• BIST 107.633
  • Altın 152,738
  • Dolar 3,7116
  • Euro 4,3606
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C
  • Ordu 17 °C
  • Sinop 18 °C
  • Giresun 17 °C
  • Amasya 11 °C
  • Rize 19 °C
  • Trabzon 23 °C

Erkeklerle bir davamız yok

Erkeklerle bir  davamız yok
TSO Kadın Girişimciler Kurulu'na Başkanı Kıyıcı, kadınlara küçük yaşta rol biçildiğini ama o kavramın artık değşimek zorunda olduğunu belirterek, "Bizim erkeklerle bir davamız yok" dedi

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde oluşturulan Kadın Girişimciler Kurulu'nun Başkanı Yeşim Kıyıcı, 2007 yılında TSO'dan içeriye adımını attığında hayatında bir çok değişikliğin aynı anda yaşandığını söyledi. Ticaretin içinde eşiyle birlikte hep olduğunu ama 'kendi başına bir çaba içine o günden sonra' girdiğini söyleyen Kıyıcı, şimdi bir çok kadını iş sahibi yapma ve kadının toplumdaki rolüne katkı verdiği için çok mutlu olduğunu söyledi.

Toplumun hemen her kuruluşunda erkek egemen bir durumun olduğunu söyleyen Yeşim Kıyıcı, kadının artık yavaş yavaş da olsa toplumdaki yerini almaya başladığını söyledi. 'Erkek kadına nasıl bakıyor' çok önemli değil diyen Kıyıcı, "Önemli olan biz kendimizi toplumun neresinde" görüyoruz o önemli diyor. Kıyıcı, "Biz eğer var olmak istersek ve varlığımızı hissettirip, farkındalıklar ortaya koyarsak, bugün Samsun'da bizim başardığımız durumu daha çok noktalarda görebiliriz. Çünkü ilk meclis toplantısında 'Bunlar da niye geldi' diye bakan erkekler, şimdi 'var mı yeni proje' diye soruyor. İşte kadının farkındalığı budur" dedi.

Gazetemiz ekibini kahvaltıda ağırlayan STSO Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Yeşim Kıyıcı, hem Samsun kadınını, hem de kendi yaşam mücadelesindeki kesintileri anlattı. Evlendiği yıllarda iş hayatına eşiyle birlikte atıldığını söyleyen Kıyıcı, çok zor günler yaşadığını, kadın olduğu için iş hayatının sıkıntılarını, erkeğe göre daha fazla yüklenmek zorunda kaldığını belirterek, "Ben görünümümle değil. Fikirlerimle becerimle var olmak istedim hep. Ama bazen öyle olmuyor. Ben mesafemi korumayı becerdim. Şimdi kadınlardan aynı şeyi duyunca, gülüyorum ve mücadeleye devam diyorum. Bir kadın sıva yapar mı, inşaatçılık yapar mı, ya da seramik döşer mi diye sormayın. Hepsini yapar. Hatta bunun yanında anneliğini de yapabilir. Kadının farklılıklarını bilmek, ondan yararlanmak önemli. O nedenle siyasilerimiz kadın kotalarını artırmalı, her alanda kadına daha çok yer verilmeli. Çünkü biz erkekler gibi değiliz. Ortak bir yaşam alanı oluşturabiliyoruz. Çünkü herşeyden önce anneyiz" diye konuştu.


"Hayatımın en zor anıydı"

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) bünyesinde oluşturulan Kadın Girişimciler Kurulu'na başkanlık eden Yeşim Kıyıcı, Meclis'te ilk kez toplantıya katıldıkları günü hayatının en zor 15 dakikası olarak hatırlıyor. Kadınların toplumda yeteri kadar söz sahibi olamadığını belirten Kıyıcı, erkeklerin kadınları aktif olarak iş dünyasında tam olarak benimseyemediğini düşünüyor. Kıyıcı, o 'Çok zorlandım' dediği en zor 15 dakikasını şu sözlerle anlatıyor: " Meclis toplantısına ilk kez katılıyoruz. Yaklaşık 30 bayanız. Hepimiz heyecanlıyız. Gayet şık bir şekilde hazırlanıp toplantıya gelmişiz. Salona geldiğimizde herkes bize 'Bir siz eksiktiniz. Yakında burada kadın günleri de yapmaya başlarsınız' dercesine bakıyorlardı. O bakışların ardından salonda çok zor kaldık. Ve çıktığımızda dedik ki; Biz öyle çalışacağız, öyle işler yapacağız ki gün gelecek bizi arayacaklar. Zaman geçti ve aynen de dediğim gibi oldu. Şimdi Meclis'teki arkadaşlarımız bize 'Neredesiniz? Proje yapmıyor musunuz?' diye soruyorlar.


Kadının rolü çocukken biçiliyor

Kadın Girişimciler Kurulu'nun bu gün geldiği noktada en büyük artısının farkındalık yaratmak olduğunu söyleyen Samsun TSO Girişimciler Kurulu Başkanı Yeşim Kıyıcı, kadın ve erkeğin yetiştirilme farklılıkları üzerinde durdu ve şunları söyledi: "En basit örneği bir kızımız bir oğlumuz var. Evde toz mu alınacak. Hemen toz bezini kız çocuğunun eline veririz. Erkek çocuğa sen oyun oyna oğlum der geçeriz. Biz böyle yetişiyor, böyle yetiştiriyoruz. Aslında bizim erkeklerle bir davamız yok. Kadın erkeğin yapabileceği bir çok işi de çok kolay ve düzgün bir şekilde yapabilir. Kadınlarımız iş hayatında bu kadar başarılı olabilecekken örneğin iş yerinde bayan çalışana şiddet uygulayamayız. Ama evde erkek karısına kızdığı zaman aklında 'şiddet uygulama' eylemi olabiliyor. Erkekler eşlerine şiddet uygulayabilmeyi bir özgürlük olarak görebiliyor. Bu çok yanlış bir düşünce. Erkeğin kafasında bir namus kavramı var. Biz bu namus kavramını çözemedik. Namus kadın için de önemli bir kavram. Ama bakış açımız farklı. "


İş hayatınızda hiç sizi ağlatan bir olay oldu mu?

"Evet ağladım. Aslında bu konuda eşim Akın Bey'le çok ters düşüyoruz. O ağlamayı zayıflık olarak görüyor. Ama ben ağlayınca kendimi daha güçlenmiş olarak hissediyorum. Neden ağlamak istiyorsam kendimi ağlamamak için zorlayıp güçlü görünme çapasına gireyim. Biz kadınlar duygusalız ve ağlarız. İş hayatımda beni ağlatan olay ise eşimle birlikte çalıştığımız sigorta şirketi işinde ilk evli olduğumuz dönemlerde evli olduğumuzu çevremize yansıtmıyorduk. Bizi Yeşim Hanım, Akın Bey olarak bilirlerdi. O dönem para alamadığımız bir firma vardı. Eşim bana dediki çek getirirlerse ve tarihi Şubat ayının 20'sini geçerse çeki kabul etme. Tamam dedim. Sonra kendiside tanınmış olan o bey geldi. Bana Nisan ayını gösteren bir çek getirdi. Ben de kabul edemeyeceğimi söyledim. Sonra omzuma vurarak 'Anlaşıldı peki' dedi. Ben de o tavra karşılık 'Biz sizinle bu şartlarda anlaşamayız' dedim ve adamı kibarca kovdum. Sonra bu olayları dışarıda farklı bir şekilde anlatmış. Duyduğumda çok ağlamıştım."

Kendinizi hiç güçsüz hissettiğiniz oldu mu?

Ben kendimi hiç bir zaman güçsüz ve yalnız hissetmedim. Dünyada bir tek ben kalsam yine hissetmem. Çünkü biliyorum ki yaradan Allah var.

Ticaret hayatında kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Her şeye geniş açıdan uzun soluklu bakabilirim. Hedefi ortaya koyar ve sadece hedefe kilitlenirim. Bu süreçte o hedefe ulaşmak için doğru olan neyse onu yapmaya çalışırım. Türk kadınında cengaver bir yapı vardır. Kadın Girişimciler Kurulumuz şuan projeleri ile Türkiye'de İstanbul ve Bursa'dan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Hepimizin daha iyi şeyler yapması gerekiyor. Artık 3. sayfa hikayelerinden kurtulmalıyız. Bu gün hala 3 yıl önceki 'Ayşe Paşalı' cinayetinin yankıları sürüyor. Kadına şiddet konusunda hala gerekli yaptırımlar uygulanmadı. Devlet versin cezasını bir model çıksın ortaya ondan sonra bakalım ne oluyor. Ayrıca kadınlar iş dünyasında gücünü göstermeli. Dışarıdan gelen misafirlerimiz 'Burası ne kadar gelişmiş bir şehir. Biz böyle bilmiyorduk" diyorlar. Onun için biz de Samsun'u marka şehir haline getirmeliyiz. Lojistik sektöründe kadının oldukça başarılı olacağına inanıyorum. Size şöyle bir örnek vereyim. Bir erkeğe 'Akşam 10 kişi size yemeğe geliyoruz' dediğinizde tek yapacağı evi arayıp eşine haber vermek olur. Ama bir kadını arayıp aynı şeyi söylediğinizde kadın hemen evde yemek yapacağı malzemeleri düşünür eksiklerini listeler. Kısa zamanda neler pişirebileceğini, misafirlerini nasıl ağırlayacağını düşünür. O yüzden lojistik alanda etkili olabileceğimizi düşünüyorum. Artık değerler değişti. Belli bir yaşın üstündeki kadınları saymıyorum ama artık gün gezmeleri bir anlam ifade etmiyor. Ayakkabının, çantanın markasının önemi yok. "

Bu birikimle hak ettiğiniz noktada olduğunuza inanıyor musunuz?

Yeşim Kıyıcı'nın ticaret hayatındaki ilk hali ile şimdiki hali arasında çok fark var. Elbette kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum ama şuan istediğim noktada değilim. İstediğim noktaya ne zaman geleceğimi sorarsanız mesela Samsun'da araştırdım 197 muhtarlık var ve bunların 6 tanesi kadın muhtar. Kadın muhtarlarımızın yerine gidin tıpkı bir oturma odası gibi düzenlidir. Kadın muhtar sayımızı arttırdığımızda; örneğin 117 meclis üyesinin en az 70 tanesi kadın olduğunda istediğim noktaya gelmiş olacağım.

Yerel Yönetimler konusunda nasıl bir çalışma olacak?

Biz kadınları her platformda destekliyoruz. Yeter ki o meclisin kapısından kadınlar girsin. 2014 yerel seçimlerinde kadın muhtar sayısını arttırmayı amaçlıyoruz. Kadın muhtarlarımızla beldeleri gezdiriyoruz. Mikro kredi konusunda kadınlara bilgiler veriyoruz.


Mihriban KOÇAKER

RESİMALTI 11: Gazetemiz ekibini kahvaltıda ağırlayan STSO Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Yeşim Kıyıcı, hem Samsun kadınını, hem de kendi yaşam mücadelesindeki kesintileri anlattı.

RESİMALTI 1: Kadın Girişimciler Kurulu'nun bu gün geldiği noktada en büyük artısının farkındalık yaratmak olduğunu söyleyen Samsun TSO Girişimciler Kurulu Başkanı Yeşim Kıyıcı, kadın ve erkeğin yetiştirilme farklılıkları üzerinde durdu.


İKİNCİ HABER:


Çarpana nedir?

Belbağı ve kolan dokumacılığında kullanılan ve her köşesinde birer delik bulunan, genellikle dört köşeli plaka. Çarpana, tahta, deri, kemik, fildişi vb. maddelerden yapılan yaklaşık 6 x 6 cm boyutlarında levhacıklardır. 3, 4, 6, 8, köşeli olanları varsa da genellikle dört köşelileri kullanılmaktadır. Çarpana dokumalarda yapılacak dokumanın boyuna göre istenen uzunlukta hazırlanan çözgü iplikleri, plakalardaki deliklerden geçirilir. Dokumanın genişliği, çözgü ipliklerinin kalınlığı ve plaka sayısı ile belirlenir.

Tarihçesi

Çarpana ile dokunmuş, bilinen en eski dokuma ise, “ramses kuşağı” adıyla bilinen, son incelemelerle M.Ö. 3000’e tarihlendirilen, son derece değerli bir örnektir. Osmanlılar’da 15. ve 16. yy.’lara ait belgelerde, çadır ve koşum takılarında kolan olarak kayıtlara geçen çarpana dokumaların, yakın dönemlere ait örneklerine Topkapı Sarayı Müzesi’nde rastlanıyor. Çoğunluğunu kitabeli kur’an bağları, kılıç askıları, kuşaklar, gem dizginleri ve semerkaşı süs şeritlerinden oluşturduğu bu değerli örnekler dışında, Osmanlı çadırlarının pencere detaylarında da bu tür dokumaların kullanıldığı görülmektedir. Çarpanalarda keten, ip, yün iplikleri yanında kılabdan ve sim gibi değerli malzemeler de kullanılmıştır. Çarpana dokumacılığı, Anadolu’da yüzyıllardan
bu yana göçerler arasında sürdürülüyor. At, deve derisi ya da kalın köseleden yapılmış çarpanalarla yün ve kıl ipliklerden çeşitli dokumalar yapılıyor.

'Çarpana' Samsun'u simgeleyecek

Anadolu'da yüzyıllardır süre gelen bu el sanatı bugün Samsun'da yaşatılıyor. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Yeşim Kıyıcı'nın girişimleri sonucu 'Çarpana' adı altında oluşturulan bir şirkette yaşatılıyor. Yeşim Kıyıcı,'Çarpana'nın hikayesini anlattı. Bundan 5 yıl önce başlangıçta iki ortakla kurdukları şirketi şuan tek başına götüren Kıyıcı, şirketin adını verdiği çarpana adlı el işi ürünleri kıyafetten şapkaya, süs eşyalarından çeşitli aksesuarlara kadar bir çok şekilde kullanarak fark oluşturuyor. Bu ürünler ise daha sonra satışa sunuluyor. Kıyıcı, bu özellikli ama yöresel olan işlemenin coğrafi işaret simgesini alabilmek için şuan çalışma yürütüyor. Yöresel olduğu için patenti alınamayan çarpana, bu şekilde Samsun'u simgeleyebilecek.

Mihriban KOÇAKER

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10