• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Samsun 8 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 3 °C
  • Ordu 8 °C
  • Sinop 7 °C
  • Giresun 6 °C
  • Amasya 2 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Ünye halkı Erdoğan’a tam destek verir
  • OMÜ'DE GÖREVE İADE SKANDALI
  • Ne olursa olsun yıkacağız
  • Ünye halkı Erdoğan’a tam destek verir
  • OMÜ'DE GÖREVE İADE SKANDALI
  • Ne olursa olsun yıkacağız
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası
  • Kaynak Planlamalarınızda ERP Çözümlerine Güvenin

Evrensel bir siyasi proje Düşünce Atölyeleri…

TEKİN AKIN

21.yüzyıla girerken, ülkemizin büyük bir değişim zorunluluğu ile karşı karşıya bulunduğunu, o yıllardaki Sosyal demokrat kadrolar ön görmüşlerdi.

Bu günlerin, o günlerden görülmesi yetmiyordu, ne yapılması gerektiğinin de ortaya konması gerekiyordu. 
Ortaya konan öngörüler, ülkenin sorunları ve çözüm önerilerinin de projelendirilmesi, düşünce atölyeleri çalışmalarıyla hayat bulmuştu. 
Bu çalışmalar doksanlı yıllara damgasını vurmuş bir çalışma idi.
Türk siyasi yaşamına, projeye dayalı siyaset anlayışını yerleştiren bir çalışma idi düşünce atölyeleri.
Siyaseti sevenlerin, siyasete heves edenlerin, siyasette iddiaları olanların, yan yana geldikleri bir siyasi projenin adıydı, “Düşünce Atölyeleri.”
Siyasetin ağız dalaşı olmaktan çıkarılması gerektiğine inananların yan yana gelebildiği bir proje çalışmasının adı idi, “Düşünce atölyeleri”
Siyaset yapanların ve yapmak isteyenlerin, zamanlarını ve enerjilerini, birleştirebildikleri siyasi çalışmanın adıydı “Düşünce Atölyeleri”
Özgür birey, örgütlü toplum, sürdürülebilir kalkınma ve hakça paylaşımı yaşama geçirebilmenin hazırlıklarının adıydı “Düşünce Atölyeleri.”
Bir siyasi düşüncenin iktidar olduğunda, ülkeyi nasıl yöneteceğinin hazırlıklarının yapıldığı çalışmaların adıydı  “Düşünce Atölyeleri.”
Ülkemizde ilk defa bir siyasi düşüncenin, iktidar olduğunda ülkeyi nasıl yöneteceğinin, ülke sorunlarını nasıl çözeceğinin, vatandaşlarında katıldığı çalışmalar ile belirlendiği bir proje idi  “Düşünce Atölyeleri.”
Bu çalışmalarda emeği olan herkesi saygı ile anıyorum.
* * *
Eğitimde, medeniyet projesi olarak bilinen köy enstitüleri, bu ülkenin kalkınmasını hayata geçirecek çok önemli bir proje idi. 
Emperyalizm bu projeden korktu ve bu eğitim projesinin devam etmesini engelledi.
Düşünce Atölyeleri de, siyasetin ülke sorunları üzerinden yapılmasını sağlayacak bir projeydi, bu çalışmalarında nasıl olduğunu anlayamadığımız bir engelleme ile siyasetin tozlu raflarına kaldırılışını, birlikte hiçbir şey yapamadan seyrettik. 
* * *
Siyasetin belini doğrultacak, bu günkü kör dövüşünü yok edecek, en önemlisi sivil toplumu siyasetin göbeğine oturtacak bu proje, bu çalışmalar, siyasetin tüccarlarını korkutmuştur.
Kurt sisli havayı severmiş, Siyaset tüccarları da, karmaşanın yaşandığı, günü birlik kararlarla siyasetin yapıldığı, öfkenin öne çıktığı, insanların bir birlerine hakaret ettiği ortamları sevmektedir. 
* * *
Elimizde, düşünce atölyelerinde çalışılmış, Kürt sorunu başlıklı projenin, küçük bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu gün, doğuda ve güneydoğudaki rahatsızlığa siyaset çözüm üretememiştir.
Topluma çözüm olarak sunulan projelerde, toplumda kaygıları artırmıştır.
Doksanlı yıllarda, bu sorunun çözümü ile ilgili yapılmış atölye çalışmalarında hazırlanan projeden küçük bir bölümünü sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Düşünce Atölyelerinde hazırlanan bu projede, yapılan iki tespit dikkat çekicidir.
Birincisi, siyasal yaşamın yasaklarla sınırlandırılmış olduğu gerçeğinin altı çizilmiş.
Siyaset yapmayı engelleyen gizli ve açık çok sayıda yasak olduğu gerçeği görülmüştür. 
İkincisi, Anadolu gerçeği görülmüştür. 
Bu millet, bağımsızlığını kazanmak için, ulus olmak için, yurttaş olmak için, kurtuluş savaşında, omuz omuza savaşırken, ne dilini, ne dinini ne de etnik kökenini aklına getirmemiştir.
Bu gün iddia edilen ayrılıkların, demokrasi içinde, birleşip, güçlenip, demokrasinin 24 saat eksiksiz işlemesi ile Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkez’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, kadını erkeği birleştirilebilir tespiti, o günlerde yapılmıştır.
Anadolu’da yaşananların, birlikte yaşama iradesini hırpalayan anti demokratik anlayış ve uygulamalardır. 
* * *
Atölye çalışmalarında, bu gün çözmeye çalıştığımız Kürt sorunu ve terör sorunu ile ilgili hazırlanan projenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.
* * *
Siyasiler bu gün yaşanan barış sürecini halkımıza, neden kendileri anlatmamışlardır? Neden aracı kullanmayı tercih etmişlerdir? 
Akil adamlar aracılığı ile halkımıza anlatılması planlanan sürecin, Ülkenin bölüneceği, idari yapısının değiştirileceği gibi çok önemli kaygıları giderip gideremeyeceğini göreceğiz.
* * *
Sürecin gündemde olduğu bu günlerde, siyasilerin karşılıklı hakaret içeren konuşmaları dikkat çekmektedir. 
Bu durumu, toplumun ibretle izlediğini sanıyorum.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10