• BIST 103.929
  • Altın 147,321
  • Dolar 3,5490
  • Euro 4,1819
  • Samsun 21 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • Ordu 23 °C
  • Sinop 20 °C
  • Giresun 22 °C
  • Amasya 20 °C
  • Rize 21 °C
  • Trabzon 23 °C

Karadeniz'in 'Yeşil Yol' ve 'Siyanür' kabusu

RAGIP GÖKER

Samistal Yaylası’nın sisle kaplı doruklarında arkasındaki jandarma komandolarından korkmadan konuşuyor.

Göğsüne vura vura haykırıyor.

"Vali, kim?, Kaymakam kim?, Devlet kim?" diye soruyor.

Ve buna da kendisi cevap veriyor.

"Ben halkım" diyor.

Havva Bekar, 60'lı yada 70’li yaşlarını sürdüğünü tahmin ettiğimiz bir Karadeniz kadını.

Yaylaların kendisine ebesinden, dedesinden, ninesinden yani ailesinden kaldığını söylüyor ve her yaylanın yolu bulunduğunu belirterek, "Yeşil Yol" adı verilen üç ilin yaylalarını bir birine bağlama projesinin anlamsızlığına işaret ediyor.

Anlaşılan birileri Karadeniz'in doğal güzelliklerini yok etmeyi iyiden iyiye kafasına koymuş.

Karadeniz'in yürekli insanları ki, aralarında kadınlar çoğunluktadır, buna direniyor.

Ben de ellerim çatlarcasına onları alkışlıyorum.

Bu adına "Yeşil Yol" denilen ve Karadeniz'in üzerine kabus gibi çöken uygulama nerden çıktı?

Projenin amacı Karadeniz yaylalarını turizme açmaktır.

Ama bölgede yaylaların halk tarafından kullanıldığı gerçeği unutuluyor.

Yayla onların evi yani bir anlamda.

Yaylaları turizme açma planı yapan Türkiye'nin derin bürokrasisi, Ankara'da masa başında buna karar verirken, daha önce de hiç bir uygulamada sormadığı gibi, bunda da yöre halkına "Sen ne dersin?" diye sorma gereği bile duymuyor.

Ömrü o yaylalarda geçmiş olan Havva Bekar da buna isyan ediyor.

Adına "Devlet" denen gücün, yetkiyi Ankara'da masa başında karar bericilerden değil, aslında kendisinden aldığını anlatmaya çalışıyor ve göğüs kafesini kırarcasına haykırıyor "Ben Halkım" diye.

Karadeniz'in bu günlerde başı dertte.

Birileri, Terme'de kömürle çalıştırılacak termik santral zinciri kurarak bizi zehirlemeye çalışırken, gözünü para hırsı bürümüş birileri endemik bitkileri yok ederek, yaylalara turistik tesisler kurmak istiyor.

Birileri de endemik bitkilerin bir başka yatağı Artvin'in Cerrattepe Yaylası’nda altın madeni kurmayı planlıyor.

Altın madenleri doğadaki yatağından ancak tek bir yöntemle çıkarılıp ayrıştırılır.

Siyanürle.

Siyanür kullanmadan topraktan altını alamazsınız.

Siyanürü bilir misiniz?

Siyanür, etkisi uzun yıllar boyu sürmesiyle bilinen doğadaki en etkili zehirdir.

Bu da şu demek:

On binlerce yıl önce o yörede yetişmiş ve bu güne kadar varlığını sürdürebilmiş bitkilerin yok edilmesidir.

Doğanın böylece yok edilmesine izin verilemezdi.

Verilmedi de.

Karadeniz'in kadınlı-kızlı yürekli insanları buna direniyor.

Direndikçe de kendi askerinden sopa yiyor.

Halkına sopa attıran o jandarma komutanı unutmamalıdır ki, Karadeniz'in o yürekli insanları birazda onun için direniyor aslında.

Diren Karadeniz!.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10