• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 19 °C
  • Ordu 17 °C
  • Sinop 17 °C
  • Giresun 16 °C
  • Amasya 15 °C
  • Rize 17 °C
  • Trabzon 16 °C

Kalp Krizi Belirti Vermeden De Gelebiliyor

Kalp Krizi Belirti Vermeden De Gelebiliyor
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Alyan, göğüste sıkışma hissi, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme ve yorgunluğun kalp krizinin...

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Alyan, göğüste sıkışma hissi, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme ve yorgunluğun kalp krizinin ilk belirtileri olduğunu belirterek, ancak kalp krizlerinin dörtte birinin belirti göstermeden meydana geldiğine dikkat çekti.

Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp krizi ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Kalp krizindeki ağrının, göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol kola serçe parmağına doğru inen, boyna doğru yayılan bir ağrı olduğunu belirterek, "Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı insanlarda belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymayabilirler ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilirler. Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir" dedi.

"Krizi esnasında saniyeler bile çok değerli"

Bu durumda aspirin alınabileceğini anlatan Alyan, "Aspirin kanı sulandırır ve kan dolaşımı kolaylaştırır. Bu belirtilerle karşı karşıya kalındığında bir yere oturup dinlenilmeli ve hemen bir sağlık kuruluşuna ulaşılmalıdır. Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam edilmemelidir, çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbin oksijen talebini daha da arttıracaktır" diye konuştu.

"Kalp hastalıklarına yol açan risk faktörlerine dikkat"

Sigara içmek, kötü kolesterolün yüksek, iyi kolesterolün düşük olması, diyabet hastalığı, obezite ve hareketsiz yaşam, erkeklerin 45, bayanların 55 yaşının üstünde olması, tansiyon yüksekliği, sağlıksız beslenme,

anne, baba, kardeş gibi birinci dereceden akrabalarda kalp hastalığı öyküsü varsa kişinin de risk altında olabileceğine dikkat çeken Alyan, şunları kaydetti:

"Doymuş ve trans yağlar tüketilmemelidir. Risk düzeyinize göre, LDL kolesterolü uygun seviyelere indirilmeli. HDL (iyi) kolesterol - erkeklerde 40 mg/dL kadınlarda 50 mg/dL veya üzeri, trigliseridler ise 150 mg/dL'den düşük olmalıdır. Kan basıncı <120/80 mmHg olmalıdır. Diyabet varsa mutlaka kontrol ettirilmelidir. Çünkü diyabet hastalarında, sıklıkla mevcut olan yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara, aşırı kilo ve hareketsizlik gibi risk faktörleri nedeniyle kalp damar hastalığı riski 2-4 kat artabilir. Stres ile mücadele edilmelidir. Stres, sigara tüketimini arttırır, yemeklerde fazla yenmesine neden olabilir. Fazla alkol kullanımı da tansiyonu ve trigliserid düzeylerini yükseltir, kalpte ritim bozukluğuna neden olabilir."

"İkinci bir kalp krizini önlemek için yapılması gerekenler"

Sigara ve puro, pipo gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklarının terk edilmesi gerektiğini de işaret eden Doç. Dr. Alyan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat arttırır. Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olacağı unutulmamalıdır. İlaçlar doktor kontrolünde düzenli alınmalıdır. Kardiyoloji uzmanı tarafından verilen ilaçlar kesinlikle ihmal edilmemeli, düzenli şekilde alınmalıdır. Oluşabilecek en ufak bir sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir. Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir hem de kilosunu kontrol altında tutar, kan kolesterol düzeyinin ve tansiyonun yükselmesi önlenmiş olur. "Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana bir şey olmaz" yanılgısına asla düşülmemelidir, çünkü yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir."

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10