• BIST 89.908
  • Altın 145,155
  • Dolar 3,6217
  • Euro 3,9113
  • Samsun 13 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Ordu 10 °C
  • Sinop 13 °C
  • Giresun 10 °C
  • Amasya 14 °C
  • Rize 10 °C
  • Trabzon 9 °C

Kurbanlık Hayal

ŞÜKRÜ KARAMAN

Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Evlerde bayram hazırlığı çoktan başladı bile.

Toplumda dayanışmayı, yardımlaşmayı, barışı, huzuru öne çıkaran dini bayramlardan biri de Kurban Bayramı’dır. Bu bayramın bir diğer özelliği de kesilen kurban etlerinin eşe, dosta, yoksula, ihtiyacı olana dağıtılması, et girmeyen evlerin şenlenmesidir.

Hazırlıklar yapıladursun, pazara indirilen hayvanlar alıcı bekliyor. Ne var ki pahalı olmasından ötürü yanına yaklaşılmıyor. Yani kurbanlık fiyatları el yakıyor.

Kuşkusuz hali vakti iyi olanlar kurban keserek dini vecibelerini yerine getirecek.

Ancak düşük ücretle çalışanların, emeklilerin, sabit gelirlinin kurbanlık alması, kesmesi çok zor, hatta hayal gibi.

Neden derseniz.  Zorunlu harcamalarından arta kalan paraları hayvan almaya yetmiyor. Çünkü büyük kentlerde 5 bin 500 liranın altında büyükbaş, 700 liranın altında da küçükbaş hayvan yok.

Halen asgari ücret net 1300,  en düşük memur maaşı 2 bin, en düşük işçi emekli aylığı 800-1300, en düşük memur emekli aylığı da 1600 lira düzeyinde.

Dar gelirli kitlenin zorunlu giderlerden sonra artan para ile değil büyükbaş, küçükbaş hayvan alması bile çok zor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)  kurbanlık fiyatlarını büyükbaşta 2 bin 850 ile 15 bin 200 lira arasında, küçükbaşta 450 ile 1700 lira arasında olduğunu açıkladı.

Ücreti 1300 lira olan yaklaşık 6 milyon asgari ücretlinin kurbanlık satın alabilmesi için aylığından ortalama küçükbaş kurbanlık için 700 lira ayırması gerekiyor. Oysa yürürlükteki asgari ücret, 1350 lira olan açlık sınırının bile altında.

Bu koşullarda asgari ücretli kurban kesebilir mi? Mümkün değil. Çünkü aldığı ücret  bir kişinin rahatça yaşayabilmesi için  yapması gereken asgari harcamanın da altında. Zaten kendisi kurban etine muhtaç.

Temmuz ayındaki zamlarla ortalama memur maaşı 2 bin 703, en düşük memur maaşı ise 2 bin 32 liraya yükseldi.

Türkiye Kamu-Sen’in araştırmasına göre, bir yılda ortalama memur maaşı 297 lira zamlanırken, aynı dönemde memurun zorunlu harcamalarında 441 lira artış oldu

Yani memurun da bu koşullarda kurban alabilmesi zor.    Durumu ortada. Maaşından çok zorunlu harcamaları artmış.

Emekli derseniz onun durumu diğerlerinden daha içler acısı.

2000 yılından önce emekli olan işçilerde en düşük aylık 1340, 2000’den sonra emekli olanlarda ise taban (en düşük) aylığı 798 lira. Emeklinin ne denli sefil bir yaşam sürdüğünü aylıklar tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor.

Yeri gelmişken belirtelim;  özellikle işçi ve Bağ-Kur emekli aylığında enflasyona endeksli artışların  hiçbir yararı olmadığı, aksine satın alma güçlerini gerilettiğini sanırım son derece komik rakamlar kanıtlıyor.

İşte emekli, onun için, “intibak, memur zammı kadar artış” diye yıllardır bağırıyor. Ama seslerini duyuramıyor. Umarım taleplerini bir gün işiten olur.

Demem o ki, aylığı düşük olan asgari ücretlinin, işçinin, memurun, emeklinin kurban kesmesi, eğer yan geliri, aileden desteği yoksa mümkün değil.

Asıl onlar kurban etine muhtaç. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10