• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 15 °C
  • Ordu 9 °C
  • Sinop 5 °C
  • Giresun 8 °C
  • Amasya 10 °C
  • Rize 7 °C
  • Trabzon 8 °C

İşveren 'tedbiri de elden' bırakmamalı...

A.YENER CABBAR

İnsan hayatı bu, kolay değil. 

Bir anda sevdiklerinden ayrılmak, arkada bir sürü gözü yaşlı insan bırakmak..
Hayallerin, beklentilerin bittiği nokta..
Ecelden kaçınılmaz elbette, ama bir de göz göre göre gelen kazada, ekmek parası uğruna 'yaşamın kıyısında' bir mücadeleyi de düşünmek gerekiyor..
Bir de madalyonun diğer tarafı var elbette..
Yani işveren..
Yeni yatırımlar yapmak, bunun için maddi bedeller ödemek, içinde bulunduğumuz küresel krize rağmen 'yeni istihdamlar oluşturmak..
Ve böyle bir çaba içindeyken yaşanan 'bir olay, giden 5 can'.. Yıkılan 5 ocak..
Herkes işini iyi yapsaydı, bugün Samsun 2. Gübre Fabrikası'nı konuşuyor olacaktı... 
Ama iddia edilen ve soruşturma kapsamında öne çıkan kusurlar birbirini izledi ve facia yaşandı.. 
Samsun'da önemli ve büyük ölçekte yatırımları olan Borsan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ölmez'in, dün gazetelerde çıkan açıklaması var..
Açıklama 'yatırımcıların endişesini' dile getirse de, 'iki taraflı mağduriyete de vurgu yapıyor'..
Samsun'a yatırımcı gelmesi, işverenin önünün açılmasın noktasında söylediklerinde haklılılk payı var.. 
İşveren kolay bulunmuyor. Hele ki işleri normal şartlarda yürürken, yeni işletmeler açabilecek, yatırımcı bulmak, Avrupa'yı kasıp kavuran ekonomik krizi ortamında bulmak daha da zor..
Yatırımcı üzerinde baskı oluşursa, bu ilde çivi çakacak kimseyi bulmak mümkün olmayabilir.. 
Ancak, 'yatırımcıyı endişeye götüren söz konusu olayla ilgili' açıklamasının içinde, 'kamuoyunu hatalı bilgilendirmeye yönelik' tartışmaya açık söylemler olduğunu da söyleyebilirim..
Yatırımcıya yer temini, bürokratik işlemlerde kolaylık, yol, lojistik destek, kaliteli enerji gibi konularda elbette yardımcı olunmalı ..
Ama 'iş sağlığı ve iş güvenliği açısından asla ve asla taviz verilmemeli'..
Ölmez'in öncelikle 'arsasını kat karşılığı müteahhide veren kimsenin, o inşaatta meydana gelebilecek iş kazasında ne kadar sorumlu ise, Eti Bakır'da yaşanan olayda da yatırımcının o kadar sorumludur' sözüne 'kökten karşı' olduğumu söylemek isterim.. 
Hiç bir bir şekilde mukayese edilmeyecek kadar olayın basite indirildiğini düşünüyorum..
Arsasını müteahhide veren, alacağı kat karşılığında arsadaki haklarından ve tasarrufundan vazgeçmiş bir kişidir. Yani o arsa onun için artık bir yatırım olmaktan çıkmış sadece 'arsa karşılığı bir hak ediştir'..
En azından 'işveren değildir.. 
Elim kazadaki iş kazası ise ancak, o arsayı almış ve inşaat yapacak olan  müteahhit ile emsal tutulabilir.. 
Eti Bakır'daki kazada yaşanan olayda 'yatırımcıyı endişelendirecek' durumdan daha çok, 'iddia edilen kusurların' ardı ardına gelmesi durumu söz konusu..
İşin bir taşerona verildiği doğru, ancak taşeronun da işi taşerona vermesi ne kadar normal olabilir.. 
işveren 'güvenilir bir müteahhide vermiştik' diye açıklama yaparken, işin başka bir taşerona verilmesi üzerine 'yatırımcının endişelenmesi' gerekmez miydi?..
Ayrıca 2010'da alınmış ruhsatla yapılan inşaatın 'Yeni Yapı Denetim Kanunu'ndan muaf olacağını da işveren biliyor olmalı ve böylesine büyük ölçekli bir tank inşaatı içinden 'riski en asgari noktaya çekmek' için 'özel bir yapı denetim şirketinden de destek alabilirdi'..
Hatta 'kaynak işiyle ilgili denetimci' istihdam ederken, keşke yapı denetimiyle ilgili de 'gerekli tedbirler alınmış olsaydı da', böyle bir facia meydana gelmemiş olsaydı..
Elbette yatırımcının endişeleneceği noktaların ortadan kaldırılması ve yatırımcının teşvik edilmesi için gerekli desteklerin, 'yatırım noktasın' verilmesi gerekir..
Ama bunlar 'denetimden muaf' ve 'yaşanabilecek olaylarda kusurların dışında kalsın' anlamına kadar kapsamı genişletilirse, sonuçları 'üzücü olabilir'..
Eski tip ruhsat olduğu için yapı denetiminden muaf kalır, taşeron işi taşerona devreder, tankın üzerinde montaj edilmesi gereken kapak yerde imal edilir, zemin testi yapılmaz, işçiler için koruyucu bir kafes yapılmadığı gibi, iş güvenliği açısından tedbirler yetersiz kalır, kapaktaki saçlar dağılır, dökülür ve işte sonuç...
İşadamı Adnan Ölmez'in söylediklerinin, aslında 'yatırımcılar açısından' duyulan endişelere dikkat çekmek için olduğunu biliyorum ama Türkiye’de günde yaklaşık 172 iş kazası olurken, ortalama 4 kişinin de iş kazası sonucunda hayatını kaybettiği de istatistik bir gerçek..
Hele ki, taşeronluğun 'devlet işlerine kadar' girdiği yeni 'iş düzeninde', kalifiye olmayan işçilerin sadece daha ucuz çalıştığı için tercih edildiği günümüzde, bir çok işverenin de 'daha ucuza yaptırıyorum' diyerek daha ekonomik olana ihaleyi  verdiğini de düşünürsek 'Yasal sorumlulukların' kapsamının genişletilmesi bile düşünülebilir..
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10