• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 18 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 28 °C
  • Ordu 22 °C
  • Sinop 21 °C
  • Giresun 22 °C
  • Amasya 14 °C
  • Rize 22 °C
  • Trabzon 24 °C

Kalp Krizi İş Kazası mı?

ŞÜKRÜ KARAMAN

SGK’nın,  çalışma yaşamı uzmanlarının en sık karşılaştığı, açıklık getirilmesi istenilen konulardan biri de ”işyerinde kalp krizi iş kazası mı?” sorusudur.

Buna bağlı, “işyerinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirenlerin yakınları kıdem tazminatı alabilir mi?” sorusu da sıkça gündeme getirilmektedir.

Çeşitli görüşlerin tartışıldığı bu konuda son noktayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu koydu.

Yüksek Mahkeme, kalp krizinin “sigortalının işyerinde işveren tarafından yürütülen bir işin yapılması

sırasında” meydana gelmesini iş kazası olarak nitelendirilmesi gerektiğine karar verdi.

Yani bir işçi, işinin başında kalp krizi geçirip yaşamını yitiriyor veya malul duruma düşüyorsa, iş kazasına uğramış sayılıyor.

Yargıtay bu durumu iş kazası olarak değerlendirse de SGK’nın geride kalan eş ve çocuklarına dul veya

yetim aylığı bağlayabilmesi, işverenin bu olayda kusurunun olup olmadığı da çok önemli.

Yüksek Mahkeme, kalp krizinin işverenin tutumundan ötürü meydana gelmesi halinde bunun iş kazası olarak sayılmasını çeşitli kararlarıyla hüküm altına aldı.

Kısaca, Yargıtay işyerinde işçinin kalp krizi geçirmesini iş hukuku açısından iş kazası olarak kabul etti.

İşyerindeki kalp krizinde, işçiye baskı yapılması (mobbing), ağır çalışma koşulları, gerginlik ve stres ortam, işverenin kusurlu halleri olarak değerlendirilmektedir.

Bu durumda hem işveren tazminat ödeyebilir hem de SGK geride kalanlara ödediği aylıkların bir bölümünü işverenin kusuru oranında işverenden isteyebilir.

Kalp krizinin iş hukuku açısından iş kazası sayılması geride kalanların destekten yoksun kalma tazminatı almasını da sağlar.

İşçi eğer işyerinde işverenden kaynaklanmayan nedenden ötürü iş kazası geçirip yaşamını yitirirse eşi, çocuğu ve yakınları işverenden destekten yoksun kalma tazminatı alamaz.

Olayın iş kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu açısından da iş kazası olarak değerlendirilmesi, geride kalanların tazminat alıp alamayacağını belirler.

 Kusur oranı belirlenirken, işyerinde işverenin aldığı iş sağlığı ve güvenliği önlemleri dikkate alınır.

Bu önlemlerin yeterli olup olmadığı SGK’nın incelemesi ile saptanır.

İşe giriş sağlık raporunda kalp krizi riski taşıyan kişilerin muayene edilmemesi halinde işverenin sorumluluğu ve kusuru artar.

 

İşverenin işçiden olanaksız taleplerde bulunması, bu taleplerin yerine getirilmemesi karşısında baskı uygulaması ve arkadaşlarının yanında onur kırıcı davranışları sonucunda kalp krizi geçirmesi halinde işverenin kusur oranını daha da artırır.

İşçinin sağlık sorunlarından ötürü kalp krizi geçirmesi, işverenin gerekli sağlık muayenelerini yaptırmış olması durumunda kusuru olmayacaktır.

Bu durum karşısında işçinin geride kalan ailesine  sadece SGK tarafından ölüm aylığı bağlanır.

Yine işverenin kusurlu olmaması halinde SGK bağladığı aylıkların bir bölümünü işverene rücu edemeyeceği gibi, geride kalanların destekten yoksun kalma tazminatı alması da söz konusu olmayacaktır.

Günlük yaşamda, işyerlerinde karşılaşılan bu sorunlar karşısında ne yapılması gerektiğini avukata, sosyal güvenlik uzmanından yardım almak en doğru olanı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10