• BIST 83.067
  • Altın 146,397
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 3 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 3 °C
  • Ordu 4 °C
  • Sinop 4 °C
  • Giresun 5 °C
  • Amasya -1 °C
  • Rize 1 °C
  • Trabzon 4 °C
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

Küresel Terör

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

Ünlü bir editör çok satan kitabında “kilolu savaş fotoğrafçısı yoktur,” diye yazarken aslında çok önemli bir gerçeğe, yani bir muhabir için savaş bölgesinde çalışmanın zorluklarına işaret etmektedir.İşte bu bahsettiği meşakkatli hayatı 1976 yılından beri dünyanın kriz bölgelerindeki en sıcak çatışmaların ortasında gazetecilik yaparak göğüsleyen Robert Fisk, modern dünyanın geçirdiği dönüşümü en ön sıradan izlemektedir.Independent gazetesinin 6 Aralık 1993 tarihli sayısında çıkan haberde, Afganistan’da savaşan mücahitlerin eğitilmesi ve savaş için lazım olan lojistik desteği sağlayan iş adamına Sudan’da yaptığı ziyaret ve edindiği izlenimler aktarılır.Makalenin başlığı şöyledir: “Anti-Sovyet savaşçı, ordusunu barış yolunda kullanıyor.”Bu ünlü iş adamı, ABD’nin Ruslar gittikten sonra onları terk ettiğinden yakınır ve Afganistan’da birlikte savaştığı insanları o zaman nasıl Sudan’a taşıdığından ve birlikte çalıştıkları yol projesinden bahseder.O tarihlerde sıkıntılı günler geçiren Bosna’ya da gitmek istediğini ancak Hırvatistan’ın, 76’da Pakistan’ın yaptığı gibi gerilla geçişlerine müsaade etmediğini anlatır.Konuşma, muhafızlardan birinin muhabiri kolundan sarsması ve “gereğinden fazla soru sordun,” çıkışından sonra biter.Kalkıp yeni yapılan yolu teftişe giden bu iş adamı Usame Bin Ladin’den başkası değildir.

O tarihlerde üstünde fazla durulmayan (belki de tam tersine durulan) ancak sonraki dönemde adım adım küreselleşip sivil halkın zarar gördüğü eylemlere giriştiğinde şeytan ilan edilen ve 21.yüzyılın şekillenmesine, sınırların değişmesine, savaş unsurlarının sınıf atlamasına, milyonlarca insanın ölmesine ve bir o kadarının da mülteci konumuna düşmesine sebep olan bu hareket sonunda daha da radikalize oldu ve DAEŞ’e evrildi.

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ise terör, adı çuval skandalına da karışan eski CIA başkanı David Petraeus’un Suriye ve çevresinde yaşanan kaos için kullandığı jeopolitik Çernobil ifadesini doğrularcasına, etkiyi artırmak için savaşı ve terörü koalisyon ülkelerinin topraklarına taşımaya devam etmektedir.

Ankara ve Paris saldırılarından sonra Batı dünyasında yükselen, dinin fail olarak gösterildiği açıklamalar çoğalırken, bir kaç kişi çıkışlarıyla konuya farklı yaklaşmaktadır.Bu seslerden biri olan Olivier Roy aslında gerçekleşenin islamın radikalleşmesi değil, radikalizmin islamlaşması olduğunu söylemektedir.Katliamları gerçekleştirenlerin batı eğitimi aldıkları ve batı ülkelerinin vatandaşları oldukları halde terörizme kaymalarını ise normal karşılayan Mcgill üniversitesinden Rex Brynen, Rakka’daki aşırı uygulamaların aksine batıda bunun görülmediğini ve bu kişileri bir araya getiren sebeplerin içinde dindarlığın ikinci planda kaldığını, asıl sebeplerin etnik köken, din ve gelir dağılımı olduğunu belirtmektedir.

Bu konuların üstüne düşündüğümüzde;

İlkin, modern ve eşitlikçi tavrına rağmen batının genlerinde hala varlığını koruyan doğu anlayışı nedeniyle, etnik kökenleri yüzünden ötekileştirilen, yaşam alanları daraltılan ve devlet hizmetlerinden eşit olarak yararlanamayan insanların yıkıcı yollara saparak seslerini duyurmaya çalışmasının kaçınılmaz olduğu sonucuna varırız.Aynı insanların gelir dağılımındaki eşitsizlikten de en çok etkilenen grup olması konuyu daha da ilginç hale getirmektedir.

İkinci olarak, din noktasında ise işin içine bir de benliğin girdiği söylenebilir.İslamiyet’in anlaşılmasında ana kaynak olan Kuran-ı Kerim’de, “üstünlük ancak takva iledir,” (49:13) diye buyrulmasına rağmen terör, işin içine nefsani duyguları katarak üyelerini, kesinlikle batıdan üstün oldukları (bunun tersine bir okumayla batı için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz) ve en nihayetinde galip gelecekleri öğretisiyle etkilemektedir.Bastırılmışlığın verdiği hırsla intikama açık olan bireyler ise kolaylıkla bu tuzağa düşmektedirler.Boethius’un deyimiyle canlının kendisi hakkındaki cehaleti, hayvan için tabiat ama insanlar için bir zaaftır.Buradan hareketle terörün, varoluşunu gerçeklemek için neye gereksinim duyduğunun ve dinin özünde neyi öğütlediğinin insanlara iyi aktarılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Burada yaygın bir yanlış anlamayı da düzeltmek gerekir.Hakim düzenin normal ve terörün anormal olduğu kanısı yanlıştır.Aslında sistem ve terör, sırtlarını birbirlerine dayadıktan sonra aynı noktadan zıt yönde harekete başlayan iki silahşör gibidir.Biri ne kadar ileriye giderse diğeri de o kadar ileriye gider ve bu düellonun sonunda iki taraftan birisi hayatını kaybeder.Belki de tartışmalarımızın odağında olması gereken konu terörün ne kadar aşırılaştığı değil, sistemin ne kadar aşırılaştığıdır.Hayatlarımızın içini boşaltarak sadece kendi faydasının önemsenmesini isteyen ve bunu reddedenleri dışlayıp yaşam şansı vermeyerek toplumda büyük bir boşluk yaratan sistemde ters giden bir şeylerin olduğu gerçeği kesinlikle yok sayılamaz.

Sonuç olarak, terörün bitmesi ve akan masum kanının durdurulması konusunda iddialı olan ülkelerin, bunun yolunun, başka ülkeleri işgal etmenin yanında ekonomik ve kültürel anlamda da gerçekçi iyileştirmeler yapmaktan geçtiğini kabul etmeleri gerekir.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10