• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Ordu 10 °C
  • Sinop 10 °C
  • Giresun 11 °C
  • Amasya 6 °C
  • Rize 10 °C
  • Trabzon 15 °C

Eti Bakır’dan atılanların, şanlı direnişi

Eti Bakır’dan atılanların, şanlı direnişi
Sendikaya üye olan Eti Bakır’ın 43 işçisi, sendikadan ayrılmaları için önce baskı yapılmış, direnince de işten çıkarılmışlar

Aralarında yeni evliler de var, evlilik için gün sayan nişanlılar da, hatta 24 yaşındaki Bayram Oruç’a işsiz kalınca sevdiği kızı bile vermemişler.

Eti Bakır!
Cengiz Grubuna satılmadan önce, Karadeniz Bakır İşletmelerinin Samsun İzabe Tesisleri.
Samsunlular tarafından bilinen adıyla Bakır Fabrikası.
Benim için çok özel bir işletme.
Temelinde Babacığımın alın teri var çünkü.
Doğup büyüdüğüm, ilkokulu bitirinceye değin yaşadığım Aşağı Çinik Köyü ki; şimdilerde Samsun Büyükşehir Belediyesine bağlı Tekkeköy ilçesinin bir mahallesi olan Aşağı Çinik. Tesisleri gören bir yamaçta kuruludur.
Ben çocuk yaşlarımda fabrika inşaatının aşama aşama yükselmesine tanıklık etmiştim.
Aman Allah’ım
Ne büyük bir binaydı.
Ama bizim için özeldi.
Fabrikanın temel inşaatında babacığım kazma kürek işçiliği etmiştir.
Bildiğiniz amele yani.
Köyümüzden birçok kişi de öyle.
Kurulurken de, üretimdeyken de aralarında hısım akrabalarımızın da bulunduğu çok kişiye ekmek kapısı olmuştur bu fabrika.
Bu bakımdan dikkat kesilirim Bakır’la ilgili her habere.
Daha bu titizlenirim bu haberlere. Geçmişteki üretim raporlarını da çok kez habere dönüştürmüşlüğüm vardır. İşletmedeki iş kazalarına da öyle
Samsun’da istihdam sorunun çözümü için önemli işletmeydi Bakır. Komşusu Azot’la (Samsun Gübre) birlikte Samsun halkının iş umuduydu. Azot ve Bakır.
Ray bile döşenmişti fabrikaların bulunduğu alana kadar.
Trenle işe giderdi binlercesi.
Çok iyi de para kazanırdı işçiler.
Sonra iki işletme de satıldı.
Çalışanların sayısı yaklaşık 10’da bire düştü.
Samsun’da işsizlik sorunun çözümüne çare değil artık bu iki işletme de.
İşçi sayısı geçmişe oranla çok az olduğu gibi, işçilerin kazancı da yaklaşık 3’ te bir oranında azaldı.
Türk Metal Sendikası!
Ülkemizin sendikal örgütlenmedeki en önemli gücü. 150 bin aidat ödeyen üyesi bulunuyor bu sendikanın. İkinci sıradaki sendika olan Tez Koop İş’in işçi sayısı 30 binlerde.
Türk Metal İş’in Samsun Şubesi geçen yıl Mart ayında işletmede sendikalaşma faaliyeti başlattı. 20 Nisan 2012 tarihinde 199 üye ile yetki almak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvuruda bulunmuş, 18 Kasımda da yetki belgesini almış. İşveren itiraz hakkını kullanarak mahkemeye başvuruda bulunmuş. Toplu sözleşme için mahkemenin sonucu bekleniyor şimdi.
Eti Bakır’daki iş barışı da bu tarihten sonra bozulmaya başlamış.
İşçiler, sendikadan üyeliklerini geri almak için baskı gördüklerini söylüyorlar. İşçilerin bu iddialarını işverene sormak istedik ama işletmeye ulaşmak için iki güvenlik duvarını aşmak gerekiyor. İddia sahibi işçilerle fabrika önünde fotoğraf çekmek için bile bizi yaklaştırmaya korkan kapı güvenliği bu iddialara yanıt aramız için bizi fabrikaya sokmamak için her türlü zorluğu çıkarırdı. Zor kullanarak ve başka türlü yöntemler deneyerek de girerdim işletmeye ama değmez bütün bu uğraşlara diye düşündüm. 
Mevzuyu gittik nerelere taşıdık.
Mevzuumuz, Eti Bakır’dan atılan 43 işçi, fabrika yolu üzerine kurdukları çadırla ki geçenler de yakıldı biliyorsunuz. O çadırda aylardır sürdürdükleri ŞANLI DİRENİŞLER’ lerdir.
BAŞKAN ANLATIYOR
Sendika Şube Başkanı Orhan Demir, İşverenin veya temsilcilerinin sendikalaşma sürecin başlamasından bu yana yaklaşık 10 ay geçmiş olmasına rağmen bu güne kadar bir kez bile olsa kendilerini aramadığını söylüyor.
Süreç sizce bundan böyle nasıl işler Orhan Bey?
Mahkemenin sonuçlanmasını bekliyoruz. Biz haklıyız. Kazanacağımıza inanıyoruz. Mahkeme yakında sonuçlanır. Sonucu alır almaz İşverenle masaya oturup toplu iş görüşmelerini başlatırız. İşçilerin maaşları ve diğer sosyal hakları ile ilgili konuları işverenle birlikte görüşüp kararlaştıracağız.
Sendikalaşma süreci başladıktan sonra 43 işçinin işine son verilmiş, İşveren işten çıkarmalar için ne gibi gerekçeler ileri sürüyor?
İşveren önce 21 işçinin işine son verdi. Gerekçe olarak da iş kanunun 25. maddesine göre bildirimsiz olarak çıkış vermiş. 25. madde bütün yüz kızartıcı suçları kapsar, 25. maddeye dayandırarak çıkışını verdikleri arkadaşlarımızın birçoğu işverenin sendikaya geçmeden önce övgüsünü almış arkadaşlardır. 15 arkadaşımızın işine ise 18. maddeye göre çıkış verilmiş. Son olarak çıkarılan 7 işçimizin işine ise ne gerekçe gösterildiği belirtilmemiş.
ÇADIRDA NÖBET TUTANLARANLATIYOR
Geçen yıl Haziran ayında işlerinden kovulduktan sonra Samsun-Ordu Karayolunun kenarında fabrika sapağının hemen başında kurdukları çadırda ki; geçen hafta yakıldı biliyorsunuz. Yerine yenisini kurdular. Orada 43 işçi sırayla nöbet tutuyorlar.
Onlara bu süreçte kol kanat geren, ceplerine harçlık evlerine kimi zaman kumanya gönderen Orhan Demir’le birlikte gittik direniş çadırına. Perşembe günkü nöbette 7-8 kişiydiler. Biz ayrılmak üzereyken Şeker – İş Sendikasının şube Başkanı da destek için oraya geldi. Dilerseniz bu şanlı direnişin öyküsünü kahramanlarından dinleyelim.
MESAİDEYKEN ATILMIŞLAR
Bayram Moral anlatıyor: 21 aydan bu yana işletmede çalışıyordum. Sendikadan ayrılmam için çok baskı yaptılar. Ben sendikadan ayrılmadım tabii ki. 15- 23 vardiyasındaydım. Mesaiyse başladıktan yaklaşık 2,5 saat sonra yani 17,30 sıralarında bir arkadaşım söyledi bana atıldığımı. Liste asmışlar iş yerine, arkadaşım ismimi okuyunca bana haber verdi. Emeğimize bile saygıları yok bunların.
Hakan Karacan’ da atıldığını mesai sırasında öğrenenlerden. 7-15 vardiyasındaydım. Vardiyadan çıkıp eve geldikten sonra, bir arkadaşım aradı beni. ‘’Sen işten çıkarılmışsın’’ dedi. Benim işime ben mesaideyken son vermişler. İsim listesi sabah saatlerinde asılmış meğer. Her şeyden çok bu zoruma gitti. Plantasyon yardımcısı Ali Bülbül, Beni defalarca ’Ayağını denk al, istifa etmezsen seni kovarım’ diyerek tehdit etti. Kendisini bu yüzden o aşamada mahkemeye verdim.
İŞLETMEYİ ARADIM
Bu arada işletmeye alınmayınca Cumartesi günü saat 11.50 sıralarında Eti Bakır’ın 256 09 99 numaralı telefonundan aradım. Telefona çıkan bayan ismini vermek istemedi. Aradığım numaranın Sekreterlik telefonu olduğunu söyledi. Ben bir yetkili ile görüşmek istediğimi söyledim Ne konuda görüşmek istediğimi sordu.İşten çıkarılan işçiler hakkında konuşmak istediğimi söyledim. Beni beklemeye aldı önce, bir süre sonra da müdürünün sahada olduğunu bildirdi. Ali Bülbül’ü sordum.  Yine beni bekleme aldıktan kısa bir süre sonra Ali Bülbül’ün telefonuna ulaşılamadığını bildirdi aynı sekreter bayan. Bunun üzerine kişisel GSM telefonumu not olarak bıraktım kendisine bir yetkilinin beni aramasını, zira yazıyı hazırlamakta olduğumu ilettim.
Aldığım yanıt ise şu oldu: gerek görürlerse, sizi ararlar. Cevap vermeye gerek görüp görülmeyeceğini bir süre bekleyeceğim ki; telefonun diğer ucundaki sekreter hanıma da söyledim. Bu süre yarım saattir. Yazıyı dizgiye vereceğim zira. Müdürünün makam telefonuna ulaşamayan sekreter hanımın inanıyorum ki müdürüne ulaşacağı bir mobil telefon vardır.
Bu yazıya 13.00 ‘da tamamlanarak gazetenin haber merkezine ulaştırılmak üzere son nokta kondu. Hala Eti Bakır’dan aranmadık yani onu söylemek istiyorum.
Bahattin Oruç da oğlu Bayram Oruç la birlikte ilk furyada işten çıkarılanlardan. Bahattin Oruç 49 yaşında.  ‘’Sigortalı bir işim olsun istemiştim. 2005 yılından beri çalışıyordum’’ diyor.
‘’Maaşın kaç liraydı’’ diye soruyorum. 730 lira alıyormuş.
BAYRAM’A KIZ VERMEMİŞLER
Bayram Oruç 24 yaşında, bir yavuklusu varmış, İsmini sordum söylemedi. ‘’O Benim özelim’’ dedi. Bayram Antyeri köyünden. ‘’Yavuklun sizin köyden miydi, bari onu söyle ’’ dedim. Başka köydenmiş. 
Evlilik hazırlığı yapıyormuş Bayram ve yavuklusu. Ki çadır nöbetinde beraber oldukları ve aynı kaderi paylaştığı Babası Bahattin Oruç da bunu doğruluyor. Kızı istemeye gitmişler, ama kovulduğu için yavuklusunun babası kızı vermemiş.
‘’Bekler belki seni diye’ teselli etmeye çalışıyorum.
‘’Beklemez, neden belesin ki’’ diye yanıtlıyor.
Bayram umudunu yitirmiş yavukludan yana, evlilik hayali de bu bakımdan başka bir bahara kalmış.
GÖKHAN VE HASAN NİŞANLI, DÜĞÜN İÇİN İŞE DÖNMEYİ UMUYORLAR. 
Hasan Ay ve Gökhan Cömert, iki yakın arkadaş, Hasan Sinop’ta üniversite okurken bir kızla tanışmış. Kızın adı Fatma sevmişler birbirlerini, Fatma’nın bir arkadaşı var Sezin. Sezin’ i de Kankası Gökhan’ la tanıştırmışlar.
Sezin ve Gökhan da birbirini sevmişler.
Kankalar ve kankiler sevdikleriyle yüzük takmışlar atılmadan önce. Evlilik için gün sayarken ki; önümüzdeki yaz aylarında düğün planlıyorlarmış.
Gökhan da Hasan da Bayram gibi umutsuz değiller. Onlar nişanlılarının kendilerini bekleyeceklerine inanıyorlar.
Enes Balıkçı, 18 maddeye dayanılarak işten çıkarılmış, yani yetersizlikten, Enes 1080 gün çalışmış işletme de ve bir gün dahi rapor almamış, hiç işini aksatmayanlardan. 
İşten bu gerekçelerle çıkarılanların çoğu işveren tarafından daha önce ödüllendirilmişler.
HASAN VE ERCAN SENDİKALI DEĞİL AMA YİNEDE ATILDILAR.
Hasan Gündüz ve Ercan Baba, işletmenin sosyal biriminde çalışıyorlar bu bakımdan sendika üyesi olamamışlar. 
Ve fakat
Arkadaşlarına destek vermişler. Pankart taşımışlar.
Sırf bu nedenle, arkadaşlarının yasal haklarına destek verdikleri için çıkarılmışlar işten.
Sendika üyesi olamamış onlar ama, başta verdikleri desteği sürdürüyorlar hala. Çadırı bekleyenler arasına katılmışlar yani.
Bu gençler, başka bir iş te aramıyorlar. Haklarını arıyorlar bi tamam eksiksiz. Şanlı direnişlerini, haklarını alacaklarına olan inançlarını her gün arttırarak sürdürüyorlar.
Eti Bakır’dan önümüzdeki süreçte sendika üyesi oldukları için başka çıkarılanlar olacak mı bilemiyoruz.
Umarım, başka acılar yaşanmaz.
Gözümüzün önünde bir dram yaşanıyor.
Kışın karda, ayazda, yağmurda, çamurda. Yazın kavurucu sıcakta. Sayıları 43’e ulaşan mağdur insanlar. Bir direnişi sürdürüyorlar kol kola
Söyleşi: Ragıp GÖKER
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10