• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 26 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 36 °C
  • Ordu 27 °C
  • Sinop 27 °C
  • Giresun 26 °C
  • Amasya 30 °C
  • Rize 25 °C
  • Trabzon 27 °C

Erdoğan’ın Zaferi : “ Öze Dönüş “

HÜSEYİN DERELİ

Seçim öncesi kim ne kadar farkındaydı bilinmez ama Erdoğan; 

Sonu beyaz kefen olmasa bile,  itibarsızlaştırma, istifa ve belki de hapis olan yerli yabancı büyük bir kuşatmanın altındaydı.  

Lakin 1 Kasım 2015 günü AK Parti logosu altına vurulan her “ evet “ sanki O’na kanat taktı

Adeta bir zümrüdü anka kuşu O’nu bu elim kuşatmadan çekti aldı!

Bu sebeple, 1 Kasım 2015 Erdoğan’ın kendisini ve ürettiği siyasi projeyi ateş çemberinden kurtardığı günün adı olarak tarihe geçti.

Dile kolay 13 yılda 5 genel seçim, 2 cumhurbaşkanlığı, 2 referandum zaferi…

2002 ‘de 10 milyon 848 bin , 2015 de ise 23 milyon 673 bin oy.

Hem de “ Oy ve Ötesi’nin “ nezaretinde (!)

Kuşkusuz memleketi doğudan batıya, kuzeyden güneye kesif bir sarıya boyayan teveccüh sadece duble yollarla izah edilemez.

Tıpkı teşkilatların yoğun ve özverili çalışmaları gibi beylik laflarla izah edilemeyeceği gibi.

O nedenle kimseciklerin kestiremediği bu zaferi matematiksel veriler anlatamaz.

Muhaliflerin “Bu oyu nasıl aldınız ?“ sorusunun cevabı biraz da başka yerlerde saklıdır.

Zira şairin dediği gibi” Kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır!   

Millet, vicdanında kurduğu kuyumcu terazisiyle işi bitirmiş, yüreği iman dolu süvarisinin önünü açmıştır.

Lakin “Öze dönüş “ başlamıştır!

Hürriyet’i çıldırtan, Cumhuriyet’e saç baş yolduran sadece ak partinin seçim kazanması değildir…

İngiliz bilim insanı Arnold Toynbee’nin gurur duyduğu Türk modernleşmesinin seyri değişmiş, millet kaderine sahip çıkmış, siyaset mühendisliği iflas etmiştir.

Mustafa Kemal’in arkasına saklanarak Türkiye’de iktidarı elinde tutan merkez, çevreyle yer değiştirmiş, köylü milletin efendisi olmuştur.

Kansız devrimlere imza atan millet,  kendi devletinin iradesine balans ayarı yapmıştır.

Evet, 1 Kasım 1922’de miadı dolmuş Osmanlı saltanatını kaldıran millet,  93 yıl sonra yine bir 1 Kasım günü bu sefer yerli olmayan “ Görünmeyen Ellerin “ saltanatını kaldırmıştır.

Sonuç itibarıyla Erdoğan;  inandığı referanslardan aldığı manevi güçle, batı medeniyeti karşısında gerçek ve güçlü bir ideolojik duruş inşa etmiş;

Milletin sahibi olduğu kadim medeniyetin, tarihin ve bilincin sembolü olmayı başarmıştır. 

 

Erdoğan bu duruşuyla batı medeniyetinin iki yüzlülüğünü geniş halk katmanlarına hissettirmiş, gün gelmiş bu hissediş de çığ misali oya dönüşmüştür. 

Onun elinde İslam; pasif mukaddesatçılıktan çıkmış,  işbirlikçi egemenlerin çıkarına dokunan aktif bir güce dönüşmüştür.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10