• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Samsun 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 5 °C
  • Ordu 2 °C
  • Sinop 3 °C
  • Giresun 3 °C
  • Amasya -1 °C
  • Rize 5 °C
  • Trabzon 6 °C

Eski imam da 'halı yıkama paralarını' iç etmişti..

A.YENER CABBAR

Hani bazen 'çizmelerimi giydirmesinler gibi' abuk subuk yazılar yazmaya çalışan ve kendini gaztacı gibi göstermeye çalışan biri var ya, işte bizim meslekte 'anlayış farkını dün şap diye koymuş ortaya'..
Yani bu kadar açık eder insan kendini.. 
Kendisi de zaten A Takımı Davası'ndan da dediği gibi yargılanmıştı.. 
Bağış alma işleriydi o dava dosyası da.. Altı yıl sürdü, 42 yılla yargılanıyorlardı. Şikayetçi kalmadı da, beraat ettiler..
Ama bizim derdimiz zaten 'dosya filan da değil'..
Anlayış farkı.. 
O eski imam olduğundan 'Başkan Hasan Togar'ın aldığı hibe cip için 'Karşılığı olmayan bir şey için bağış almayın, nüfuz kullanıp hibe kabul etmeyin, vatandaşı zehirleyen fabrikaya hizmet ederken kul hakkını dikkate alın' filan yazacak sandım ama 'Baktım ki bir şey olmaz diyor. Gayet normaldir diyor' eski imam olan gaztacı.. 
Hatta tebrik ediyor Hasan Togar'ı..
İnanılır gibi değil diyordum sonra da hatırladım; Bu eski imamın kendi ağzıyla kendi köşesinde yazdığı bir imamlık dönemine ait itirafını.. 
Resmen camide 'bağış adı altında cemaati dolandırmışlar'.. Bunu açık açık yazdı.. 
Geçtiğimiz 28 Şubat'ta oldukça samimi itiraflarla 1982 yılında bir Cuma namazında cemaati nasıl kandırdıklarını sonuna kadar tüm üç kağıtlık yönleriyle de anlattı.. Herkes şaşkınlıkla okudu.. 
'Ben kürsüye çıktım dedi, vaaz verdim, caminin halıları yıkanacak diye bağış istedim' diyerek başladı, sonra da esnaftan da aynı şekilde para topladıklarını bağış aldıklarını itiraf etti. 
Ona göre camide cemaatin bağışlarını, esnafın yardımını da halı yıkayacağız diye iç edip, cezaevindeki arkadaşına vermek de normal değil mi?.. 
Aslında cemaatin hakkına girdi, yalan söyledi, kandırdı, paralarını aldı, 'Allah yapmış olduğunuz ve yapacağınız yardımları kabul etsin' dedi..
Cumhuriyet Savcıları okudu mu bilmiyorum.. Zaman aşımı olur mu böyle vakalarda onu da araştırmadım....
Çünkü Allah'ın bir kenara yazdığı malum.. 
Utanmazlığa bak.. Ben böyle bir imam ne duydum ne gördüm. Kendi yazmasa da haberimiz olmayacaktı.. İşte böyle bir eski imam şimdi bizim meslekte ve verdiği nasihatlerle 'toplumu nasıl yönlendirmeye çalışıyor'.. 
Alın hibeyi bir şey olmaz diyor..  Biz Büyükşehir Belediyesi'nde de aldık bir şey olmadı diyor.. Şöyle derse kamu vicdanında da sorun olmaz diyor.. Kendisi A Takımı'ndan hapis yattı..
Cemaati dolandırma işi 'duyulmamış anlaşılan'.. 
Halı yıkayacağız diye cemaati kandırıp, paraları zimmetlerine geçirip, sonra da cemaatin o parasını, Allah adına yaptığı bağışı, cezaevindeki bir arkadaşına yardım olsun diye veren eski imam işte böyle söylüyor Başkan Togar'a.. 
Sorun olmaz diyor.. 
Kendi cebindeki parasını vermeye kıyamamışlar anlaşılan, cemaate yalan söyleyip, paraları iç etmişler ya; Aradan bunca yıl geçmiş, A Takımı'nı yaşamış ve halen ve 'aynı o dönemdeki' gibi düşünüyor.. 
Olacak iş değil aslında.. 
Yani kim nasıl 'imamlık yapmış' ve bu kişi şimdi bizim meslekte 'nasıl nasihatler veriyor' anlatabiliyor muyum?
Bu arada camideki bağış tutanağı işini nasıl hallettiler bilmiyorum ama 'hatırı sayılır bir para toplandığını da' kendisi yine yazmıştı.. Bir yıllık kira filan ödenmiş.. 
Sahte evrak da hazırlamış olmalılar.. Yani geçmiş döneme ait zaman aşımından 'TCK'ya göre bir şey çıkar mı bilmem ama Yaradan o cemaati kandırıp aldığın her kuruşun hesabını soracaktır senden"..
Allah'ın evinde, yalan konuşup, görevli imamken vatandaşın parasını iç etmek, sonra da arkadaşına cezaevinde o parayla yardım etmeyi 'adamlıkmış gibi anlatan kişinin, imamım' söylediği 'bir şey olmaz sözüne ne kadar inanacağız şimdi.. 
Halıları hanımları yıkamış falan filan kısmıyla yazısında kendini kurtarmak istemişler ama yaptıkları günah ve üç kağıt ortada.. 
Bakın ama benim zaman zaman meslektaşım diye hitap ettiğim hatta gazeteci arkadaşım ne yazmış.. 
'Etik değil yazmış', olmadı, yakışmadı yazmış..
Eleştirmiş, bağış işlerinin ne demek olduğunu bildiğinden ve nerelere kadar uzanabileceğini tahmin ettiğinden 'Yapmasaydın' demiş..
Bu mesleği 'ekmek kapısı olarak' gören kime sorarsanız sorun bu hibenin aracın karşılığı 'yakışıksızdır'..
Hele iş takipçiliği yaparak karşılığını hibe olarak almak utanç verici bir durumdur..
Hasan Togar yanlış yapmıştır. Bunu kabul edip, o cipi iade etmelidir.. Tekkeköylüler de aynı görüştedir.. 
Gerçek anlamda bir tek gazeteci bile bu işe olur demez..
Dese dese 'cemaatin parasını halı yıkayacağım diyerek kandırıp, iç eden' Allah'ın evinde yalan söyleyen bir zihniyet der ki, "O önce o camide topladığı paraların hesabını Allah'a versin'..
Onun lafıyla hareket etme yani Başkan Togar.. Bu işin tebrik edilecek bir yanı yok.. Etik değil. O bineceğin cipin üzerinde Tekkeköylünün soluduğu kirli havanın 'hakkı vardır'.. 
Bu arada o eski imama da tavsiyem, o dönemde imamlık yaptığın köye git, bulabildiğin cemaat ve esnafı bul ve helalleş.. 
Çünkü yaptığın bu dünyada da, öteki dünyada da en ağır suç..
Kul hakkı...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10