• BIST 109.657
  • Altın 156,071
  • Dolar 3,8739
  • Euro 4,5733
  • Samsun 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 16 °C
  • Ordu 13 °C
  • Sinop 12 °C
  • Giresun 13 °C
  • Amasya 9 °C
  • Rize 13 °C
  • Trabzon 13 °C

Kendini koruyamayan savcı

MEHMET AKSOY

Antalya Korkuteli Savcısı, çalışanının raporunu kabul etmeyerek sorunun çözümünde rol alması gerekirken bir taraftan sorunun parçası, diğer taraftan da kurşunların hedefi oldu. Kendisine Şanı Yüce Allah’tan acil şifa diliyorum.

 Yargıya intikal eden sorunları arabuluculuk yaparak çözmesi gerekirken, kendi sorununu çözememesi ve silahlı saldırıya uğraması birçok açıdan düşündürücüdür.

Savcının da raporu reddedilen görevlinin de en temel hakkı yaşama hakkıdır. Yaşama hakkı olmayanın hiçbir hakkı yoktur. Birbiriyle orantılı olmamakla birlikte; savcı sağlık raporunu kabul etmeyerek,  polis de savcıya silahla ateş ederek yaşama hakkını tehdit etmiştir.

 ‘Saldırıyı yapan polisin hiç mi suçu yok?’ gibi bir soru aklınıza gelmesin! Tabii ki o da aynı şekilde sorun çözmekle, silahlı saldırıları engellemekle görevliyken öfkesini kontrol edemeyişi ve amiri konumundaki savcıyı kurşunlaması hangi sebeple olursa olsun hafifletici sebepten öteye asla kabul edilemez.

Benim konum kimin daha suçlu oluşunu ortaya çıkarmak değil; o yargının görevidir. Hiç olmaması gereken kişiler arasında silahlı saldırıya neden olan, yaşama hakkının teminatı rapor, başka kurumlarda tartışılarak benzer olayların yaşanmasına neden olmaması için yazıyorum. Rapor verenle alan arasındadır. Bunun dışında kayıtlara uygunluğu incelenir. Kişinin yeniden muayenesi de ancak seçim görevi gibi hayati konularda söz konusu olur.

ABD neden kudurdu?
 ‘Yargılama mahkemelerde değil medyada’ yapılıyor diyerek, Büyükelçilik görevlilerinin Türkiye’de tutuklanmasına değil; tutuklamanın kamuoyu önünde aşama aşama medyaya yansımasına tepki gösteriyor ABD. Mehmet Ali Şahin’in ‘Uuluslararası ilişkiler gizli yürütülür, üçüncü göz kem gözdür’ dediği gibi kapalı kapılar altında bir tutuklama olsaydı, sorunun çözümü de kolay olurdu. Türkiye Fethullah Güleni’in iadesini istediğinde, ABD yeterli bilgi ve belge istemişti. Erdoğan ise ‘Biz sizden belge mi istiyorduk, paketleyip’ götürüyordunuz’ demişti. ABD Büyükelçilik çalışanlarının tutuklanması artık kamuya mal olmuştur. Yani  M.A.Şahin’in ‘Kem göz’ olanı biteni görmüştür. Geri dönüş zorlaşmış; ya adil bir takas ya da adil bir yargılama zorunlu hale gelmiştir. Sadece ABD Elçilik görevlilerinin tutuklanması değil; eşit şartlarda olmak da ABD’yi kudurtuyor. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10