• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Samsun 15 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Ordu 16 °C
  • Sinop 14 °C
  • Giresun 16 °C
  • Amasya 17 °C
  • Rize 16 °C
  • Trabzon 16 °C

Ezeli Komşu, Ebedi Düşman : RUSYA (2 )

HÜSEYİN DERELİ

Türk Rus ilişkilerini anlamaya çalışıyoruz.

Esaslı sonuçlar çıkarmak, en son söylenecek olanı başta söylememek için önce biraz tarih okuması yapmalıyız…

Gerçi  okumanın kıt olduğu bir memleketin çocuğu olduğumuzu bilmeli ; işi , diziyle ,  filimle , kliple halletmeliyiz.

Tıpkı Filinta’da olduğu gibi…

Ancak bunun içinde kol gibi arpa gerek.

Neyse   kemerleri bağlayıp “haydi  motor” diyerek zaman tünelinde bir kuş uçuşu  Rusya turu yapalım.

Ne dersiniz ?

İlk durak kuruluş olsun

Yani diriliş.

Yani 1299.

Osman Gazi’nin,  büyük Türk devletini kurduğu dönemlerde dünya siyasetinde  Ruslar’ın  esamisi bile okunmaz.

Bu dönemde Ruslar,  yine bir Müslüman/ Türk devleti olan Altınordu’nun altında “ Moskova Prensliği “ adlı bir beylik olarak  yaşarlar. 

Prens İvan ,  Türkler’in  İstanbul’u fethinden sonra  Bizans Kralı’nın yeğeni  ile evlenir.  İşte bu evlilikten sonra  Ruslar; kendilerini Bizans’ın mirasçısı ve Ortodoksluğun koruyucu ilan ederler.

1480 ‘de Altınordu Devleti’nden  bağımsızlaşan Ruslar ilk iş olarak Türk Bozkırları’na at sürmeyi kafalarına koyarlar.

Osmanlı korkusundan Kırım’ı seferini 1778’e rötarlayan  Karkunç İvan ; Viyana’ yı fethetmekle uğraşan   Türklerden fırsat bularak 1547-1584 arasında Volga steplerindeki Kazan ve  Ejderhan  Beyliklerini  topraklarına katıverir.

O yüzden “ Rus’u kazı altından Tatar çıkar” lafı meşhurdur!

Takvimler  1613’ü gösterdiğinde,  Osmanlı’ya “ hasta adam            teşhisi koyan doktor Romanoflar Rus tahtında boy gösterir.

 1654’de  artık direksiyonu sağa kırma , Ukrayna’ya girme zamanı gelmiştir. Aynı yıl Ukrayna’nın tamamı Rusların eline geçerken, Ukrayna prensi soluğu İstanbul’da alır.

Neticede artık savaş kapıya dayanmıştır.

İlki 1568 ‘de sonuncusu 1918 de Bakü’de olmak üzere Türklerle- Ruslar arasında otuza yakın savaş olur.

An gelir   Rus stratejisinin baş mimarı Deli Petro’yu Baltacı Mehmet Paşa’nın elinden  Katerina kurtarır; an gelir Ruslar İstanbul’a kadar gelir ve Yeşilköy’e heykel dikerler.

Zaman hep Türklerin aleyhine gelişir.

Kurulan güç dengesinde İslam’ın hilaline yer yoktur.

Eski çamlar artık bardak olmuştur. Ortodokslar , batılı din kardeşlerinin yanında saf tutmuştur. Batının kabusu olan İslamın tasfiye süreci de başlamıştır.

Hıristiyan dünyasının Ruslara tanıdığı açık zımni muvafakatlerle Müslümanların elindeki    bir coğrafya artık Ruslara terk edilmiştir.

Prut , Küçük Kaynarca,  Yaş ve  Moskova gibi onlarca anlaşma ile toprak ve insan bir oraya bir buraya sürülmüştür.

Ve Kafkasya

Kuzey doğunun nazlı güzeli  de  geride  Şeyh Şamil’in onurlu hatıralarını bırakarak ,   Rus saldırganlığından nasibini alır.

Karadeniz artık bir Türk gölü olmaktan çıkmıştır.

Lakin ne olursa 1917 yılının soğuk bir ekim gününde olur.

İşine akıl sır ermeyen Azrail Lenin Efendi, Zürih’ten bir  trene biner ve St Petersburg’ta  Doktor Ramonof’un canını alır.

Hem de  hasta adamdan 5 yıl  önce !

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10