• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 33 °C
  • Ordu 25 °C
  • Sinop 23 °C
  • Giresun 25 °C
  • Amasya 24 °C
  • Rize 27 °C
  • Trabzon 25 °C

İstenmeyen Pay

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

                                                            

Büyük ayaklı bir adamla ilgili güzel bir hikaye vardır.Zavallı adam ne yaparsa yapsın tam ayağına göre bir ayakkabı bulamamaktan şikayetçidir.Sürekli konuyla ilgili araştırmalar yapar, değişik ustalara baş vurur, ne yazık ki istediği sonuca bir türlü ulaşamaz.Günlerden bir gün arayışı sonuç verir, istediği ayakkabıyı yapacağını söyleyen bir ustaya rastlar.Siparişi aldıktan sonra belirlenen gün ve saatte tekrar buluştuklarında gerçekten ustanın dediği gibi ayakkabı tam adamın istediği gibi olur.Ancak ustanın ayakkabı için istediği fiyat çok uçuk bir rakamdır.Adamla usta,  gittikçe daha da içinden çıkılmaz bir hal alan tartışmaya tutuşurlar.Sonunda usta dayanamaz, “Siz bilirsiniz,” der, “Ayakkabıyı alıp almamak sizin elinizde.Ama unutmayın ki ayağınıza göre bundan başka bir ayakkabı bulamazsınız.”Adam ustayı dikkatlice dinledikten sonra kendinden emin bir tavırla parmaklarını çenesinde gezdirir, yerdeki belirsiz bir noktaya gözlerini dikip “Evet,” der “Haklısınız, belki ben ayağıma göre bundan başka bir ayakkabı bulamam.Ama siz de benimkilerden başka ayak bulamazsınız.”

            Hikayedeki adamlar anlaşmaya varmışlar mıdır bilinmez, zira böyle hikayeler hep en can alıcı noktada kesilir.Ancak hikayedeki ana fikirle aynı kalıptan çıkma pek çok hadisenin günümüzde cereyan atiğini söylemek yanlış olmayacaktır.Özellikle medeniyetler arasındaki ilişkide bunun apaçık bir örneğini görürüz.Zira medeniyetin bayrağını taşıdığını iddia eden uluslar bazı maskeler altında diğer ulusları da kendi yollarını izlemeye mecbur etmektedirler. Ancak aynı ulusların kendi topraklarında uyguladıkları sorunsuz barış çalışmaları her ne hikmetse diğer topraklara götürürken evrim geçirip savaşa dönüşmektedir.

            Bunun en büyük sebeplerinden biri batının düşünce yapısını derinden etkileyen hak ve çıkar mevzuudur.Bütün ilişkilerde karşılıklı bir çıkar söz konusudur.Bir tarafın çıkarının maksimize olması diğer tarafın çıkarının minimize edilmesine dayanır.Hal böyle olunca doğal olarak güçlü olan taraf kaynaklardan maksimum ölçüde yararlanmak için bütün kozlarını oynamaktadır.Ancak bu gerçek değildir.Fransa’daki kahvesini yudumlayana bir insanın bu gezegende ne kadar hakkı varsa, çöldeki bir bedevinin de o kadar hakkı vardır.Televizyon karşısındaki bir Amerikalının gezegen üstündeki kaynaklarda ne kadar hakkı varsa, yağmur ormanlarındaki bir yerlinin de o kadar hakkı vardır.

            Peki bir taraf hakkından vazgeçerse ne olur?Yani demek istediğim payını istemezse ne olacağıdır.Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır.Payından vazgeçmek masadakilerin hepsinden feragat etmek değil, aksine her şeyin eşit olarak dağılmasıdır.

            Şövalyelerin masası niye yuvarlaktır bilir misiniz? Çünkü diğer bütün şekiller bir hiyerarşi barındırır.Sadece bir çemberin etrafına dizilen insanlar ortadaki yemeğe eşit uzaklıkta olurlar.

            Artık masanın değişmesi gerektiğini ve bunun için yapılacak ilk işin ise masadan kalkmak olacağını düşünmek doğru değil midir?

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10