• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Samsun 15 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Ordu 16 °C
  • Sinop 14 °C
  • Giresun 16 °C
  • Amasya 17 °C
  • Rize 16 °C
  • Trabzon 16 °C

Kara Kara Düşünüyorlar

ŞÜKRÜ KARAMAN

Bu yıl kurban bayramı ile okulların açılışı aynı zamana denk gelince dar gelirli kitle kara kara düşünmeye başladı.

Nasıl düşünmesin ki?

Dini gerekliliklerini yerine getirmek için kurban hissesine 1000 liraya yakın, tek başına koyuna ise yaklaşık 750 lira para ödeyecek.

Okula giden her bir çocuğunun eğitim giderleri için ayrıca para ayırması gerekiyor.

Yapılan araştırmalara göre, veliler okul öncesi eğitime kayıt olan bir öğrenci için başlangıç masrafı olarak ortalama 485, ilkokula başlayan bir öğrenci için 680, ortaokula başlayan bir öğrenci için ise 775 lira harcamak zorunda.

En düşük memur emeklisi maaşının bin 350,  ortalama memur maaşının da 2 bin 200, asgari ücretin 1000 lira olduğu dikkate alınırsa, bu kesimin hem kurban kesip hem de çocuklarının okul masrafını karşılaması mümkün değil.

Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarına göre çok düşük maaş alan emekçi kesim bırakın çağın koşullarına uygun bir yaşam sürdürmeyi, dini gerekliliklerini yerine getirmesi bile çok zor.

Hesaplamalara göre bir yurttaşın kurbanda yaklaşık 1000, okula ilk adımını atan çocuğu için de 800 lira düzeyinde para harcaması gerekiyor.

Birden fazla çocuğu olanların okul masrafları daha da artacak.

Bayram alışverişi ile okul alışverişi aynı zamana denk gelince memur, emekli, işçi, asgari ücretli, dar gelirli kitle çözümü bayram harcamasını kısmakta buluyor.

Kısmasın da ne yapsın?

Yoksa bayram harcaması, kurban parası, eğitim masrafı cebini vuracak, belini bükecek.

Aldığı maaş, elindeki para, olanakları belli.

Bu para ile hem kurban kesip hem de çocuğunun okul masrafını karşılaması çok zor, hatta imkansız.

Eğitim harcamaları geçen yıla göre ortalama yüzde 12.7 oranında artmış.

Buna karşılık dar gelirli kitlenin aylığında, maaşında, ücretinde bu kadar artış olmadı.

Yani emeği ile geçinen kesime yapılan zam, gıda, giyim ve diğer tüketim maddelerine gelen zammın gerisinde kaldı.

Örneğin Ağustos ayında hükümet ile Memur-Sen arasında bağıtlanan, hayal kırıklığı yaratan toplu iş sözleşmesi uyarınca memur ile memur emeklisi maaşına 2016 yılında yüzde 6+5 oranında kümülatif yüzde 11’in bir miktar üzerinde zam yapılacak.

Oysa eğitim gıda, giyim, yakacak, sağlık gibi temel tüketim maddelerine memur maaş zammın çok üzerinde bir artış geldi.

Asgari ücrette, kamuda çalışan işçinin ücretinde de aynı koşullar geçerli.

İşçi ve Bağ-Kur emeklilerinin durumu bunlardan kötü.

İşçi ve Bağ-Kur emeklileri memur emeklilerine göre daha düşük aylık alıyor.

Ayrıca aylıklarına toplu iş sözleşmesi ile değil, bir önceki 6 ayda gerçekleşen enflasyon oranında zam yapılıyor.

Dar gelirli kitlenin rahat yaşayabilmesi, çocuğunun okul masrafını karşılayabilmesi, kurbanını kesebilmesi için aylıklarına yüzdeli değil, seyyanen zam yapılmalı, yılda en az iki ikramiye ödenmeli.

Eğer aylıklarda kökten bir iyileştirme yapılmaz, intibak düzenlemesi hayata geçirilemez, yüzdelik zam yerine seyyanen zam yapılmaz, iki ikramiye çok görülürse emekli, memur, asgari ücretli, işçi sürünmeye devam eder.

Kurbanını kesmekte, çocuğunun okul masraflarını karşılamakta zorlanır.

Olumsuz ve düşündürücü bu tablo karşısında dar gelirli kitle kara kara düşünmesin de ne yapsın?

Sahi, siz de bu düşük maaşı alsaydınız, temel ihtiyaçlarınızı nasıl karşılar, dini gerekliliklerinizi nasıl yerine getirirdiniz?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10