• BIST 107.400
  • Altın 151,666
  • Dolar 3,6570
  • Euro 4,3022
  • Samsun 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 23 °C
  • Ordu 19 °C
  • Sinop 17 °C
  • Giresun 18 °C
  • Amasya 13 °C
  • Rize 15 °C
  • Trabzon 17 °C

Komik öyle mi?.. Ben size komikleri anlatayım..

A.YENER CABBAR

Anladığım kadarıyla Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, renkli kişiliğiyle ve yönetim anlayışıyla, kendinden 5 yıl boyunca çok söz ettirecek..
Mesela bizim gazetenin yaptığı 'cam bölme haberini' komik olarak yorumlamış..
Haklıdır da.. Zaten gerçekten komik bir durum var ortada..
Komik olan şu..
Benden önce kullanıldı dedi Başkan Taşçı ama CHP'li eski Belediye Başkanı Metin Burma, "Komik olmasın, ben o kapıyı hiç kapattırmadım" dedi..
Zaten gazetemizin yazarı İsmail abi de (Başaran) bu zamana kadar hiç gitmemiştir Atakum Belediyesi'ne..
Başkan Metin Burma'yı, özel kalemi ziyaretini de 'binanın dış kapısında yapar adetidir'..
O fotoğrafı da cep telefonuyla uzaydan çekmiş olmalı..
Hayatında hiç kapı görmediğinden hatta 'spor olsun' diye çekmiştir yılların usta gazetecisi..
O görünümün öncesini - sonrasını haber olduğunu da hiç hesaplamamıştır..
Milliyet Gazetesi'nde 30 yıl Karadeniz Temsilciliği'ni de gazeteci olduğu için yaptırmadılar zaten..
Komik fotoğraflar çektiği için 'o makamı teslim ettiler kendisine'..
O kapı daha önce orada 'vardı aslında ama İsmail Abi' makam odasına geçerken ışınlanarak geçmiş olmalı ki fark etmemiş olmalı Başkan Taşçı'nın deyimiyle..
Ben kendi adıma 10 kez gitmişimdir herhalde..
Öyle bir kapının kapalı halini ne gördüm, ne de öyle bir kapının ardında insanların beklediğini..
Adımı atan özel kalemin ve sekreterin önündeydi..
Olay budur..
Sanırım Başkan Taşçı, o zabıta memurunu da masasında otururken buldu orada cam kapının önünde..
Yani biz şimdi hep birlikte 'orada var olan, ama var olduğunu göremeyen, fark edemeyen biri olduk' başkana göre..
Akıl tutulması yaşıyorum iki gündür..
Ben o cam kapıya nasıl oldu da çarpmadım, elimi yüzümü kesmedim diye..
Çünkü dikkatsizimdir..
Merdivenlerden çıkınca, karşıdaki masada oturan sekreteri ve başkanın makam odasının önünü gördüğümü iyi hatırlıyorum ama, Başkan Taşçı'nın açıklamasını görünce, "Allah'a dua ediyorum"..
Camın arkasını bile görebilecek gözler bahşetmiş bize..
Meğer orada kapalı bir kapı varmış ve bizlerde 'ötesini görebilecek' kadar üstün yetenekliymişiz..
Şükürler olsun..
Hele ki halk gününü biz başlattık diye açıklamasını görünce Başkan Taşçı'nın 'gözümün bozukluğunu unuttum, hafızamızorlamaya başladım'..
Başkan Burma'nın halk gününe denk gelmiştim çünkü..
Makam kapısı da açıktı, içeride onlarca insan vardı..
Önceki gün telefon açtım sordum..
Cep telefonunu aradım..
Çünkü Metin Burma cep telefonundan arandığında yanıt verebiliyor..
Böyle bir sorunu yok..
Hiç bir zaman da telefonuna başkasının çıktığını görmedim, arkadaşlarımdan da duymadım..
Güldü Başkan Burma..
'Biz bunları görünce demek ki ayağa düşürmüşüz başkanlığı diyorum'..
Ne cam kapıyı bir kez kapattım ne de halk günlerinde kendi makam odamı, dedi..
Neyse ki; rahatladım..
Israrla bir kez daha sordum orada kapalı bir kapı var mıydı başkan, biz mi yanılıyoruz dedim..
Gözümde ve hafızamda sorun yokmuş çok şükür..
'Ne kapısı. Oraya kapı yapılmış ama hiç kullandırmadım ki..
Zaten böyle bir şey aklıma gelmez..
Fıtratımda yok, halkla arama sınır koymak..
O zaman sorun, Başkan Taşçı'nın açıklamalarında...
Hatta 'orada bekleyenler meclis üyeleri ve belediye çalışanları gibi açıklaması çok daha komik geldi bana'..
Bunu bir belediye başkanından 'dikkat edin' bir kez ilk kez duyarsınız..
Yani bekleyenler vatandaş değilmiş, meclis üyeleri ve belediye çalışanları..
Vatandaşlar nerede bekliyor peki..
Ona yanıt yok..
Ama belediye meclis üyeleri kapının önünde bekliyor, çalışanlar da koltuklarda oturuyorsa, vatandaşa yer kalmamış demektir..
Trajikomik bir açıklama neresinden bakarsanız bakın..
Ama işi sıkı tutuyorum artık..
Mesela 55 projesi vardı İshak Taşçı'nın adaylık döneminde..
Proje kitapçığına tekrar baktım. Rakam doğru.
Sonra 'göz ya da hafızamızdan' şüpheye düşürecek bir açıklama gelme ihtimaline karşılık, sakladım o kitapçığı..
Ne zaman başlayacak diye de bekliyorum, meraktayım..
Ancak, Başkan İshak Taşçı'nın 'Atakum Kent Konseyi'nde söylediği sözleri duyunca', hiç şaşırmadım..
Atakum Kent Konseyi'ni dizayn etme çabasına girdi ya Başkan Taşçı, nasıl dizayn edecek onu da merak ediyorum..
'Tartışmalı bir genel kurul oldu'..
Orada öyle açıklamaları var ki; ona yazının sonunda değineceğim..
Ama öncelikle bilmesi gereken bir konu var..
Kent konseyleri bir yere bağlı kurum ya da kuruluşlar değil..
Yani kimseden emir almazlar..
Ve ben hayatımda ilk kez gördüm ki; bir belediye başkanı genel kurula geldi ve konuşması söz verilmedi..
Nasıl bir duruma düştü; kendisine sormalı..
Ama Samsun'da eşi benzeri olmayan ve olamayacak bir olay gibi gözüküyor..
Ben daha önce ne gördüm ne duydum..
Neden acaba diye sormuyorum..
Gerek bile yok..
Hafızamı zorluyorum yine, başkan seçildikten sonra konseyin odasının kilitleri değiştirilmişti..
Yani 'gerginlik geliyorum' demişti..
Taşçı'nın "Genel Kurul'dan benim bile haberim yoktur', demesine de şaşırmıyorum..
Çünkü Kent Konseyi'ni bir kez davet edip, "Nasıl yapacağız bu işi diye de sormamış olma ihtimali yüksek'..
Ki; Kent Konseyi Başkanı Murat Erkan, "Bizimle görüşmek istemedi. Randevu vermedi" dedi..
Ama;
Taşçı'nın "Atakum Kent Konseyi'ni tanımıyoruz" demesini önemsiyorum..
Atakum Kaymakamı Ali Bakoğlu'nun adını kullanarak, Kaykamımız Ali Bakoğlu ve muhtarlarımızda burada ve benim yanımdadır" demesini de önemsiyorum..
Çünkü ne kaymakamdan ne muhtarlardan, kendi ekibi gibi söz etmesi yanlıştır..
Hele ki mülki amir olan Kaymakam Bakoğlu'nun onun yanında olduğunu söylemesi 'bürokratik bir hatanın ötesinde', Kaymakamı da
rencide edecek bir açıklamadır..
Bu Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bir tartışma ortamında Vali de benim yanımda sözüyle 'ilçe bazında düşünüldüğünde' eş değerdir..
Kaymakam o ilçede devlet tarafından konmuş yasaların uygulanmasını sağlayan Vali'nin emrindeki yetkili kişidir. Vali tarafından verilen direktifleri uygular. Mevcut ilçedeki kamu kuruluşları arasında eşit ve düzenli çalışmayı yani eşgüdümü sağlar ki;
Belediye de gerektiğinde onun talimatlarını uygular..
Halk tarafından yapılan şikayetleri alarak daha üst mevkilere iletir ve gerekenin yapılması konusunda sorumludur.
Yani Kaymakam Ali Bakoğlu, Belediye Başkanı İshak Taşçı'nın yanımdayım gibi bir açıklamadan uzak bürokrattır..
Taşçı'nın böyle söylemesi, kamuoyunda yanlış anlamaya müsaittir..
Kaymakam, herkes gibi çıkar kendi adına 'doğruyu yanlışı veya neyin yanında olduğunu açıklar'.. Kent Konseyi ile ilgili bir sorun varsa da yine o uygulamayı kendisi yapar..
Bunlar bir belediye başkanının açıklamalarından uzaktır..
Ayrıca muhtarlar gibi geniş bir kavramı kullanması, seçilmiş insanların adına konuşması  da 'hatalıdır'..
Devlet tecrübesinden eksik konuşmalardır..
Ve Samsun'da şu ana kadar 30 Mart'ta seçilen hiç bir belediyede kamuoyuna yansımış haliyle böyle şeylerin yaşanmadığı aşikardır.. işlerdir..
Ve Atakum'daki sıkıntının nedeni de asla basın değildir..
Ve kamuoyunca bu yaşananlar izlendiği gibi gerçekten ‘komik’ bulunmaktadır..
Başkan İshak Taşçı'nın Atakum Belediye Başkanı seçildiği, kaymakam ve muhtarlar da benim yanımda gibi açıklamaların 'yetki aşımı, başkasının adına konuşma, niyet okuma' olduğu da kendisine acilen hatırlatılmalıdır..
Durum elzemdir..
Ve 5 yıl çok uzun bir süredir..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10