbul/Yenikapı mitingi için MHP lideri Bahçeli’ye yönelik, “Bu tabi Devlet Bahçeli için de bir imkandır. Ömründe görmediği bir kalabalığa hitap edecek” demişti.

 

Malkoç, “Mitinge katılımla ilgili olarak sarf ettiğim bir cümle sebebiyle başta Sayın Devlet Bahçeli’nin şahsından ve tüm MHP camiasından özür dilerim” dedi.

 

NOT: Böyle insanların cumhurbaşkanına başdanışmanlık yaptığı bir ülkede yaşananlar, içinde daha büyük felaketleri barındıran, şartları oluşturulmamış, yapay bir sükunettir. 

Küçük insanların gölgelerinin büyüdüğü ülkede güneş batmak, ülke karanlığa gömülmek üzeredir.

*‘Günah çıkarma’nın Hristiyanlığa özgü olduğunu bilmeyen, Erdoğan’ı savunduğunu sanan gazeteci, Cumhurbaşkanının günah çıkartıp, milletten özür dilediğini yazmış. Ne diyelim ‘’ Akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10