• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Samsun 5 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Ordu 11 °C
  • Sinop 8 °C
  • Giresun 6 °C
  • Amasya 0 °C
  • Rize 4 °C
  • Trabzon 10 °C
  • FETÖ itirafçısı anlattı: Yargı Abisi Samsun'da
  • Mecliste parkomat tartışması
  • Kim doğru söylüyor?
  • FETÖ itirafçısı anlattı: Yargı Abisi Samsun'da
  • Mecliste parkomat tartışması
  • Kim doğru söylüyor?
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası
  • Kaynak Planlamalarınızda ERP Çözümlerine Güvenin

Lozan Polemiği

ŞÜKRÜ KARAMAN

Lozan polemiğini şu ortamda gündeme getirmenin hiç de gereği yoktu.

Darbe girişimi ile büyük badire atlatan ülkede yeni konular yaratmak, gündem değiştirmek ne denli doğru tartışılır.

15 Temmuz sonrası iktidar ile muhalefet arasında oluşan uzlaşı ortamı, OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler(KHK) nedeniyle özellikle CHP’nin itirazlarından ötürü bozulur gibi oldu, karşılıklı restleşmeler yaşandı.

CHP kararnamelere yasamanın yerini aldığı gerekçesiyle ne denli karşı ise MHP de o denli destekledi.  Yani muhalefet  KHK’lerde ayrıldı.

Her ne olursa olsun FETÖ’nün uçurumun kenarına getirdiği Türkiye’de uzlaşma havasının sürmesi zorunlu. Bu konuda hiçbir siyasi üzerine düşen görevden kaçamaz.

İşte böylesi bir ortamda Lozan polemiğini başlatmanın doğru olmadığı,  gündem değiştirmeye yönelik olduğu değerlendirilmesi yapıldı.

 İddia edildiği gibi Ege’deki adalar Lozan Antlaşması ile değil, 1912’deki Balkan Harbi’nde Osmanlılar döneminde emperyalist güçlere verildi.  Lozan Antlaşması ile o adalar işgalci güçlere bırakılmadı.

Eğer bu konuda net olmayan bir sıkıntı, sorun varsa onu da tarihçiler belirlesin, kararını versin. Siyasiler konuyu  tarih bilimcilerine bırakmalı.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan da Lozan’ın yıldönümlerindeki açıklamalarında antlaşmayı “ülkenin tapusu” olarak değerlendirmişti. En son geçtiğimiz 24 Temmuz’da da bu yöndeki görüşünü yinelemişti. O zamandan bu yana ne değişti de Lozan şimdi polemik konusu yapıldı? 

Hükümete KHK’lerde sonuna dek destek veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Lozan tartışmalarını gereksiz bulduğunu açıklayarak bu konudaki rahatsızlığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’nin yeni yasama yılı açılış törenindeki konuşmasında “Yenikapı Ruhunu koruyalım” diyerek siyasi partilere çağrıda bulundu. Çok da doğru yaptı.

Evet 7 Ağustos’ta Yenikapı’da oluşan birlik, beraberlik görüntüsü devam etmeli, toplumda uzlaşma egemen olmalı. Ülkenin içinde bulunduğu ortamdan dolayı bu işbirliğine fazlasıyla ihtiyaç var.

Ama, hiç olmadık yerde Lozan polemik konusu yapılmasın, gereksiz Abdülhamit tartışmaları başlatılmasın. Ve en önemlisi muhalefetin sesine, itirazlarına, taleplerine kulak verilsin.

“Eğer, bu gerçeklemezse FETÖ’nün kanlı darbe girişimi sonrası demokrasiyi koruma adına sağlanan işbirliğine, dayanışmaya yazık, hem de çok yazık olur.

 Başbakan Binali Yıldırım, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelerde, talepleri, itirazları, görüşleri dikkatle dinliyor, not alıyor. Hükümet ile muhalefet arasında olması gereken de bu zaten.

 Tabii bunların ne kadarı yerine getiriliyor bilemem.

Bu arada Başbakan Yıldırım,  sanki tartışmayı Kılıçdaroğlu başlatmış gibi, “ Lozan üzerinden siyaset bir şey kazandırmaz” diyerek ana muhalefet liderine göndermede bulundu. Bu sözlere baktığınızda Lozan’ı gündeme Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirdiğini sanırsınız.

 Lozan’ı şu ortamda tartışmanın ülkeye, siyasete hiçbir yararı olmaz, sadece gündemi değiştirir.

Çünkü bir yanda bölücü ve dinci terörle diğer yanda FETÖ ile mücadele eden, buraya odaklanan Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu darbe girişimi sonrası oluşan sıkıntılı sürecin iktidar ve muhalefet işbirliği ile bir an önce giderilmesi, demokrasinin kurumlarıyla daha da egemen kılınmasıdır.

Tarihte de belirtildiği gibi Lozan Antlaşması , Kurtuluş Savaşı’nı büyük zaferle kazanan Türkiye’nin bağımsızlık senedidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10