• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 18 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 28 °C
  • Ordu 21 °C
  • Sinop 18 °C
  • Giresun 19 °C
  • Amasya 16 °C
  • Rize 22 °C
  • Trabzon 24 °C

Kağıt Gazete Bitiyor mu?

ŞÜKRÜ KARAMAN

Sosyal medyanın iyiden iyiye kök salması,yaşamın her alanında kendini göstermesi “Basılı medya ölüyor mu”” sorusunu tartışılır hale getirdi.

Malum, gazete satışları 80 milyona yaklaşan ülkemizde bir hayli düşük. Kalabalık nüfusa karşılık günlük gazete satışı 3.5 ila 4.5 milyon arasında gel-git yapıyor. Bu rakamın çoğunluğu da cumartesi ve pazar günleri gerçekleşiyor. Yani insanların evlerinde olduğu gün.

Akıllı telefonların yaşamımıza girmesiyle bir tıkla dünyadaki ve ülkedeki tüm haberler önünüze düşüyor. Artık insanlar gazete satın almak yerine gündemi, dünyayı, ülkede ne olup bittiğini öncelikle sosyal medyadan, sonra televizyondan izliyor.

Sosyal medyanın yaygınlığı karşısında, ülkemizde ve dünyada kağıt gazeteler yayın yaşamını sonlandırarak, dijital ortamda yayınlarını sürdürmek zorunda kalıyor.

Geçtiğimiz yıl çalışanların ve okurun özverisi ile yaşamaya, ayakta durmaya çalışan, birçok gazete, tiraj düşüklüğünün yanı sıra, sosyal medyanın etkisi ve yeterli reklam alamamaktan ötürü ‘’pes’’ diyerek kepenk indirdi.

Anımsanacağı üzere önce Karşı, ardından Sol ve Radikal gazeteleri basılı yayına son verdi.

İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Independent da yazılı basıma, yani kağıt baskıya veda edeceğini, bundan böyle sadece dijital ortamda yayınlanacağı açıkladı.

The Independent, son kağıt baskısını 26 Mart’ta yaptı. Bundan böyle okur gazeteyi dijital ortamdan takip edebilecek.

Ülkemizde iki yıl önce de büyük iddialarla yayın hayatına başlayan Radikal gazetesi yazılı basına son vererek, dijital ortamda yayını sürdürmeye çalıştı. Çalıştı diyorum, çünkü Radikal, 25 Mart’tan itibaren dijital yaşamını da sonlandırdı.

Aslında her yeni doğan, yayın yaşamına başlayan gazeteler ne denli sevindirici ise, gazetelerin kapanması, yüzlerce basın emekçisinin işini yitirmesi de o denli üzücü.

Yeni yayınlanmaya başlayan gazetelerin hem meslektaşlarımızın iş sahibi olması hem de Türk basınına yeni bir soluk getirmesi, basın özgürlüğünün gelişmesine sağlayacağı katkıdan ötürü seviniyor, kapandığında da üzülüyoruz.

Yaşamımız giderek dijitalleşiyor. Eğitimden alışverişe, bankacılıktan araştırmaya, hemen her yerdeki faaliyetler dijital ortama taşındı.

Sosyal medyanın, dijital ortamın yaygınlaşması, bazı gazetelerin kağıt baskısına son vermesi “Basılı medya, kağıt gazetelerin ömrü bitiyor mu*” sorusunu gündeme taşıdı.

Bu soruya verilen çeşitli yanıtlar, değerlendirmeler sonucunda, “Kağıdın, dolayısıyla kağıt gazetelerin 100 yıl geçse de yaşamın bir parçası olarak devam edeceği” yönünde ortak bir görüş belirlendi.

Radyo, televizyonun, internetin çıktığı ilk günlerde de buna yönelik sorular gündeme gelmiş, çeşitli değerlendirmeler yapılmıştı. Ama aradan geçen uzun sürede yazılı basın, kağıt gazete zorlansa da hala devam ediyor.

Çünkü yazmayı çizmeyi, okumayı sevenler ısrarla basılı medyanın, kağıt gazetelerin önüne hiçbir teknolojinin geçemeyeceğini savunuyor.

Çünkü, gazete okurlarının çoğunluğu kağıda dokunmak, gazeteyi, dergiyi, kitabı eline alarak, kokusunu özümseyerek okumak istiyor.

Gazete okurlarında mürekkep kokusu alışkanlık yaptı. Bu alışkanlıktan vazgeçmek öyle çok kolay değil.

Dijital gazeteler, yayınlar tıpkı sanal arkadaş gibi, ona dokunamıyor, yakından hissedemiyorsunuz..  

Zaten dijital ortamı kullananların, sevenlerin pek çoğu gazete okumuyor, eline bile almıyor. Ayrıca, yazılı basının yüzyıllara dayanan bir deneyimi var. Dijital yayıncılık daha emekleme aşamasında.

Yazılı ve basılı medyanın dijital dünyanın sahip olamayacağı bir ağırlığı var. 

Sonuçta sosyal medya yaygınlaşsa, dijital ortam yaşamın vazgeçilmezi olsa da dokunulabilinen, mürekkep kokusu hissedilebilinen, en önemlisi çevirdikçe büyük keyif aldığımız sayfalarıyla kağıt gazete bir 100 yıl geçse de bitmez, yaşamaya devam eder.   

 

 

Eline aldığınızda, mürekkep kokusunu hissettiren, sayfalarını çevirirken hışırtı sesi çıkaran gazetelerin yerini, ne internet haberciliği ne akıllı telefonlar alabilir. 

Günümüzde yazılı basının en büyük sorunu tiraj. Yani istenilen rakamlarda satılmaması, halkımızın gazetelere olan duyarsızlığı, gazete okumamaları. Satmayan gazetelerin ekonomik kaynakları tükeniyor, gider geliri karşılamıyor.

Gazetelerin kapanmasında bir diğer etmen de okurun taleplerine yanıt verememeleri.

Nüfusumuz 80 milyona ulaştı ama, bölgesel ve yerelin dışında yaygın gazetelerin günlük satışı 3.5-4.5 milyon arasında dolanıp duruyor.

Türkiye’de gazete satışlarının artan nüfus ve günlük yayınlanan gazetelerin çokluğuna karşın yükselmediği, hatta zaman zaman düştüğü acı bir gerçek.

Tüm bu olumsuzluklara karşın, sadece haber veren, okuru bilgilendiren, taleplerine yanıt veren, köşe yazarlarının derinlik içeren yorumları ile yapılan gazeteler her zaman yaşayacak, her zaman okurun ilgisini çekecektir. Yeter ki adam gibi iyi gazete yapılsın. Bu tür gazeteler her daim karşılığını bulacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10